| Ana Sayfa | Haberler | Forumlar | Matraxiyonlar | Organizasyonlar | Gruplar | Oyunlar | Bloglar | Ne İzle-Zek | Temsilcilerimiz | İletişim |
| |||||||
Diğer Ünlü Kişilikler icinde Zeki Kayahan Coşkun (zkc) konusu , Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Hep çocuktu... Yine çocuk... Saçları kumral... Dümdüz... Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu... Yine çocuk... Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından, gerdanına doğru uyku suyu akan... Üzerindeki yeşil ...
KURALLARA UYMAYANLAR SİTEDEN UZAKLAŞTIRILIR! LÜTFEN SADECE BİLGİ NİTELİĞİNDEKİ SÖYLEM, ANI, ANEKTOT, MAKALE vb. BİLGİLER VERİNİZ. |
![]() |
| Bu konuyu paylaş! |
| | Paylaş! | Konu Araçları | Mod Seç |
| | #1 |
| Üyelik Tarihi: Mayıs 2006 Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 146
| Zeki Kayahan Coşkun (zkc) Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Hep çocuktu... Yine çocuk... Saçları kumral... Dümdüz... Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu... Yine çocuk... Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından, gerdanına doğru uyku suyu akan... Üzerindeki yeşil battaniyesinin birazı yere doğru uzanan bir çocuktu... Telaşsız... Umarsız... Kirli... Kuruyunca griye çalan çamurları; suratında, ellerinde, dizlerinde taşıyan bir çocuktu... Gecenin bir yarısında ateşi çıkan... Kusan... Üşüyen... Anasının baş ucunda sabahladığı bir çocuktu... Babası işe gidince, ne gereği varsa, ağlayan... Akşam olup da dönünce mutlu olan... Yağmur birikintilerinde kağıt kayıklar yüzdürmüş... Keskince katladığı her bir uçağı yere düşmüş... Ayağına, paslı olup olmadığı ebeveynleri tarafından merak edilen, çiviler batmış... Pasın neden önemli olduğunu kavrayamamış... Kanamış bir çocuktu... Yine çocuk... Sigara görünümlü sakızlar çiğnemiş... En berbat, mikrop dolu pembe gofretleri yemiş... Leblebi tozu boğazında kalmış... Niyet çekmiş... Elvan gazozunu bir dikişte içebilmiş... Uçan balonu olmuş... Siyah okul önlüğü giymiş... Kırmızı Pinokyo bisikletine rahatça binebilecek, geniş sokaklara sahip olmuş, Bisikletinin kırmızısından utanan bir çocuktu... Yarısı apartmanlarla, yarısı bahçeli evlerle dolu mahallesi çalınmış... Çocukluğunun üzerine A, B, C blok diye kategorize edilerek, havuzlu siteler yapılmış bir çocuk... Üzerinde masmavi gökyüzünün olduğu bir çocuktu... Peçeteyle, kağıt havluyla değil; elbeziyle ağzı silinmiş... Anne tarafından iyice bastırılınca daha iyi paklar diye düşünülen elbezi dokusunun ağzını acıttığı bir çocuktu... Elbezinin sabun tadının hala dudaklarında olduğu bir çocuk... Yine çocuk... Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?.. Seni bize götürelim, bizim oğlumuz olur musun?.. Ve benzeri aptalca sorularla dimağı yoklanmış... Misafirliğe gidildiğinde misal muzdan, kendisine düşen adetten daha fazlasını yiyince evde olsa yemez, bir yere gidince hep böyle oluyor ana-baba utancını duymuş... Ev sahibi kişi bir an için uzaklaştığında kaş göz işaretleriyle uyarılan, yediği muz zehir zıkkım edilmiş bir çocuktu... Nalbura gidip bilmemkaçnumara boya almış, sonra bir ton açığı olsa iyi olur tespitiyle nalbura bir kez daha gönderilmiş, yolda giderken küfretmiş... Evde badana yapılırken mutlu olsun diye eline küçük bir fırça verilmiş, onun boyadığı yerler badanacı kişi tarafından umursanmadan tekrar boyanmış... Bu güvensizliğe anlam verememiş bir çocuktu... Alışverişi gönderilirken verilen paranın üstüyle kendine istediğin bir şeyi alabilirsin özgürlüğü sunulmuş, eve gelindiğinde illa ki kendine ne aldın merakıyla karşılanmış... Sen dururken annen mi gitsin ekmek almaya siteminden etkilenip, televizyondaki filmi yarım bırakarak bakkala ekmek almaya gitmiş... Evin ekmek ihtiyacı hep seyrettiği en güzel filmlere denk düşmüş... Bakkal ev arasındaki mesafede ekmeğin ucunu ısırarak gıda etmiş bir çocuktu... Yine çocuk... Evden çıkarken,Paran var mı? sorusuna "Hayır yok" yerine, seri şekilde "Var var" diyen, tam kapıyı kapatacakken,"Şunu da al bulunsun, lazım olur" baba sıcaklığıyla karşılaşmış bir çocuktu... Parayı utana sıkıla alırken, paraya bakmıyormuş gibi yapan... "Valla param var yaaa" sahtekarlığına sığınmakta ısrar eden çulsuz... İçten içe "Ulan baba ne kadar anlayışlısın, sağol be ya" sessizliğinde sevinen bir çocuktu... Yine çocuk... Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... At arabalarının, kamyonetlerin arkasına takılmış... Arkadaşları tarafından "Abi takılan var, takılan var" diye gammazlanmış... Minibüslerde, otobüslerde midesi bulanınca annesi tarafından "aklına getirme midenin bulandığını" öğüdüyle yüzleşmiş... Bu öğüdü ciddiye alıp "Aklıma getirmiycem, getrimiycem işte" diye mücadele etmiş ve bunu başaramamış bir çocuktu... Depozitolu şişeleri evden çaktırmadan yürütüp bakkala satarak harçlığını çıkarmış... Ebe tura bir ki üç, yerden yüksek, Japon kale, dokuz aylık... gibi oyunlara doymayan... Hava kararmadan evde olması gerekmiş bir çocuktu... Yine çocuk... Evdeki terliklerin salon, mutfak, banyo, balkon terliği şeklinde ayrılmasına anlam veremeyen... Balkon terliğiyle odalarda, diğer terliklerle balkonda dolaştığında azarlanmış bir çocuktu... Yine çocuk... Banyo yapmayı sevmeyen... Taşa oturunca gerçekten karnı ağrıyan... Acıkınca eve şöyle bir uğrayıp ekmeğin arasına domates destekli bir şeyler koydurarak evden bir çırpıda çıkan... Evden çıkarken ayakkabıların giyilmesi esnasında ekmeği yanından dişleyerek ağzında tutan... Çıtalı uçurtma yapmayı asla öğrenemediğinden, marangozdan yalvar yakar aldığı çıtaları mahallenin abilerine gözü kapalı teslim eden bir çocuktu... Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Ağlamaktan utanmayan... Akşama köfte, patates kızartması yapıldı mı sevinçten deli olan... Köfteleri, patatesleri yerken yarına kalma ihtimalini düşünen... Ertesi gün buzdolabını açtığında bir tane olsun köfteye rastlayamayan... Tek tük kalmış, pörsümüş patateslere tenezzül etmeyen bir çocuktu... Yine çocuk... Bütün spor ayakkabılarına"esem spor" denilen... Ayakkabı bağlamayı geç öğrenmiş... Kış günlerinde pantolonunun altına zorla külotlu çorap giydirilmiş... Arabaların şoför tarafındaki camlarından içeriye dikkatlice bakarak "arabanın kaç yaptığını" öğrenmekten keyif alan... "Kızların içinde kızılcık bebek" küçümseyişini fazlasıyla tatmış bir çocuktu... Yine çocuk... Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Düğünlere götürülmüş... Düğünlerde mahalli sanatçının "anneler babalar çocuklarınızı yanınıza alın" uyarısıyla sahneden alınmış... Sonra tekrar sahneye fırlamış... Adını bilmeyenlerin "Küçüüüükkkkkkk... Şişşşştttt küçüüüükkk" seslenişine maruz kalmış bir çocuktu... Bir çocuk... Kocaman kocaman sevdaları olan... Hep en kudretli kendisinin aşık olduğunu sanan, öylesine bir çocuktu... Yine çocuk... O işte... O... Daha ne olsun... Nasıl söylesek?.. Nasıl anlatsak?.. Pasaklıdır mesela... Dağınık... Hep dağınık... Kendisini dağıtacak sevdaları kolay bulması bundan belki... Belki bundan iflah olmaz bir gönül adamı... Dağınık... Ruhu... Beyni... Mekanı... Her yeri dağınık... Öyle biri... Yalancı... Kendisini kandıracak kadar yalancı... Hiç bir hayali yok... Olmadı... Olmayacak da... Asabi... Sabırsız... Ama en çok da dağınık... Ruhu... Beyni... Mekanı... Her yeri dağınık... Öyle biri... Öylesine yaşıyor... Öylesine... Öyle.. Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun... Yine çocuk... Hep çocuk... Hep... Herkes kadar çocuk... Herkes... kitapları: En Son Ne Zaman Şey Ettiniz? Durun Siz Evlenemezsiniz! Ceset Kokan Kadınlar Ben Senden Sonra Düş Oldum...("Ceset Kokan Kadınlar"'ın Yeni Baskısı) Türkleri Anlama Kılavuzu Fareli Köyün Kavalcısı Ve Saz Arkadaşları Türkleri Anlama Kılavuzu 2 Meğer Annem Haklıymış Yiyemeyeceğin Muzu Soyma |
| | |
| | #3 |
| İl Temsilcileri Sorumlusu Üyelik Tarihi: Oca 2005 Yaş: 23 Şehir: Ankara
Mesajlar: 2,810
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) İyi ki tanıdım onu dediğim nadir kişiliklerden... |
| | |
| | #5 |
| Üyelik Tarihi: Tem 2008 Şehir: İçel
Mesajlar: 116
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) bikere özentidiyil özenilecek kişi bence türkiyede radyoyu deyiştirdi |
| | |
| | #6 |
| Üyelik Tarihi: Mayıs 2008 Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 459
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) Küstahça konuşmalarını kendisine yakıştırmayı bilen,Mahir Çayan adını duyar duymaz ayağa kalktığını öğrendiğimde sempatimin arttığı en en en ukala radyocu(: |
| | |
| | #10 |
| Üyelik Tarihi: Mayıs 2007 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 897
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) Bi tane bu adam yaa :) |
| | |
| | #11 |
| Üyelik Tarihi: Mayıs 2007 Yaş: 22 Şehir: Konya
Mesajlar: 485
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) yok onun gibisi abim benim birtane o |
| | |
| | #12 |
| Üyelik Tarihi: Haz 2008 Şehir: Ankara
Mesajlar: 131
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) Birtanecik abim o benimm :)) çok tatlısın zekiiiiiii |
| | |
| | #13 |
| Üyelik Tarihi: Tem 2008 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 24
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) komedi dükkanımız ...o bizim...şu sinir sinir hareketleri olmasa güzel olcakta işte...iyi süper |
| | |
| | #14 |
| Üyelik Tarihi: Nis 2008 Yaş: 24 Şehir: Denizli
Mesajlar: 129
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) 7 yıldır bıkmadım dinliyorum...her dinleyişimde kendisinde yeni yeni şeyler kaptığım bir şahsiyet kendisi...çok duyarlı duygusal çok komik ve ayrıca çok zeki birisi... |
| | |
| | #15 |
| Üyelik Tarihi: Nis 2008 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 7
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) Baharat her tat var |
| | |
| | #16 |
| Üyelik Tarihi: Haz 2008 Yaş: 25 Şehir: Kayseri
Mesajlar: 1,199
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) bende 6 yıldır dinliyorum eski müdavimim :)) ve çok seviyorum zekiyi.... |
| | |
| | #18 |
| Üyelik Tarihi: Tem 2008 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 82
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) çillldiriiiiiciiiiiiiiimmm.. |
| | |
| | #19 |
| Üyelik Tarihi: Tem 2006 Yaş: 20 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 660
| Cvp: Zeki Kayahan Coşkun (zkc) gökkuşagı gibi o .... |
| | |
![]() |
| Bu konuyu paylaş! |
| Etiketler |
| (zkc), coskun, kayahan, zeki |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Zeki Kayahan Coşkun Kitapları!.. | Ben OlmuşumNick | Lay Lay Lom | 37 | 10-04-2009 20:58 |
| Yazarlar / Zeki Kayahan Coşkun Can Dündar’dan soğumak | MAKARAZİ | Lay Lay Lom | 3 | 31-10-2008 17:02 |
| 15 Mayıs Perşembe Zeki Kayahan Coşkun Iibf'de Bizlerle... | RiCky | Üniversiteler | 188 | 10-06-2008 20:42 |
| Zeki Kayahan Coşkun Gazi Üniversitesi 15 mayıs 2008 perşembe | bevy.izil | Lay Lay Lom | 22 | 13-05-2008 20:35 |