PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bir kitaptan bir cümle..


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 [15] 16 17 18 19 20 21 22 23

en sevimli
01-10-2010, 22:30
"Benimle savaşma. Çünkü kazanırsan, kaybedersin"

Hakan Günday / Azil

Özqürce
04-10-2010, 03:45
"Şimdi, ev ödevi!

Yaşam bir dik üçgense, siz bu dik üçgenin hangi kenarısınız?
Ben, hipotenüs.
Şimdi şöyle anlatayım; dar açıdan girin, düz devam edin, bulduğunuz dik açıya sırtınızı verin, işte tam karşısınızdayım.
Yani dik açının karşısındaki kenarım.
Ve iki dik kenarın karelerinin toplamının kareköküne eşitim
Neyse...
Seni düşünüyorum, pardon düşürüyorum! Gözümden... Hı hı..."

Kedi Evden Kaçtı- Yasemin Pulat

girdapımsı
05-10-2010, 22:40
"Bazı gerçekler insanlara fazla gelir ya da bazı insanlara gerçek fazla gelir."

Murathan Mungan - Üç Aynalı Kırk Oda
sf:57

belalıbaldız
05-10-2010, 22:47
İbra,borçluyu borcu ifa etmeden borçtan kurtarmak hususunda alacaklı ile borçlunun anlaşmasıdır.


Yes bebeğim .

crescentfenoo
06-10-2010, 00:23
Ne çok acı var...

Yaşamak / Cahit Zarifoğlu (Kitabın ilk cümlesi)

_HisSetKâr_
06-10-2010, 01:59
Umudum kalmadı artık; bu dünyada düşüncelerimi, beni, duygularımı gerçekten anlayacak birini bulmak imkânsız görünüyor artık bana... Ama evimde duramıyorum yine de... Kendimi sokaklara atmak, insanlarla konuşmak, kendimi onlara anlatmak istiyorum. Dinliyor gibi gözüküp dinlemeseler de, anlıyor gibi gözüküp anlamasalar da...

Anılar birer zorba gibi yükleniyor üzerime. Durmadan hesap soruyorlar benden... Tekrar tekrar aynı görüntüler belleğimi kanatıyor...

/ Cezmi Ersöz - Yine Seninle Geldi Hayat

belalıbaldız
06-10-2010, 02:12
Muris, ölümüyle birlikte malvarlığı mirasçı dediğimiz kişilere geçen kimsedir.

Malvarlığının miras yoluyla intikali ancak gerçek kişilerde söz konusu olabilir.


Miras Hukuku.

belalıbaldız
12-10-2010, 00:26
Daha çok küçüksün,biliyorum,ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum,demişti..
Evililik bekleyebilir,eğitim beklemez..
Sen çok,çok zeki bir kızsın.Gerçekten öylesin.
İstediğin herşey olabilirsin,Leyla.Seni tanıyorum.
Ayrıca bu savaş bittikten sonra Afganistan'ın erkekler kadar,belki daha da çok,sizlere gereksineceğini biliyorum.
Çünkü bir toplumun,kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur,Leyla.
Hiç yoktur.!



BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ

zemheri
17-10-2010, 22:30
"hakikati görenin başka bir şey görmeye ihtiyacı yoktur"
"suskunlar"

oksidatif
18-10-2010, 00:53
Uzaklara gidiyorsun sen, karanlık bulvarlarda yavaş yavaş yitmeni görüyorum ama gel demeyeceğim..

cinskopat
18-10-2010, 00:56
insan özünü arar benliğinde bir ömür , hakikat Allah ın avuçlarındadır üflenmiş şekilde üzerimizde

annem Kuran okuyordu geçen sabah yanındaki kitapta ayraç olarak yemek kaşığını kullanmıştı xD merak ettim oradan arakladım..

belalıbaldız
19-10-2010, 00:31
Sevmek, sevdiğiniz kişinin her şeyini sevmektir. Sevmek, sevdiğiniz insanın bütün yaralı geçmişini, bütün acısını, bütün hastalıklarını üstlenmektir.

Cezmi Ersöz - Hayallerini Yak Evi Isıt

cinskopat
19-10-2010, 00:34
Sevmek, sevdiğiniz kişinin her şeyini sevmektir. Sevmek, sevdiğiniz insanın bütün yaralı geçmişini, bütün acısını, bütün hastalıklarını üstlenmektir.

Cezmi Ersöz - Hayallerini Yak Evi Isıt

sevmek acıya katlanmayı göze alabilmektir... (bana ait) zaten gerisi süslü yalan..

cinskopat
19-10-2010, 00:58
kan acıyan yaradan akar...

şimşekler yüreklerde çarpar gökyüzüne aydınlık saçar yol gözleyen gecelerde

aynı kitaptan iki cümle üstad güzel söylemiş ;)

_HisSetKâr_
20-10-2010, 01:16
'' Bana baksana Jasper, zaten derdim başımdan aşkın, bir de sen başlama. Tamam bir halt ettik. İtraf ediyorum, mutlu oldun mu? Yanlış hatırlamıyorsam sen de bir kaç defa faka bastın bu h a y a t t a .''

ss_yeşim
20-10-2010, 10:46
Hayatın adil olmadığını, hiçbir zaman da olmayacağını kabul edin Bu gerçeği kabullenmek, bizi elimizdeki imkânlarla en iyisini yapmaya zorlar; kendimize ve başkalarına acımamıza engel olur; acıma duygusunun yerini şevkat alır.

Ufak şeyleri dert etmeyin / Richard Carlson

cinskopat
20-10-2010, 11:16
bir zaman dilimi düşünün zaman düşünceden daha hızlıdır o halde düşünceniz zamansızdır

o_O bilim dergisi karıştırıyordum demin o da sayılır mı? yazdım gitti xD

maeve
20-10-2010, 15:28
Her erkeğin kollarında uyuttuğu hayalet "Öbür Kadın'dır". Her zaman yakın bir köşede durur ve korkarım, en büyük aşklarda bile, çağrıldığında gelecek kadar yakın bir yere gizlenir, bekler.

"Aşk, Hayat ve Seks" kitabından...

cinskopat
20-10-2010, 22:08
Her erkeğin kollarında uyuttuğu hayalet "Öbür Kadın'dır". Her zaman yakın bir köşede durur ve korkarım, en büyük aşklarda bile, çağrıldığında gelecek kadar yakın bir yere gizlenir, bekler.

"Aşk, Hayat ve Seks" kitabından...

bunu alıp okuyayım bi ara değişik fikirler verebilir..

herkes bir doktor olmuş bir öğretmen bir politikacı bir antrenör bir mühendis bir usta herkes hepsini birden en iyi bilir kişisi olmuş azizim ama bana dokunmasınlar ben hala çocuğum...

kitabın adını hatırlayamadım x)

ss_yeşim
21-10-2010, 12:42
Sevgi nöbetlerinden koru kendini..yalnız kişi çabucak uzatır elini karşısına çıkana.
Kimi insanlara elini değil, pençeni uzatmalısın sadece.

Nietzsche / Aforizmalar

ennisa
21-10-2010, 17:29
''Kendimden başka bir ben için sevilerek cezalandırılmak istemiyorum...''


''Sizi sizden alan başkalarına itiraz edin!..''



Serdar Özkan - Kayıp Gül

vildan91
21-10-2010, 22:11
Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın.
Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın..
Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın...

belalıbaldız
23-10-2010, 02:13
Bir gün Mevlâna eve girer ve hanımı ona sorar;

" Bu kadar Aşıksın Mevlâ'ya, şükürler olsun bu Aşkı yaşayıp yaşatana..! Peki bana ne kadar Aşıksın..?" der.

Mevlâna hanımına şöyle der;

Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,

Bir adım gelene on adım gidişimsin

Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin

Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim,

Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin

Ve kapanmayan avuç içimsin..

belalıbaldız
24-10-2010, 19:51
Modern hayat;Otomatik, mekanik, tekdüze, tek sesli, naylon, kokusuz, steril, tek frekanslı aşkları dayatıyor hepimize.Oysa aşk, masa üstündeki kurmalı saattir.Gözlerine bakmayı, ellerine dokunmayı gerektirir.


Tarık Tufan - Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

zemheri
24-10-2010, 23:17
-efendim beni siz mi cagirdiniz?
-biz insanlara "Gel" diyenleriz, dogru yere geldin.
-peki beni niye cagirdiniz, bir emriniz, bir ihtiyaciniz mi var?
-evet, senin temiz kalbine ihtiyacimiz var.
bazilari vardir ki, buraya gelip huzur bulur. bazilari da vardir ki, buraya gelince bizler onda huzur buluruz...


"suskunlar"

belalıbaldız
25-10-2010, 01:11
Mektuplarını üzülerek okudum. Sen ki son liman, son ümit, son dost, ilk ve son sevgilisin. Sen ki yıldızım, sen ki annem, sen ki çocuğumsun. Acılarımla hırçınlaştığına üzüldüm. Istıraplarım çok mu çirkin, çok mu çocukça? Onları senden mi gizleyeceğim?

Sahneye maskeyle çıkmak!

Ben aktör değilim. Sesinin tonunda minnacık bir soğuyuş hissettiğim an yokum.
Acılarımın kaynağı sensin, evet ama hayatımın kaynağı da sensin. Senin için ve seninle yaşıyorum. Sen uçuruma yuvarlanırken tutunulan dal, sen vaha, sen bütün hayal kırıklıklarımın dudaklarında ümitleştiği kadın. İki yıl önce bu akşam bir rüyaydınız, bilinmeyendiniz. Sen bütün kitaplardan daha derinsin. Sana yazdığım mektuplardan utanıyorum, kendi kendini oku. Muhammed’e nasıl iman ettiklerini anlıyorum.

Tek mucize kelam. Kelam, yani sen.

Cemil Meriç

belalıbaldız
25-10-2010, 01:24
Gözlerin olabildiğine uzakları görebilmeli baktığında..Böylece zaman senin kollarında uzamalı..Herkes el ayak çektiğinde sokaklardan yüksekçe bir yere çıkmalı ve Kudüs' ü izlemelisin gece yarılarında..Dik başlı yürüyüşlerin olmalı!Acıyı farketmeli gözlerin..Hayata yalın bir bakış fırlatmalısın. Senin farketmediğin hiçbir soğuk ev kalmamalı.Gözlerin olabildiğine uzağı görmeli..Ve devrim, yeryüzüne yalın bir bakıştır!

Tarık Tufan / Tenha Sözler Yetmeliydi Bize

yuksel061
25-10-2010, 16:03
"Son şans", dedi Violet.
Çok küçük bir sesti ama buradaki teknisyenler bu sesin manasını çok iyi biliyorlardı.Her bir bilgisayardan aynı anda tiz bir ses yükselmeye başlamıştı.Çik, çik, çik.
"Lanet Olsun!"dedi Saqlain."Disk aktivitesi..."
"Benimki de..."

cinskopat
25-10-2010, 16:50
kız: hislerine güvenir misin?
erkek : seni tanıdıktan sonra hayır...

o_0 tiyatro metinlerini diyaloglarıyla süsleyen romanları seviyorum...

belalıbaldız
26-10-2010, 19:21
Her kadında yalnız seni aradım, kiminde saçların vardı, kiminde tenin, kiminde kahkahanın bir parçası. Bütün yazdıklarım bir davetti, bir arayışdı. Sana açılan bir kucaktı, her kitabım. Ders verirken senin için konuşuyordum. Seni seviyorum dediğim her kadında sevdiğim sendin. Ve yoktun ortada. Sana cehennemim ve cennetim dediğim zaman, Dantem benim, diye cevap vermiştin. Beatriçem, Dante’yi Beatrice yarattı. “Komedya” bir şükranın, bir hayranlığın, bir vecdin kasidesi. Çok yorgunum, Beatriçem benim. Asırlara değil, sana seslenmek istiyorum. Şöhretten, ebediyetten bana ne? İstiyorum ki, bütün yazdıklarımı ve bütün yazacaklarımı yalnız sen okuyasın. Ben, bütün ilhamlarım, bütün rüyalarım, bütün vecitlerimle yalnız seni terennüm etmek, şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum. Seni tanıdıktan sonra bütün insanlar küçük geliyor bana. Bütün sesleri çirkin buluyorum. Bütün kadınlar tenekeden, tahtadan, topraktanmış gibi geliyor. Dört gün, dört gecede insanlığın Âdem’le başlayan macerasını yaşadım. Sende bütün kadınlar vardı. Havva’ydın, Meryem’din, Messalina’ydın. Ve sesin Hint ormanları gibi cıvıltılarla doluydu. Yılları aşınmış libaslar gibi attım üzerimden. 18 yaşındaydım. 18 yaşındaydın.
Zamana “geçme dur” diye haykırdım ve zaman saygıyla kapımızda durdu: dört gün dört gecede 4000 gün, 4000 gece yaşadık. Acıları ile, kıvranışları ile, ürpertileri ile, zilletleri ile 4000 gün, 4000 gece. Dün akşam sesin, batan bir gemiden geliyordu: S.O.S., S.O.S.. Ve bir alev gibi doluyordu içime. Ölümün daveti gibi ürpertici idi. Ürpertici ve lezzetli. Sirenlerin cazibesini, seni tanıdıktan sonra anladım. Karanlıklarda gel, diyordun, kimseye görünmeden gel. Neden? Ben İhtiyar Will gibi düşünmüyorum. Sevgim günahım değil, gururum. Lamiam, sesin yaralı bir ceylanınkine benzemesin. Ümitle, güvenle kıvılcımlaşsın.3 Lilliputlar Güliver’i zincirlemişler. Ve Samson’un saçlarını kesmiş seneler. Güliver o zincirleri bir silkinişte parçaladı. Ve Samson, kollarının eskisinden daha kuvvetli olduğunu hissediyor. Kuşkularından soyun, acılarını yen ve bekle. Ölelim, diyorsun. Yaşayamazsak ölelim. Kendini bırakma ümitsizliğe, sen benim kuvvetim, sen beni hayata bağlayan neşe. Sana kavuşmak için, senden ayrılmak zorundayım. Çalışmalıyım. Beraber olmak için paraya ihtiyacımız var. Kaderin aşkdan intikamı bu. İçimde zaptedilmez bir öfke şahlanıyor. Daha kendime gelemedim. Sarhoşum. Sana güveniyorum, seninim, ümitle, ihtirasla, iştiyakla seninim.



Not: Saçının her telinden sorumlusun, her tebessümünden, her ıstırabından sorumlusun. Genç ve güzelsin, genç ve güzel kal. Ben de senin için neşeli olmağa, senin için kuvvetli olmağa çalışıyorum. Sana layık olmak istiyorum. Sana layık kalmak istiyorum. Bütünü ile senin.



Cemil Meriç / Jurnal

cinskopat
26-10-2010, 20:05
Her kadında yalnız seni aradım, kiminde saçların vardı, kiminde tenin, kiminde kahkahanın bir parçası. (bu ne len toplama bilgisayar gibi kadın x)

Seni seviyorum dediğim her kadında sevdiğim sendin. (oh ne ala memleket nerde yaşıyorsun ağabey sen ya ben de gelmek tüm kadınlara seni seviyorum demek istiyorum)

Ben, bütün ilhamlarım, bütün rüyalarım, bütün vecitlerimle yalnız seni terennüm etmek, şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum. Seni tanıdıktan sonra bütün insanlar küçük geliyor bana. (acaba kadın kaç numara sütyen kullanıyor olabilir x)

Bütün sesleri çirkin buluyorum. Bütün kadınlar tenekeden, tahtadan, topraktanmış gibi geliyor. Dört gün, dört gecede insanlığın Âdem’le başlayan macerasını yaşadım. Sende bütün kadınlar vardı. Havva’ydın, Meryem’din, Messalina’ydın. (abi ben bir tanesine katlanamıyorken maşallah x)


Zamana “geçme dur” diye haykırdım ve zaman saygıyla kapımızda durdu: dört gün dört gecede 4000 gün, 4000 gece yaşadık. (hapistede gün sayıyorlar ama bağlantıyı kurabilirsen tabi x)

Sana kavuşmak için, senden ayrılmak zorundayım. Çalışmalıyım. Beraber olmak için paraya ihtiyacımız var. Kaderin aşkdan intikamı bu. İçimde zaptedilmez bir öfke şahlanıyor. Daha kendime gelemedim. Sarhoşum. Sana güveniyorum, seninim, ümitle, ihtirasla, iştiyakla seninim. (ama o paranı istiyor akıllım x)



Not: Saçının her telinden sorumlusun, her tebessümünden, her ıstırabından sorumlusun. Genç ve güzelsin, genç ve güzel kal. Ben de senin için neşeli olmağa, senin için kuvvetli olmağa çalışıyorum. Sana layık olmak istiyorum. Sana layık kalmak istiyorum. Bütünü ile senin.
(parça parça olması beklenemezdi herhalde x) yağsız yarım kilo ahmet rica edeyim xD )



Cemil Meriç / Jurnal


kitap almak için yine para biriktiriyorum alıp okurum komik bir kitapmış baya xD konu başlığına bakıyoruz bir kitaptan bir cümle .. ablaya bakıyoruz bir kitaptan bir sayfa anlamış xD bari bir ekleme yapayım :

çadır kurardım düşlerine ve kazıkları iz bıraksın diye kalbine ;)

hangi kitap mı söylemem xD

Özqürce
27-10-2010, 01:02
Kayra bir gün bana " mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun" demişti.

Halan Günday-Kinyas Ve Kayra

belalıbaldız
27-10-2010, 02:39
Benim yaşamım çok tekdüze," diye anlatmaya başladı tilki.. "Ben tavuk avlıyorum, insanlar da beni. Bütün tavuklar birbirine benziyor, bütün insanlar da... Bu yüzden çok sıkılıyorum.Ama beni evcilleştirirsen yaşamıma güneş doğmuş gibi olacak. Duyduğum bir ayak sesinin ötekilerden farklı olduğunu bileceğim. Öteki ayak sesleri beni köşe bucak kaçırırken, seninkiler tıpkı bir müzik sesi gibi beni çağıracak, sığınağımdan çıkaracak. Hem bak, şu buğday tarlalarini görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğday benim hiçbir işime yaramaz Buğday tarlalarının da hiçbir anlamı yoktur benim için. Bu da çok üzücü. Ama senin saçların altin sarısı. Beni evcilleştirdiğini bir düşün! Buğday da altın sarısı. Buğday bana hep seni hatırlatacak. Ve ben buğday tarlalarında esen rüzgârın sesini de seveceğim..."
Tilki uzun bir süre küçük prense bakti. Sonra da, "Lütfen... Evcilleştir beni!" dedi.
"Çok isterim," dedi küçük prens, "ama burada çok kalamayacağim. Bulmam gereken yeni dostlar ve anlamam gereken çok şey var."
"İnsan ancak evcilleştirirse anlar," dedi tilki. "İnsanlarin artık anlamaya zamanları yok. Dükkânlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkân olmadığı için
dostları yok artık. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir."
"Seni evcilleştirmek için ne yapmaliyim?" diye sordu küçük prens.
"Çok sabırlı olmalısın," dedi tilki. "Önce karşıma, şöyle uzağa çimenlerin üstüne oturacaksın. Gözümün ucuyla sana bakacağım, ama bir şey söylemeyeceksin. Sözler yanlış anlamalarin kaynağıdır. Her gün biraz daha yakınıma oturacaksın..."
Ertesi gün küçük prens yine geldi.




"Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki. "Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarim. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez...




Saint-Exupéry - Küçük Prens..




Bi milyon kere okurum ama seni ben.
Çok heycanlısın.
:)

belalıbaldız
28-10-2010, 01:51
Onu sadece güzelliğini merak ederek;kimliğini ,karanlıklarını ,geçmişini merak etmeden tarihçesi ihmal edilmiş bir aşkla sevdim.Koşullu değildi sevdam ,bana gösterdiğinden daha fazlasını istemedim..

Nazan bekiroğlu-isimle ateş arasında

Mos_mort
28-10-2010, 02:00
Sadece; Allah'tan, evlat acısı yaşamaktan, yetim hakkı yemekten, kuru iftiraya uğramaktan, sabırlı insanın öfkesinden, korkusuz insanın cesaretinden ve kendi nefsinden kork..

Hayata Dair..

cinskopat
28-10-2010, 14:28
içimden gelmiyor sana birşeyler söylemek bizim için birşeyler yapmak ,içimde sen yoksun artık.. /

sanırım ilk aşk adlı kitaptandı..

Freedom of the sea
28-10-2010, 16:50
Aşk (ışk) kelimesinin sözlük anlamı, “sarmaşık” demektir.Bahçeye düşen sarmaşık tohumu,nasıl bütün bahçeyi sarıp sarmalar,hatta dışarı taşarsa; gönüle düşen aşk tohumu da bütün bedeni sarıp sarmalar.Oradan etrafa yayılır.

Nice fidanlar, serviler,çınarlar bir sarmaşık tarafından sarılınca gitgide sarmaşık dalları arasında görünmez oluyorsa, aşk sarmaşığı da insan fidanını öyle kaplayıp görünmez ve yok eder.

Sarmaşığın özelliği;sarıldığı ağacı içten içe kurutması, bitirmesi, sonunu hazırlamasıdır. Aşk da insanı sarınca,onu içten içe eritip yok eder. Dıştan görünen yalnızca aşktır ve aşkı da çevresini göremez olur.Çünkü sarmaşık onu öyle çevrelemiştir ki; dışarıda olup bitenleri ne duyar, ne görür;hatta duymak da görmek de istemez. Aşka tutulan ağaçta,artık bütün buyruklar sarmaşık tarafından verilir ve âşık, “herkesi kör;dört yanı duvar sanır”. Dıştan bakanlar,onun sarmaşığını görürler;ama ağaç,sarmaşıktan fırsat bulup çevresini göremez.

Sarmaşık,nasıl hızlıca büyüyüp ağacı kaplarsa, aşk da öyle hızlı gelişir ve âşık daha sabahtan akşama varmadan aşk sarmaşığıyla sarılıp geceyi onun koynunda geçirir.

(Kitâb-ı Aşk)İskender PALA

PASTIRMALI_AVİZE
29-10-2010, 17:51
Hepsi sonunda terk ederler ,öyle değil mi Lizzie?


Cecelia Ahern - Keşke beni görebilseydin

Castiel_
29-10-2010, 19:51
Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde doksan üçü okur-yazar olmayan halkı bilgilendirmek, eğitmek, yurttaş olmalarını sağlamak, millet olmak, sanayileşmek, salgın hastalıkları kırmak gerekiyordu. Bunlar ancak barış döneminde başarılabilirdi..

Cumhuriyet Türk Mucizesi.. Turgut Özakman..

belalıbaldız
29-10-2010, 23:40
Yalnız seninim. Ve yalnız beni düşündüğün müddetçe aşkımızın ömrü ebedidir. Büyüyü ancak ihanetin bozar. Manevi ihanetin. Bir an için gözbebeklerinde raksedecek herhangi bir yabancı hayal, o zaman bu rüya bir kabusa döner ve bir uçurumun kıyısında uyanırsın.



Cemil MERİÇ - Jurnal

ss_yeşim
01-11-2010, 12:20
İnsanları Sevdiğinizi söylüyorsunuz ama daha derine indiğinizde sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz.
Siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz.

Nietzsche / Aforizmalar 4

GuGGu
08-11-2010, 19:59
Karanlığa çare yoktur,nasıl olsa yol bulur ve yürekleri sağır eden bir sessizlik tükenmişlikten arta kalan tek varlığın olur. Söylenememiş tüm sözcükleri ancak ağlarsın içinde ve bilemezsin,geride kalan mı yalnızdır,yoksa giden midir aslında...?

cinskopat
08-11-2010, 21:08
insanın gözleri çok şey anlatır o nedenle konuşmam kimselerle..

ölçü ölçüsüzlükle başlar..

saymakla bitmez o nedenle hiç kin tutamam aşka karşı..

acaba bu sözler hangi kitaptan..

loituma
13-11-2010, 21:40
Ey gönlüm, seni küçük utançtan ve kuytular erdeminden arıttım, seni güneşin önünde çıplak durmaya kandırdım.

Böyle Buyurdu Zerdüşt

belalıbaldız
14-11-2010, 00:42
Bir paradoksla karşılaşmak ne güzeldir.
İlerleme kaydedebileceğimize dair bir umuda kapılırız.



Einstein Bulmacası - Jeremy STANGROOM

belalıbaldız
14-11-2010, 14:53
Mantık başka şey,sağduyu başka..


Einstein Bulmacası - Jeremy STANGROOM

belalıbaldız
15-11-2010, 14:08
İnsan,üretmeden tüketen tek yaratıktır.Süt vermez,yumurta yumurtlamaz,sabanı çekecek gücü yoktur,tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz.
Gene de ,tüm hayvanların efendisidir.



George Orwell - Hayvan Çiftliği

Mos_mort
17-11-2010, 00:45
Zemherinin kışından , zamanenin puştundan sakın..



Durdurun Dünyayı İnecek Var

AvuçİçiKadarMutluluk
17-11-2010, 00:48
"Bana nefretle bakıyordu; bir ceylan ne kadar nefret edebilir?"

crescentfenoo
17-11-2010, 01:11
Zuhal'im, hayat!

Hayatımsın.
Bunu bilmeni isterim. En önce bunu bilmeni. Bir de şeyi bilmeni isterim: benden yanlış yere, yok yere kuşkulanıyorsun. Sana hiçbir zaman hayınlık etmedim ben. Edemem. Kaç yıldır evliyiz, yan yanayız. Hala başım dönüyor senlen, esrikim senlen, seviyorum seni. Her geçen gün daha büyük bir aşkla. N'olur, akkavakkızı, anla beni. Bu sevgimi hor görme. Kendininkine uydur, yakıştır. Bu satırları ilk evimizin altındaki kahvede yazıyorum. Ve ben seni o ilk günlerdekinden daha büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz iki ayrı ırmak gibi ayrı yerlerden kopup geldik, kavuştuk bir noktada, yanı başımızdan küçük bir kol da alarak büyük bir nehir meydana getirdik; birlikte akıyoruz şimdi. Nicedir bu böyle. Hep de böyle olacak. Denize dökülene, ölene dek. Bizim için tek koşul mutluluk olabilir. Hiçbir şey bozamaz birliğimizi. "Üçüz, gözüz biz". Sen de öyle düşünmüyor musun? Ne tuhaf, son bir iki ayda seni, benden biraz uzaklaştın, araya mesafeler, tedirginlikler sokuyorsun diye düşünürken, o sırada sen de aynı şeyleri düşünüyormuşsun. Bunlar aşkın halleri, aşkın zaman zaman kişinin önüne çıkardığı ezinçler, üzünçler herhalde. Bunu böyle yorumlamak gerekir. Bir de seviyorum seni: Tek dalımsın. Memo'yla birlikte, ama ondan da öncesin. Bunu böylece bilesin. Bilinmelidir bu.

Kahvenin önünden otomobiller geçiyor. Bir tane de at arabası. Seni düşününce o atı da seviyorum. Çay içiyorum. Artık ıhlamur içeceğim. Ne yumuşak, çağrışımlı, bağışçı, düşçül şeydir ıhlamur. Evimizin önünde bir ıhlamur ağacı olsun. Sen saksıda da yetiştirebilirsin ıhlamuru. Gece yatakta Memo'yla hep seni konuştuk. Susunca seni sustuk. Uyuyunca seni uyuduk.

Akşamları eve döneyim, kapıyı sen aç: gözlerin...
Memo okuldan dönmüş olsun. Kaçıncı sınıfta olsun?

Duygulu bir adamım ben. Bir film görmüştüm eskilerde; bir Fransız filmi; adı: "Je suis un sentimental" O filmdeki adam gibi miyim nedir? Öfkem belli olur, coşkum ortaya çıkar da sevincim, üzüncüm dibe akar, orda büyür.

Yalnız seninle güçlüyüm. Sen olmasan bir anlamım olmaz. Sev beni.

Yaşayacağız.

Her şeyimi sana borçluyum. Sana rasladığım sıralar yıkıntılıydım. Sen onardın beni. Tuttun elimden kaldırdın. Ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım.

Aşk büyüdü, aşk!

Sen hastanedeyken her gün yazacağım sana. Seni nice sevdiğimi anlatacağım.

Yüzüğünden öperim.

Cemal Süreya

Vatan Gözlüm
17-11-2010, 01:12
Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları.
İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu.
Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, "Ben Avrupalı'yım" demeye başladı, "Asya, bir cüzzamlılar diyarıdır".

Avrupalı dostları, acıyarak baktı ihtiyara ve kulağına "hayır delikanlı" diye fısıldadılar "sen bir az gelişmişsin".
Ve Hristiyan Batı'nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını bir "nişan-ı zişan" gibi gururla benimsedi aydınlarımız.

< Cemil MERİÇ - Bu Ülke >

loituma
17-11-2010, 23:25
Yorumlar kaynıyor her yanda karınca gibi, gerçek yazarsa binde bir çıkıyor.

Denemeler

zemheri
18-11-2010, 03:58
beni daha yukarıda bir varlık düzeyine çıkaran, beni bir şövalyeye, bir sihirbaza, bir aptala çeviren ve mucizeler karşısında gözlerimi açık tutmamı sağlayan annem olmasa hiç bir şey başaramazdım.
sinestezya

AvuçİçiKadarMutluluk
18-11-2010, 17:55
"Turgut, ilk defa sokağa çıkıyordu. Nasıl minimini Newton, gene böyle güneşli bir günde, bahçesinden dolaşırken, başına düşen bir elma sayesinde yer çekimi kanununu bulmuşsa, Turgut da o gün, sokak, dolayısıyla hayat mücadelesi kanununu keşfetmişti."

yuksel061
18-11-2010, 23:27
"Yorgunluktan yararlanarak can alınmaz Kamber Can!..."

Memento_Mori_
18-11-2010, 23:58
O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında âdem onunla göz göze geldi. kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça. parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. içine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca, sen kimsin, dedi. bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini bir de ondan duymak istedi.

Ben kadınım, dedi havva, ama bu benim sıfatım. adımı henüz bilmiyorum.
sonra döndü âdem'e,
aklına bir şey gelmişti.
sesi, bengisular gibiydi.
bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun.
durdu, aklından yeni bir şey geçti. bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun.
bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
seni anan beni de ansın. seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.

bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.

Nazan bekiroğlunu tanıdığım kitap sonrası zaten tüm yazdıklarını okumakla devam etti. Cümlelerle bu kadar güzel oynayabilen bi yazar daha görmedim.

loituma
19-11-2010, 00:46
Alevin en çarpıcı yönü, sinsiliği- gizlice ilerliyor, yalayıp geçiyor, omzunun ardından geriye dönüp bakıyor ve kahkahasını atıyor.

Kız Kardeşim İçin/Jodi Picoult

cinskopat
19-11-2010, 14:43
sanki onu gördüğümü sandım yanımsamasında o_0

bu ne len? xD

_bndrbndrydnzncklrm_
19-11-2010, 14:45
sanki onu gördüğümü sandım yanımsamasında o_0

bu ne len? xD

onu gördüğünü sanmış sanki
yanımsamasında

xD


yeteri kadar açıklayıcı olmuşumdur
inanıyorum
;)

crescentfenoo
20-11-2010, 01:28
Edebiyattan nefret ediyorum ama bu sana ne tür bir tabanca sağlar ki?

-maddeler halinde sayınız.-

1- Halamın artık ne zaman evleneceğimi sorduğunda, annemin yalan söylememek için kıvrılan dudağının köşesinde patlayan ilkokul

2- Otobüse beraber binen iki kişinin, eğer boş yer varsa yan yana oturmaya çalışması

3- Kedin için bir isim buluyorum zil

4- Sevgili şeyhim;
Ben Allah’ı çok seviyorum.
Onu düşününce içim titriyor; elim- ayağım- soluğum, her şeyim kesiliyor.
Ama ona bir türlü açılamıyorum, ne yapmalıyım?

5- Annemle kız bakmaya gittik, ben beğenmedim.

6- Yaz olunca karıncalara basmamalıyız.

7-

SAHTE DÜNYALAR
-oyun, I perde-
Akıllı Oğlan: Duydun mu lan, Talat Paşa masonmuş.
Zeki Oğlan: Yapma yaa! (Bir an durur) Talat Paşa kim?

-PELTEK-
8- Burçak beni sevmiyor.

9- Burçak beni sevmiyor.

10- Burçak beni sevmiyor.

11-

Ah Muhsin Ünlü

GuGGu
20-11-2010, 19:02
Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler
kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomistleri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.

Sunay Akın-Ay Hırsızı

-tökezlemiş fındık-
20-11-2010, 23:41
kim ve ne olursa olsun her insan, dünya tarihinde başrolu oynar ve oğal olarak o bilmez bunu...

Paulo Coelho-SİMYACI

belalıbaldız
21-11-2010, 11:35
kim ve ne olursa olsun her insan, dünya tarihinde başrolu oynar ve oğal olarak o bilmez bunu...

Paulo Coelho-SİMYACI


Sessizce yaklaşıp

'Everest sen misin?'

dedi.

wehde
21-11-2010, 13:22
Biliyorum, dedi çiçekçi.. Eşinizi geçen yıl kaybettiniz. Telefon edeceğinizi
de biliyordum. Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlamış, parasını da
ödemişti.

crescentfenoo
21-11-2010, 20:58
‎(...)
Omzuna dokundum,durdu.çöle düşen ilk yağmur damlasını duymanın heyecanı içindeyim.gözleri,zamanın başlangıç gecesi kadar derin.Artık kainatın hiçbir yerinde emniyette değilim.
''Hebe ,hiyye sea uhevua?'' Bildiğim birşey varsa,kaderimin en keskin virajına girdiğim sırada saat 3ü 20 geçiyordu.

Murat Menteş / KBV

loituma
21-11-2010, 23:20
"...Onaracak kişi o olduktan sonra; kalbinizin kırılıp parçalanmasının zerrece önemi yok."

Hemingway&Marlene Dietrich

GuGGu
22-11-2010, 00:33
Geçim parası için
nice yaşlının
eski İstanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında

Sunay Akın-Antik Acılar

şeymaa
22-11-2010, 00:59
Ben dondurma sevmem ki...

cinskopat
22-11-2010, 03:13
kendini ne kadar yüceltirsen o kadar sert düşerim yüreğinden..

yuksel061
22-11-2010, 10:52
"Sabredersen, cefadan şikayet etmezsin..."

loituma
22-11-2010, 16:24
"Güzelliğin sadece en yanlış erkekleri çeken bir mıknatıs olduğunu ona söyleyebilseydi."

Edward Benide Isırsn
22-11-2010, 17:28
Sen birine sarıldığında zaman dururdu ..

Cezmi ERSÖZ..
Hayallerini Yak Evi Isıt ..

Edward Benide Isırsn
22-11-2010, 17:30
Karşıma çıkan herkeste seni aramak..
Seni hatırlattığı için birine aşık olduğunu sanmak ..

Cezmi ERSÖZ.. Hayallerini Yak Evi Isıt ..

bleak06
25-11-2010, 03:36
ikimizde koltuklarımıza kurulduk.. sorgu başladı. Önce bana ‘sizin için sessiz ve biraz içine kapanık bir mizaç sahibi diyorlar ne dersiniz ? ‘ dedi. Ben ‘hiçbir zaman söyleyecek fazla sözüm yoktur , onun için susarım’ dedim..’


albert camus ------yabancı

Mos_mort
27-11-2010, 01:52
Öğrenilen ve öğretilen küçük ve birbirinden kopuk gerçeklerden bıktım; keşfedilen ve kerşfedilecek mutlak ve külli hakikatlere müştakim.




İçimdeki cennete yolculuk.

cinskopat
27-11-2010, 02:47
yarınlar senin olsun dünlerini bana bağışla..

sevmek kalpten gelen bir duyguysa eğer sen istediğinde değil onu gördüğünde ortaya çıkarak kendini gösterir

5-ESMA-5
27-11-2010, 02:52
''mahremiyetin gitti mi elden sende gitmelisin tez elden...''

cinskopat
27-11-2010, 03:01
teşvik etmek ikna etmekten kıymetlidir

garip bir kitap..

loituma
27-11-2010, 13:09
Ben seni seviyorsam bundan sana ne ki?

Simyacı

b3rn4
27-11-2010, 15:50
53.doğum günün kutlu olsun doktor.Ölümünün ilk gününe hoşgeldin.

PSİKOanalist

maeve
27-11-2010, 20:13
Kendimizden kaçmamız kendimizde olup biteni bilmediğimizdendir...İstediğimiz kadar yüksek sırıklar üstüne çıkalım, yine kendi bacaklarımızla yürüyeceğiz; dünyanın en yüksek tahtına da çıksak, yine kendi kıçımızla oturacağız.

Montaigne / Denemeler kitabından...

sevdim bu adamı (:

bleak06
29-11-2010, 02:24
Bu ülkede duyduğumuz tek şey sahip olduğumuz farklar. Bütün medyanın ve tüm politikacıların sürekli bahsettikleri şey bu. Bizi birbirimizden ayıran, birbirimizden farklı kılan şeylerden bahsediyorlar.

Egemen sınıf işlerini her toplumda bu şekilde yürütür. Kendi sınıflarından olmayan insanları bölerler. Orta ve alt gelir grubunun sürekli birbirleriyle kavga etmesini sağlarlar ki onlar, yani zengin sınıf, ülkedeki tüm parayı yönetebilsin. Çok basit bir mantığı olmakla birlikte, çok etkili bir yöntem.

Görüyorsunuz, farklı olan ne varsa, ondan bahsediyorlar: ırk, din, etnik ve milli köken, meslekler, gelir, eğitim, sosyal statü, cinsel tercihler, bizim üzerinde ihtilafa düşüp kavgaya tutuşacağımız her ne varsa ondan konuşuyorlar ki onlar o arada bankaya gitmeyi sürdürebilsin...

Ben bu ülkedeki ekonomik ve sosyal sınıfları nasıl tanımlıyorum biliyor musunuz? Üst sınıf tüm parayı kendine saklar, hiç vergi ödemez. Orta sınıf tüm vergiyi öder, tüm işi yapar. Fakirlerse sadece orta sınıfı korkutmak için vardır. Orta sınıfın işe devamını sağlamak için...

George Carlin

loituma
29-11-2010, 23:11
Cevizden büyük parçalara böldüğümüz bezeleri, yuvarlayıp çay tabağı büyüklüğünde elimizle açıp, içlerine hazırladığımız patatesli harçtan koyup, hamurun uçlarını birleştirip, yuvarlıyoruz.

Oktay usta ile çay saati

atonal18
01-12-2010, 16:28
" Aşkın karşıtı nefret değil kayıtsızlıktır. "

Elie Wiesel / Gece

loituma
01-12-2010, 18:38
Sana baktıkça tatlım, Rus ruletinde kaybetmenin acısı gibi bir acı duyuyorum.

cinskopat
02-12-2010, 15:19
düşler penceresinden baktım dün gece seni göremedim gerçek kadar yakındın nefesime..

acaba hangi kitaptan .. xD söylemem..

tikky_girl
02-12-2010, 16:26
uzun zamandir kitap okumamisim yahu!..okadar cok dalmisim ki is hayatina...

atonal18
03-12-2010, 15:21
Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde,
akibetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden.
Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum
ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.


Elif Şafak-Şehrin Aynaları

zekkul
04-12-2010, 03:55
Menderes'in idam edildiği 17 Eylül 1961 yılında ,ABD,astronot John Glenn'i,uzaya göndermeye hazırlanmaktadır.Ay'a adım atma yarışı Ruslar ve Amerikalılar arasında hız kazanırken,Türkiye'de Başbakan'ın ayağının altından tabure çekilecektir...

Sunay Akın - Ay Hırsızı

moringa
04-12-2010, 04:50
Ben 'Büyüdüğümde mandalina hırsızı olacağım.' dedim.
'Uan salak! Bahçe bizim.' dedi babam.

loituma
04-12-2010, 18:57
...adımı kulağıma yabancı ve anlamsız gelmeye başlayıncaya kadar üst üste tekrarladım.

Okyanusunu Arayan Balina

ennisa
05-12-2010, 15:11
``Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz, gözyaşlarını da hesaba katmalısınız...``

Antoine de Saint-Exupéry - Küçük Prens

vildan91
06-12-2010, 04:01
O da onlardan.
17 senedir New York'ta yaşıyor.
Laik, modern , iş kadını.
New York Times'da Türkiye hakkında çıkan haberlere kahrolması bu yüzden.

yuksel061
07-12-2010, 00:33
Mihrimah, kapalıçarşının az berisinde arabadan indiklerinde heyecandan boğulacak gibiydi.....

portakal suyu
08-12-2010, 00:27
Fikirlerin olmadığı yerde hurafeler savaşır.



İbrahim Paşalı/ Öğle Uykusu

oksidatif
08-12-2010, 03:06
Başkalarının zekasıyla cümle kuramazsınız; ama başkalarının cümleleriyle zeki görünebilirsiniz

Huxley

61-By.FD-61
08-12-2010, 03:29
Biz yani bordo mavi yürekLer birgün yeniden şampiyonLuğun öyküsünü yazacağız en ötesini yaşayacağız kavuşmaLarın o gün…

loituma
08-12-2010, 20:15
"...ve ben olric düşmeseydim düşlerimin sırtından zaten inecektim."

atonal18
08-12-2010, 20:20
Belki 'ben' ve bedenim, zihnimin arkasından bir dolap çeviriyordur. Bildiğiniz gibi zihin, tuzaklarla dolu arka sokaklarda gezinmeye bayılır."


Nietzsche Ağladığında...

atonal18
08-12-2010, 20:25
"Öyle özel biri değilim ben, orası kesin. Sıradan fikirlere sahip, sıradan bir
adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm. Bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi."

(Nicholas Sparks - Defter)

portakal suyu
09-12-2010, 00:45
İnsan tamamlanmamış bir cümledir.

Tarık Tufan / Ve Sen Kuş Olur Gidersin

bindortyuz61
09-12-2010, 23:34
Haksızlık ve zulüm gören halka yazıktır; batıla yenik düşerse hakka yazıktır.


Şah & Sultan_________İskender PALA

maeve
09-12-2010, 23:38
"Hayatın içimde büyüdüğünü hissetmezsem, dışımdaki hayatı hiçbir zaman kabullenemeyeceğim".

Portobello Cadısı kitabından....

_bndrbndrydnzncklrm_
10-12-2010, 13:49
peki ya sen sevgili ella? Insanlık denen çorbaya nasıl malzemeler katıyorsun? Ben ne zaman seni düşünsem, kazana kattığım malzeme kocaman bir tebessüm oluyor. Seni daha tanımadan özlüyorum...

belalıbaldız
10-12-2010, 14:52
''Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens..



Küçük Prens..

zemheri
10-12-2010, 19:39
bazen insan ''istatistiklerin canı cehenneme'' demeli ve içinden geleni yapmalı. - olasılıksız

zafer_bjk_1903
13-12-2010, 18:35
Bu Kulaklara göre Ağız Değilim ben...!

denizekirdek
13-12-2010, 18:42
Telafisi en güç şey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir...
İş işten geçtiğinde bütün mazeretler tedavülden kalkar, kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır...

Her temas iz bırakır - Emrah Serbes

bleak06
14-12-2010, 19:22
kapitalistlerin ‘uygar’ iktidarına taraftar olanlar ve bu iktidarı savunanlar şu kanıdadırlar:kıçlarını bit ısırmışsa,bundan ne bit,ne de kıç sorumludur.biricik sorumlu ‘tabiat kanunu’dur.hayır,bundan sorumlu olan,kalın kafalının rahat oturmaya alışmış olan kıçıdır.

maksim gorki ----küçük burjuva ideolojisi

_bndrbndrydnzncklrm_
15-12-2010, 22:31
''Beni sevebilir misin?'' diye sordu.
''Seni zaten seviyorum.'' dedi Aziz gülümseyerek.
''Ama daha beni tanımıyorsun bile...''
''Seni tanıyorum.'' diye üsteledi Aziz emin bir sesle.
''Benimle ilgili bilmediğin o kadar çok şey var ki..''
''Seni tanımam için çok şey bilmeme gerek yok.Senin özünü görüyorum..'' dedi Aziz.
Ve Ella bu cümleyi bir yerden hatırladı.Sanki ağzından çıkan kallavi cümleler beklemediği anlarda ona geri dönüyordu.Çember gibiydi hayat.Ne verirsen aynen iade ediyordu.Çılgınlıktı bu.!.. ''

_bndrbndrydnzncklrm_
16-12-2010, 01:07
"Bir taş, nehre düşmeye görsün, pek anlaşılmaz etkisi. Hafiften aralanır, dalgalanır suyun yüzeyi; çıkardığı tıp sesi akıntının ortasında kaybolur. Ama bir de göle düşsün aynı taş...Etkisi çok daha kalıcı ve sarsıcı olur. O taş var ya o taş, durgun suları savurur. Taşın suya değdiği yerde evvela bir halka peydah olur, halka tomurcuklanır; tomurcuk şekillenir, açar da açar; tomurcuk katmerlenir. Göz açıp kapayıncaya kadar, ufacık bir taş ne işler açar başa. Nehir alışıktır karmaşaya, deli dolu akışa. Atılan taşı içine alır, benimser, sindirir ve sonra da unutur kolaylıkla. Gel gelelim göl hazır değildir böyle dalgalanmaya. Tek bir taş bile yeter onu altüst etmeye, taa dibinden sarsmaya. Göl, taşla buluştuktan sonra, bir daha eskisi gibi olmaz, olamaz."

EfrEbil
16-12-2010, 03:59
Yürüdüm. Saatlerce. Saatlerce yürümek. İki göz kırpması arasında bir sokağın başlangıcından, nereye düştüğü belli olmayan bir caddeye adımlar atmak. Bir kavşakta uyuyakalıp, bir duvarın sonunda uyanmak. Aynı sokaktan dördüncü kez geçtiğini, dilencilerin balışlarından anlamak. Soğuk bir güneşin terlettiği tek kişi olmak. Sadece evsizlerin kullandığı üstegeçitlerin basamaklarına basmak. Saatlerce. Kırmızı ışıkta bekleyen adamların arasında gideceği yeri bilmeyen ve bunu önemsemeyen tek kişi olmak. Hiç bitmeyecekmiş gibi geçen otobüslerin yok olmasını beklemek. Dar kaldırımlarda omuzlarından birini geriye atmak. Saatlerce, nedensizce, şehri delen iş makineleri gibi yürümek. Ben de kanlı bir biftek yemek içim durana kadar yürüdüm. Ve ne istediğimi düşündüm.

Hakan Günday - Azil

belalıbaldız
19-12-2010, 02:04
*
Ben senin duygusal özetinim..
*
Hayal dünyasının vaat ettikleriyle,gerçek yaşamın sundukları arasındaki gerilime,belirsizliğe dayanamayan insanlar yok mudur?Vardır!

*
Sustum,anadilim sensizlik oldu..
*
İnsan neyi anlatabilir?
İnsan insana hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir,insan insanla konuşamaz..(Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nden)

*
Eskiden bir insan hakkında hiçbir esasa dayanmadan,nasıl beni anlamaz demişsem,bu sefer de bu kadın için,gene bir esasa dayanmadan,fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak;işte bu beni anlar diyordum..


Bir de baktım yoksun / Yekta Kopan


Bugün hiç anlamadığım şekilde elime aldığım gibi bitirdim.
Agoraya gitmiştik,21.15'te filme girecektik . Saat 20:00 dı.
Remzi Kitapevin'e girdik .
Daha önceden bi kulak dolgunluğu falan yoktu kitabın ismi ve kapağı ilgimi çekti.
Elime aldım,koltuğa oturdum,bir baktım 85 inci sayfaya gelmişim.
Bitmesine azıcık birşey kalmıştı ama ayıp olmasın artık diye aldım değil tabi ki film başlayacaktı ondan aldım :P
Çok akıcıydı.
Ya da bana öyle geldi.
Ya da bir çok yerinde kendimi buldum,neden kendimi buldum şaşırdım.
Ya da o anki ruh halimle örtüştürdüm.
Vs , vs,
Kısacası,
Beğendim.
Anısı da oldu.
İyi oldu.
Kısa günün karı.

cinskopat
19-12-2010, 05:14
Ben senin duygusal özetinim..

resmen küfür bu be xD ayak parmak aralarımı işaret parmağımla temizlerken doğal olarak meydana gelen sürtünme bende duygusal bir izlenim yaratıyor sen bundan ibaret misin şimdi?
xD

neyse bir cümle de benden:

yalnız uyurken üşür yalnız yemek yerken doymam sen beni böyle alıştırdın..

_HaLLey_
19-12-2010, 18:19
"....O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Adem onunla göz göze geldi. Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça. Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. İçine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca sen kimsin dedi. Bildiğini bir kez daha bilmek,kelimesini birde ondan duymak istedi. Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum.
Sonra döndü Adem'e aklına bir şey gelmişti. Sesi bengisular gibiydi. Bana dedi bir isim ver, varlığım olsun. Durdu aklından yeni bir şey geçti. Bana dedi sen isim ver varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki adının yanında dursun. Seni anan beni de ansın Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın Bir "ile" koy aramıza bizi birmirimize bağlasın...."

Koreli Kız
19-12-2010, 18:38
Her gerçek, her kulağa göre değildir.

~Gülün Adı

zemheri
19-12-2010, 19:17
gecenin sırrına vakıf olanlar mutlu uyuyanlar değil mutsuz uyanıklar.Gecenin sırrı kapılarını ancak acı çeken kalplere açıyor.Bu yüzden geceler uykudan çok uyanıklık taşıyor.

Mavi Lâle

Özqürce
19-12-2010, 20:25
Dışardakiler kendilerini akıllı sansın diye birtakım binalar kurup içine bedbaht insanlar doldurmuşuz ve tımarhane adını vermişiz bu binalara.

tımarhane günlükleri.

nry7tp
19-12-2010, 20:51
"Sen onlara ne kadar benzersen o kadar kolay yaşarsın.
Onlar sana ne kadar benzerlerse yaşaman o kadar kolaylaşır."

cinskopat
20-12-2010, 02:37
kalbim seni beynime ihbar etti ;)

acaba hangi kitaptan xD söylemem haydi başbaş..

wikileaks: Galatasaray ligden düşecek xD

loituma
20-12-2010, 18:12
"Kendi kendimin hocası olmak zorundayım, oysa beklediğim bu değildi."

Brida~

loituma
20-12-2010, 21:38
"...bizler için her gün bir karanlık gecedir. Hiçbirimiz bir an sonra bile ne olacağını bilemeyiz, yine de yolumuza devam ederiz. Çünkü inanırız. Çünkü İman ederiz."

Brida~

koz tuna
20-12-2010, 22:51
Uzun parmaklarını aç ve yorgun ruhumu geri ver. Ağzınla öp beni çünkü açım Meksika ekmeğine. Burun deliklerime yitik kentlerin kokusunu üfle, ve ellerim unutulmuş bir güney sahilini andıran beyaz gerdanında, ölmeme izin ver. Şu uykusuz gözlerimdeki özlemi al ve bir güz tarlasında uçuşan kırlangıçları besle onunla çünkü seni seviyorum, Camilla, ve adın dönmeyen sevgilisi için son nefesini verirken gülümseyen cesur prensesin adı kadar kutsal...

John Fante - Ask the Dust (Toza Sor)

belalıbaldız
23-12-2010, 14:53
Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki. “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”
“Ne yapmam gerekiyor peki?” diye sordu küçük prens.
“Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”


**

Küçük prens güllere bir kez daha bakmaya gitti.
“Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz” dedi onlara. “Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.”
Güller bu duyduklarına çok bozuldular.
“Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım).Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.”
Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.
“Elveda” dedi.
“Elveda” dedi tilki de. “Ve işte sırrım: Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”
“Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.
“Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens.
“İnsanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun...


Küçük Prens

vildan91
24-12-2010, 00:36
Hafıza ve şahsiyet ile ilgili frontal lop yani beynin ön lobu , namaz kılanlarda namaz kılmayanlara nazaran 80 defa daha fazla kanlanıyor demektir. (günde 80 defa secde etmekten bahsediyor:) )
Bu insanlar daha uzun ömürlü olur ve 'demans senil' dediğimiz bunamaya uğramazlar.
'Demans Proces' denilen erken bunamanın cerrâhi tedavisinde bu frontal lop kesilip çıkartılır.

atonal18
24-12-2010, 21:15
yok olmaktansa ebediyyen cehennemde yanmaya razıyım.cunku hiçbirsey yoklugun kendisi kadar korkunç değildir...filozof m.unamuno (cennete yolculuk adlı kitaptan)

TropikaL.CaDı
25-12-2010, 01:50
ne kadar yaşasam sen, ne kadar ölsem sen.

sen kalbim.

sen yaşamım.

sen ölümüm.

sen dünya.

sen ben.

' gelmesem de bekle beni ' Adem ÖZBAY

Koreli Kız
25-12-2010, 13:46
Eğer bir fotoğraf makinem olsaydı,her gün senin bir resmini çekerdim.Böylece yaşadığın her gün nasıl göründüğünü hatırlardım.

denizekirdek
25-12-2010, 13:57
Konuştuğumda duymayanlar, susuşlarıma kızmasın çünkü; sizin tutsaklık olarak gördüğünüz suskunluğum, benim özgür sessizliğimdir...

Kahraman Tazeoğlu
bAŞKa

yuksel061
26-12-2010, 00:17
Salı, 2 Aralık

23:30

BUGÜN KONUŞTUM!Bunca zamanü uyarıcıyı her çalıştırdığımda fare kadar sessizdim ama bu akşam üzeri düğmeye bastım ve konuşmaya başladım, cümlemin ortasındaydım.

Koreli Kız
26-12-2010, 12:31
Sen erkek kılığında bir yumurtasın ve sana çarptığı anda içinin boş olduğunu anlayacak.



sevdim bu sözü. (:

niko 37
26-12-2010, 13:17
"Bazen kendimizi bir hayalin içinde sanırız ama aslında yaşadıklarımız gerçektir...
Bazende herşeyi gerçek sanarken aslında yalnızca hayal gördüğümüzün farkına varmayız... "


Başucumda Müzik-Kürşat başar

rapistanlı
27-12-2010, 20:47
'Devam olmayan bir şeyde lezzet yoktur.
Sen zâilsin.
Dünya da zâildir.
Halkın dünyası da zâildir.
Kâinatın şu hazır şeklide zâildir.
...Bunlar sâniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar.'
Mesnevi-i Nuriye ( 129 )

_HaLLey_
27-12-2010, 21:31
.... Görsen hayalimdeki seni kıskanırsın..

Elif ŞAFAK- Firarperest

Lanetli.Bebek
30-12-2010, 20:13
Dünya o yasak ağaçtaki elma gibidir demişti bir gün, onu koparıp yemiyorsunuz çünkü boş yalanlara inanıyor, korkuyorsunuz;kopar daldan bilginin elmasını, korkma oğlum bak ben kopardım ve özgürleştim, haydi, dünyayı ele geçirebilirsin.

Lanetli.Bebek
30-12-2010, 23:58
Doğrular bir kere bulunur: Gök Fransa'da da mavidir, incir ağaçları Newyork'ta da ağustosta meyve verir ve tavuk yumurtasından bizim kümeste civciv çıktığı gibi Çin'de de çıkmaktadır ve su buharı Londra'da makineleri döndürüyorsa, burada da döndürür ve Tanrı Paris'te yoksa, burada da yoktur ve insan her yerde bir ve eşittir ve cumhuriyet her zaman en iyisi ve bilim her şeyin başıdır.

LuCas.Lee
31-12-2010, 00:40
Dediğim o ki, sen gelmeden önce, duvar boyaları vardı kadının tırnaklarında. Şimdi ojeleri yetiyor seni aldatmaya. Sen aşk ile ereksiyonu ayırt etmeye çalışırken o koşa koşa çıkıp gidiyordu evden. Ve şimdi sen “gecikti” diye düşünürken, o converse’lerini bağlıyor sakin sakin. Kafasındaki yüz tilkiye bağırmadan çıkmıyor evden: “daha ne yapabilirsiniz ki bana!”

LuCas.Lee
31-12-2010, 00:47
Çocukluğumun Başkentiydi Kadınların öldürüldüğü kentler,Her ölümde inziva çekiliyordu gençliğimin saklı kalan yanları ve düşlerimin çığlıklarında yeniden doğuyordu öldürülmek için büyütülen Kadınlar...

egemm.c
31-12-2010, 00:52
"Bedenimin dışına çıkmış gibiydim.Hiç ağırlığım yoktu.sanki ben orada değildim, ya da en azından acı veren ve beni aşağıya doğru çeken parçam yoktu...artık kendimi düşünmüyor, kendim için kaygılanmıyordum..Ben, BİZ olmuştum..."

Irvin Yalom / Aşkın Celladı...

zeena_vera
31-12-2010, 14:33
"İrtica açık bir şekilde tanımlanmışbir kavram değildi. İrtica yı durdurma gerekçesinin arkasına saklanıp islam'ın görünen kurumları budanmak isteniyordu." Dünya,İslamiyet,Demokrasi

zeena_vera
31-12-2010, 14:36
"felsefeciler mutlaka başka değil de niye bu emirlerin(her dinde ortak olan tanrı emirleri) izlenilmesi gerektiğinin aslli nedenlerinin peşinden gidebilirler. Burada ne var ki, bu emirlerin meşruluğunun tanrı'dan kaynaklandığı ve geçlerli olduklarının kannıtlanması için felsefi doğrulamaya ihtiyac olmadığı konusunda bütün tektanrılı dinler anlaşır.".. ßu otomatik olarak böyledir ve geçerliliği için herhangi bir felsefi meşrulaştırma gerektirmez."

Dünya,İslamiyet, Demokrasi

rapistanlı
01-01-2011, 17:16
''Mevsimlerden yazdı ve tercüme-i halime ne söylesem azdı. Biliyordum, gidecekti. Kim bilir, belki de bir bekleyeni vardı? Lakin gözlerinden anlıyordum, o da benim gibi yalnızdı. Dışardan bakınca halleri pervasız, ruhu uçarıydı. Sevdiyse de çok, korkarım bana pek inanmazdı. İşte bu konuda çok haksızdı. Varsın olsun; başka kim gözlerinde umudu ve acıyı aynı anda böyle güzel taşırdı? ... Biliyordum ki bir sözüm vardı, ne ki sözcüklerden umudum kalmamıştı.''
Gizli Ajans'tan.

BenZekininBebişiyim
05-01-2011, 15:33
Akıl Yürütme
Felsefeye göre dört tür akıl yürütme vardır:
-Tümden gelerek akıl yürütme,
-Tüme vararak akıl yürütme,
-Olmadık senaryolarla akıl yürütme,
-Tersten giderek akıl yürütme.

BEN
Peki. Ne yapmamı istiyorsun?

DONA
Kur'an'a gerçek bir filozof olarak yaklaşmanı...
Bu dört metoddan birini seçerek aşağıdaki cümle hakkında akıl yürütmeni istiyorum.

...İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık.
Kur'an-ı Kerim Enam Suresi 98. Ayet

BEN
En kolayıma gelen tersten giderek akıl yürütmek açıkçası.

DONA
Cümleye ayna tutmak güzel bir seçim.
Cümleyi ters görsen de cümlenin kendisini göreceksin.

BEN
Evet aynayı tutuyorum.
Araştırmayan bir topluluk için bizim ayetlerimiz ayrıntılı değildir.

Koreli Kız
05-01-2011, 16:44
"Ne?Kardeşim ve Rick hala Mısır'da, şey denilen,şey denilen bir yerdeler...şey..."

LuCas.Lee
05-01-2011, 16:51
Kendisini “tam” bir insan olarak varsaymadığında bu “yarım” mutluluklar yeterli olabilirdi. Ve lakin, gece olup da odasının duvarları daraldığında, bir bütüne bile sığmayacak, taşıp da aralanmış camdan sokağa, kaldırım taşlarına bulaşıp, her sabah işe giderken kendisine yabancılık çektirmeyecek bir varoluşu özlemekteydi. Hem de suçu bile kendi içine atacak kadar…

Penthesilea
05-01-2011, 17:10
Dünyanın bütün tavanlarına lanet olsun !
Arka üstü yatmaktan usandım..

LuCas.Lee
05-01-2011, 17:17
"Bütün ömrüm senle geçsin isterdim"

demek yerine,

"hatırlayamadığın her şeyi ben anlatmak isterdim sana" der, bezgin...

Çünkü, hem bu cümleyi anlayacak insanların sayısı kendilerini belli edecek kadar azdır, hem de onlarla bir ömür geçirmek hata olmayacaktır..

nur_88
05-01-2011, 21:24
Bak! tam şuramda,sol yanında ,kalbimin altında bir yer eksik kalıyor. Sonra bu kadarla kalmıyor ,o eksiklik bütün ruhuma doluyor. Ne yapsam eksilmiyor ne yapmasam dolmuyor.

La Sonsuzluk Hecesi

LuCas.Lee
06-01-2011, 02:46
Siz sahipsiz maymunlar, ben aşıksam size oturup ağlamak düşer,ben utanmadıysam sizin giysileriniz etinizle beslenir, ben pişman değilsem sizin günah dediğiniz aldığınız nefestir...

Siz *******ler! Ben sevişiyorsam, sizin kıyamet dediğiniz odur!

emsaLus
06-01-2011, 06:36
Az sonra b*kun içinde öleceğini farkettiğinde iş işten geçmişti..

BenZekininBebişiyim
06-01-2011, 09:13
Sonsuzluk İçin Yedi Gün isimli Marc Levy kitabından bir söz yazasım gelmişti, heyecan ve bi' şevkle kitap çekmeceme doğru yöneldim ve bir hışımla geçirdim kitabı elime.

İçine baktııım baktııım baktııım.
Çizilmiş ya da işaretlenmiş bir yer aradım ama nafile.. Koca kitapta hiçbir bölümü işaretlememişim :/

Şansınıza küsün..
Ki güzel bir kitaptı bence..

yuksel061
06-01-2011, 14:36
Gabriel fell in beside the General."Thanks, sir."

_HaLLey_
06-01-2011, 15:41
Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeyegörsün bir kere, artık sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme...


Elif ŞAFAK- Mahrem..

g_nur_61
06-01-2011, 16:55
Aşkı kitaplardan öğrenemezsin. Aşk kitapta olsa ne olurda satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı..önce yak kitapları...Aşkı aşıklarda arama aşk, aşığın aynası değildir, o nedenle körler çarşısında ayna satılmaz.Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder..aşkın kitaba sığınmayışı bundandır.Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu.Aşkın kendisi başlı başına ucu bucağı gözükmeyen yoldur..Yola girenin "u" dönüşü yapma hakkı yoktur.Yolun çukurundan çamurundan şikayet etme.Aşk çamuru NURlaştırandır, unutma sen ruh denen nurun çamur denen bedenle buluşmasından doğdun...

Sinan YAĞMUR_ Aşkın Gözyaşları..

zeena_vera
06-01-2011, 19:17
Devir döndü, zaman yine p.ç oldu. /pinhan e.şafak

maeve
06-01-2011, 21:20
Eğer, hayatımızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuz dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim.

Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken...

Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün...


Kürşat Başar / Başucumda Müzik kitabından.

bindortyuz61
07-01-2011, 14:31
Bilemezdim ki iyiliğin bilgisine sahip olmayanlara diğer bütün bilgiler zarar verir.



İskender Pala - İki Darbe Arasında

es_44_06
07-01-2011, 15:04
Sevenin varlığı ya sevilenle veya sevilendendir.Keza yokluğuda sevgili olacaktır..



Şah ve Sultan İSKENDER PALA

Koreli Kız
07-01-2011, 17:39
Çaresiz bir aşkta, karşımızdakinden bizim ihtiyacımız olan kişi olmasını bekleyerek karekterler yaratırız ve sonra eşimiz bizim yaratmış olduğumuz role girmeyi reddettiğinde kendimizi perişan hissederiz.


-Ye Dua et Sev . . .

LuCas.Lee
07-01-2011, 19:13
demir parmaklıklı babalar ve kapının altından lapa masallar uzatan anneler...

Penthesilea
07-01-2011, 21:58
''Acı gerçek,insanın gerçek yaşamının yaman çelişkilerle -gündüz ve gece,doğum ve ölüm,mutluluk ve keder,iyi ve kötü- dolu olmasıdır.
Birinin bizi diğerlerinden koruyacağından,yani iyinin kötüye galebe çalacağından ya da sevincin acıyı yeneceğinden emin değiliz.

`Yaşam bir savaş meydanı.
Hep öyle oldu ve hep öyle olacak
ve eğer öyle olmasaydı,
var oluş sona ererdi.''

adımkadın
07-01-2011, 23:48
" Ay , Güneş e tutkunmuş ve işte birden karalar bağlamış böyle , aralarına Dünya girince oğlum.

Ne güneş sistemi, ne bilimsel açıklamalar... Ne kolay oluyor izahı, durum aşk'a bağlanınca... "

Sevgili Can Dündar' ın, "Kırmızı Bisiklet" ya da "Yarim Haziran" adlı kitaplarından birinde oğluna "Ay Tutulması" nı anlatan cümleleriydi çok sevdiğim...

nry7tp
08-01-2011, 13:32
Çocukken dişlerimizi ceviz yapraklarıyla ovardık. Yaprağın acı güzel tadı ağzımıza yayılırdı. Ceviz ağaçları, gölgeli, olgun, erdemliydiler. Sanki, onların ataları Erenköy'lerde eski saraylarda, dizim dizim salınırlardı. Masallarda cevizleri unutmak olmazdı. Ben o zamanlar bu öfkeyi ve yoksulluğumu bilmiyordum. Parasız yatılı sınavına girerken, Tanrı'ya dua ediyordum.

"Ne sandınız, o zaman Tanrı vardı. Onunla aramıza dünya girmemişti... İlkokulu bitirmiştim. Ellerimde zafiyet bezeleri... Sınavı kazanmalıydım. Hiç yolu yoktu başka okumamın."

Kazanmana bu kadar sevinme, dedi babalığım. Kalırsan paraları ben ödeyeceğim.
O yıl çok yağışlı oldu, güneş solmuş, uzaklaşmıştı.
Ben okula gitmiyordum.
Tanrı da pek ortalarda yoktu gündüzleri.
Geceleri geliyordu, ölümü istiyordum Tanrı'dan.
Ölünce, babalığım, donup kalıyordu.
Ama ben her şeyi görüyordum ölünce.
Duru, mutlu bir ölümdü bu.
Yapılan haksızlığa daha iyi bir karşılık bulamıyordum.
Öz sizlerin dışında, ama biçimlerinizi yenileyin. İmlerinizi, cımlarınızı, tımlarınızı.
Sizi bir gün ağlarken görmüştüm. Ne kadar sevilesi gelmiştiniz bana. Yıllarla siz, tüm mü yiteceksiniz ne?

_HaLLey_
08-01-2011, 13:36
Çocukken dişlerimizi ceviz yapraklarıyla ovardık. Yaprağın acı güzel tadı ağzımıza yayılırdı. Ceviz ağaçları, gölgeli, olgun, erdemliydiler. Sanki, onların ataları Erenköy'lerde eski saraylarda, dizim dizim salınırlardı. Masallarda cevizleri unutmak olmazdı. Ben o zamanlar bu öfkeyi ve yoksulluğumu bilmiyordum. Parasız yatılı sınavına girerken, Tanrı'ya dua ediyordum.

"Ne sandınız, o zaman Tanrı vardı. Onunla aramıza dünya girmemişti... İlkokulu bitirmiştim. Ellerimde zafiyet bezeleri... Sınavı kazanmalıydım. Hiç yolu yoktu başka okumamın."

Kazanmana bu kadar sevinme, dedi babalığım. Kalırsan paraları ben ödeyeceğim.
O yıl çok yağışlı oldu, güneş solmuş, uzaklaşmıştı.
Ben okula gitmiyordum.
Tanrı da pek ortalarda yoktu gündüzleri.
Geceleri geliyordu, ölümü istiyordum Tanrı'dan.
Ölünce, babalığım, donup kalıyordu.
Ama ben her şeyi görüyordum ölünce.
Duru, mutlu bir ölümdü bu.
Yapılan haksızlığa daha iyi bir karşılık bulamıyordum.
Öz sizlerin dışında, ama biçimlerinizi yenileyin. İmlerinizi, cımlarınızı, tımlarınızı.
Sizi bir gün ağlarken görmüştüm. Ne kadar sevilesi gelmiştiniz bana. Yıllarla siz, tüm mü yiteceksiniz ne?

Bu cümleleri barındıran kitabın adını merak ettim...

nry7tp
08-01-2011, 13:45
"Füruzan - Parasız Yatılı" isimli öykü kitabının içindeki Özgürlük Atları isimli öyküden bir parça..

Penthesilea
08-01-2011, 15:18
Beynim yağ bağlamış olacak. Büyük ve güzel şeylerin dışarı çıkmasına izin vermiyor.Korkuyoruz.
Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz.
İnsan olmaktan korkuyoruz. İnsana benzetirsek,onlara acımaktan korkuyoruz. İşin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha kurtulamamaktan korkuyoruz.
Sen de korkuyor musun ?

Tutunamayanlar

cinskopat
08-01-2011, 19:49
elif şafak firarperest


öncelik nedir? en sondan başlamak mı? ..

loituma
08-01-2011, 21:26
Aslandan kaçarken saklanılıcak en güvenli yer aslanın ağzıdır.

Papaz her zaman pilav yemez - J.Mario Simmel

nry7tp
09-01-2011, 14:39
-Kaç gündür polisteymiş?
-Bir aydır anne. Soruşturmada tek sözü, "Daha gizlide ne arıyorsunuz?" olmuş, "Her şey meydanda." Savcı arkadaş ona yardımcı olmak istemiş. Oysa o, "Sen hukuk okudun değil mi?" diyormuş, "Güçlülerin yönettiği hukuku." Arkadaş, her kelimesi ayrı bir suç dedi. Soruşturmayı yönetenler korkunç aleyhindeymişler...
-Peki, ama ne yapmış, hırsızlık filan mı?
-Başkalarına hırsız diyormuş...

cinskopat
09-01-2011, 21:27
Her insan huzur verir. Kimileri gelince kimileri gidince...

elif şafak firarperest

_HaLLey_
10-01-2011, 16:53
Uzaktan sevmek ne güzeldir bazen. Ne incitir ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun , varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...Uzaktan sevmek en güzeldir bazen...


Elif Şafak- firarperest

nry7tp
11-01-2011, 00:25
Vapur yanaşmıştı. Arka bölümünden köpükler fırdolayı yayılıp duruyordu denize.
-Bu köpükler nereden çıkıyor anne?

Kadın, çocuğa bakışlarını çevirdi, gözlerinin çevresinde ilk ince çizgiler yer etmişti.
-Gemiciler çamaşır yıkayıp suyunu döküyorlar...

Çocuk şaştı. Her gelen vapurun ardındaki, bu apak bitmez köpüklerin gemicilerini düşündü. Ne kadar çok çamaşırları olmalıydı onların. Sevindi köpüklere.

Koreli Kız
11-01-2011, 23:35
Yalnızlık ise yalnızca seyrederek iç çekiyor, sonra yatağımın üzerine çıkıyor ve üzerindeki tüm o giysiler ve ayakkabılarla yatağın içine girerek örtüyü üzerine örtüyordu.Biliyorum ki, bu gece kendisiyle uyumamı isteyecek.

loituma
12-01-2011, 14:47
- Herkesin sizi onaylamasını, sevmesini istiyorsanız, size şunu sorayım;
Sizce Tanrı mükemmel ve kusursuz mu?
Birçoğunuz buna evet diyecektir.
Öyle olmasına rağmen, Tanrı'yı bile sevmeyenler var. Hadi bakalım buyrun buradan yakın. Tanrı bile herkesin onayını alamıyorken, size ne oluyor da herkesin onayını alma hayali ile yaşıyorsunuz?

Aykut Oğut/ Evrenden Torpilim Var

belalıbaldız
14-01-2011, 21:14
Kendini yığın hâline getiren bir millet pâyidar olamz. Tek kaygısı para olan bir yığın yaşayamaz. Düşünceyi küçümsüyoruz. Kitaba harcadığımız parayı, atlar için harcadığımızla kıyaslayarak, yerin dibine girmemiz gerekmez mi? Kitap sevene, kitap delisi diyoruz. Kimseye at delisi dediğimiz yok. Kitap yüzünden sefalete düşen görülmemiş. At uğrunda iflas eden edene. İngiliz milletinin içkiye verdiği para, kitaba verdiğinin kaç misli hiç düşündünüz mü? En güzel kitaplar bir kalkan balığı fiyatına. Alan nerede? Umumi kütüphaneler resmî ziyafetler kadar pahalıya mal olsa idi hükümetimizin daha çok iltifatına mazhar olurdu şüphesiz. Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimizle hanımefendilerimiz arada bir okumak hevesine kapılırda belki. Birçoklar kitabı ucuz olduğu için almaz. Düşünmez ki kitabın tek değeri okunmasındadır. Bir değil bir çok defalar okunmasında, çizilmesinde, tanınmasında.


Cemil Meriç - Bu Ülke

cinskopat
14-01-2011, 22:17
gelecek gelirken değişecek ve değişecek gelecek

o_0 bu ne len? popülist felsefeci misin sen şimdi?

crescentfenoo
15-01-2011, 01:32
Şebnem, bir öpücük ver, sonra yurdun dört başına örülü demir ağları söküp trenleri karadan yürüteyim. Türk Kızılayı'na kan vereyim, oradan da Altı Nokta Körler Derneği'ne gideyim. Körlere sesleneyim: Arkadaşlar, dünyanın kepazeliğini görmediğiniz için evet şanslısınız, fakat Şebnem'in güzelliğini görmek için ölüp cennete gitmeniz gerekecek.

Sıkın dişinizi.

Öpüyorum gülüşünün bütün kıyılarını.

Murat Menteş / KBV

b3rn4
15-01-2011, 14:24
"Aidan ölü olmaktan nefret edecek"

Senden Başka Yok

egemm.c
15-01-2011, 14:53
"İnsanların çoğu hayatlarının sonunda geriye dönüp baktıklarında molalarda yaşadıklarını görürler..Takdir etmeden ve zevk almadan yanlarından geçip giden şeyin aslında hayatları olduğunu gördüklerinde şaşırırlar...Ve böylece umutlarla kandırılan insan ölümün kollarına koşar." (Schopenhauer)

Bugünü Yaşama Arzusu / Irvin Yalom...

Penthesilea
16-01-2011, 05:26
Yedi ömrüm olsaydı eğer, her akşam şu taraçada, şu rahat divana uzanıp yatmak için birini feda ederdim seve seve; bu şarabı içmek, parmaklarımı şu kaseye daldırıp yemek için.. Mutluluk tekdüze bir yaşamda gizli.” dedi Cihan.

Ömer Hayyam cevap verdi:
Bir, üç veya yedi.. Ben ömürlerimin hepsini şimdiki gibi, şu taraçaya uzanıp elimi saçlarında gezdirerek geçirirdim..

Semerkant..

Ahh Cihan ve Hayyam,ne aşk ama.. :)

LuCas.Lee
16-01-2011, 16:30
Nerdesin?

Kanım çekiliyor asla kazanamayacağım bir savaşta.Üstüme gelen birşeyler var, dünyadan elini eteğini çekmiş, gözlerini bana dikmiş. Biraz soğuk aldım boşluğuna, ince bir hırka, ceplerinde unutulmuş ellerim. Durdum bir süre, inan haddimden fazla düşünmedim, bir şarkı mırıldanırken yakaladım kendimi, sonra geri bıraktım denize.

_HaLLey_
18-01-2011, 20:25
''Anne'' dedi,
Annesi yorgun baktı.
- ''Ölü baba ne demek anne?''
Rasim ÖZDENÖREN - "HASTALAR VE IŞIKLAR"

koz tuna
18-01-2011, 20:36
Uzun parmaklarını aç ve yorgun ruhumu geri ver. Ağzınla öp beni çünkü açım Meksika ekmeğine. Burun deliklerime yitik kentlerin kokusunu üfle, ve ellerim unutulmuş bir güney sahilini andıran beyaz gerdanında, ölmeme izin ver. Şu uykusuz gözlerimdeki özlemi al ve bir güz tarlasında uçuşan kırlangıçları besle onunla çünkü seni seviyorum, Camilla, ve adın dönmeyen sevgilisi için son nefesini verirken gülümseyen cesur prensesin adı kadar kutsal...

b3rn4
21-01-2011, 21:23
"Çünkü aşk öğrenilmez.Sadece sürekli geliştirilir.Aşkını kimseye dayatma.Olduğu gibi kabullen.Ve şuna inan,her insan eşsizdir..."

Başkasını Seviyorum-Ömer Özgüner

woLLeyCi
22-01-2011, 05:14
Tanrı biliyor ya! Çoğu zaman bir daha uyanmama istegiyle hatta bazen bir daha uyanmama umuduyla yatıyorum yatağıma; sabah gözlerimi açıpta güneşi gördüğümde içerliyorum. Ah keşke suçsuz biri olsaydım da suçu havaya, öbür insanlara ya da başarısız girişimlerime atabilseydim, o zaman bu isteksizliğimin dayanılmaz yükü ya...rı yarıya hafiflemiş olurdu. Vay halime! Fazlasıyla hissediyorum ki, bütün suç yalnızca bende -hayır suç degil bu - bütün mutlulukların kaynağı kendi içimde gizliydi bir zamanlar, şimdi ise bütün kederimin kaynağı gizli içimde, işte o kadar. Bir zamanlar duyumsamaların bolluğunda yüzen, adım başı bir cennetle karşılaşan, sevgisiyle bütün dünyayı kucaklayabilecek yüreği olan o kişi değil miyim ben artık? Şimdi bu yürek ölü içimden hiç bir coşku yükselmiyor artık, gözlerim kurudu ve insanı ferahlatan gözyaşlariyla artık canlanmayan duygularım, korkuyla alnımın kırışmasına neden oluyor. Çok acı çekiyorum; çünkü yaşamımın biricik coşkusunu, çevremde bana dünyalar yaratan o can veren gücü yitirdim; o güç yok oldu.

Johann Wolfgang von Goethe
- Genç Werther'in Acıları-

Penthesilea
23-01-2011, 04:00
-Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
-Yirmi yıldır nasıl hissediyorsam öyle..
-Yani?
-Kendimi biraz hissediyorum.
-biraz ne?
-Biraz !


Katilin Temizliği

anti hümanist
23-01-2011, 04:34
korkma ben varım


okuyun bu kitabı. daha önce okuduklarınızı yakacaksınız.

b3rn4
24-01-2011, 00:27
Kadınlar arasında sadece rekabet olduğuna inananlar çok yanılır.Kadınlar arasında erkeklerin asla çözemeyeceği duygusal bir bağ vardır.Hemcinslerinin bakışını,hareketlerindeki bir açığı,ses tonundaki değişimi en doğru yine onlar yorumlarlar.Onların dünyasına girip neden böyle davrandıklarını anlamaya çalışmak da nafile bir çabadır.

loituma
25-01-2011, 02:10
Brida başıyla olumladı.

~Brida
Çeviri: Seçkin Selvi

crescentfenoo
25-01-2011, 02:14
'' Fakat o, kainatın anahtar deliğinden bana göz kırpan bir melek gibiydi. ''

Murat Menteş / KBV

crescentfenoo
25-01-2011, 02:15
korkma ben varım


okuyun bu kitabı. daha önce okuduklarınızı yakacaksınız.

Üzerine bir de Dublörün Dilemması'nı okursa kendini yakma işlemine girişecektir. :P
:)

Penthesilea
25-01-2011, 20:09
İyilik ve kötülüğün kesiştiği nokta yoktur.
Yan yana dururlar birbirlerine dokunmadan.Ve dokunmadıkları yerde ben varım.
Ne iyiyim ne kötü.
Ne kutsalım ne şeytani.
İkisine de değmeden oturuyorum.Onlar yokmuş gibi yaşıyorum.
Komşularımı hiç sevmedim zaten hiç bir zaman.Onlarla da ilgilenmiyorum,bazen çocuklarının topları kaçıyor benim boşluğuma..Gelip konuşuyorlar benimle,değişip değişmediğimi görmek için.
Anlıyorlar ki hala çamurum.Hala sıcağım,soğuyup insan olamamışım.
Çünkü bedenimden akan kan sıcak tutuyor içimdeki toprağı..

crescentfenoo
26-01-2011, 02:04
'' Okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil ders anlatılırken susması gerektiğidir. ''

Alper Canıgüz / Oğullar ve Rencide Ruhlar

LuCas.Lee
26-01-2011, 19:44
Erkeğin mutluluğu; Ben istiyorum’dur. Kadının mutluluğu; Erkek istiyor’dur.

37.syf AFORİZMALAR (FRIEDRICH NIETZSCHE)

cinskopat
26-01-2011, 23:50
elif şafak firarperest


öncelik nedir? en sondan başlamak mı? ..

Her insan huzur verir. Kimileri gelince kimileri gidince...

elif şafak firarperest

eskiden sevdalar daha mı tutkuluydu hasretler daha mı derin? Sevgilinin bir tel saçına ne şiirler yazılırdı hani.Bir kez görmekle ne kadar çok sevilirdi insan. Kapı aralığından uzanan bir baş, perde arkasında bir kadın gölgesi belli belirsiz bir tebessüm gözbebeklerinde saklı ateş ve har. Hem mümkün , hem imkansızdı aşk..

Gitmek ama nereye? Kendinden kaçarcasına. Kaç hayat yaşayınca yorulur insan Kaç hezimetten sonra bitkin Kaç sevdadan sonra kalpsiz Kaç kelimeden sonra lal?

aynı kitaptan... kitap bitti ama ben altını çizdiğim mısraları yazmaya devam edersem .. xD tamamı burada olacak ..

Penthesilea
27-01-2011, 03:04
Okullar sınıf sınıftır.
Numaranız vardır,sorulunca söylersiniz.
Hayat sınıf sınıftır.Numaranız yoktur,numaranızı yaparsınız.
Okulda numaralanır,numara alır geçersiniz.
Hayatta numara yapar geçersiniz.Yani geçinirsiniz... -Dün Yağmur Yağacak-

Penthesilea
27-01-2011, 20:35
''Düşünceye dayanan mesleklerde başarı kazanmış kimselere bak.
Ne kusursuzca bir çirkinliktir onların ki!Bir din adamları bunun dışında kalır elbette.Ama din adamları düşünmezler ki.Bir piskopos on sekiz yaşında bir çocukken kendisine ne söylendiyse sekseninde de gene onu söyler durur;bunun sonucu olarak da hep pek hoş bir görünüşü vardır.''
Kitapta şeytan akıllı Lord Henry söyler bunları.. :)
Okuduğum zamanlar bu adamı hem çok severdim hem nefret ederdim.

Dorian Gray'in Portresi..

crescentfenoo
28-01-2011, 17:43
'' Senin içinde olduğun anda bütün görüntüler kamaştırıyordu gözlerimi çünkü o kamaşmanın sona ermesinden anlıyordum gözlerden kaybolduğunu, şimdi camları bu kadar kalın bir gözlük takıyorsam bunun sebebi biraz da sensin, tamam ırsî bir tarafı var ama olmasa da yine de arızalandırdı sana bakmaktan. ''

Gökhan Özcan / Serçe Parmağı

yuksel061
28-01-2011, 17:57
Eve kuş uçuşu uzaklıkları bir milden azdı......

nur_88
29-01-2011, 12:08
''Ne çok günah işledim ben mendilime,
Her şeye hakim oldum olamadım kalbime..!''

yuksel061
29-01-2011, 14:19
"Bu kadar büyük bir ordu, bu kadar büyük bir donanma hazırlanıyordu ve sen görmedin öyle mi?"

maeve
29-01-2011, 14:26
"İyilikler insana, karşılığını verebileceğini sandığı sürece hoş gelir."

"İnsan karşılık veremediğinden utandı mı karşılık verecek kimsesi olmasını istemez."

Montaigne / Denemeler

SU-KIZI
29-01-2011, 20:17
En tuhaf uzakta kalışım oldun.
"Hoşçakal " bile değildi son sözüm..

PİKNİK_TÜPÜ
29-01-2011, 21:04
Olasılıklar HER ZAMAN kasadan yanadır...

vildan91
29-01-2011, 21:05
Yalnızlık insana en çok başkalarıyla çevriliyken gelen bir histir .

crescentfenoo
29-01-2011, 21:10
'' Çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı. ''

Emrah Serbes / Erken Kaybedenler

belalıbaldız
01-02-2011, 01:14
"Altınlarını cam karşılığı dağıtan Kızılderiliyi hiçbir zaman gülünç bulmadım. Cam, altından daha asil. İsrail peygamberlerinden beri lanetlenmiş bir maden, altın. Adı, tarihin bütün cinayetlerine karışmış. Pıhtılaşmış kan, insan kanı. Cam güzel, çünkü kirli bir mazisi yok. Cam güzel, çünkü kalbi var, kırılıverir."


Cemil Meriç - Bu Ülke

Penthesilea
01-02-2011, 04:47
İlgi duymuyordum.
Hiç bir şeye ilgi duymuyordum.Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu.Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa.Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki.Bende bir eksiklik vardı belki de.Mümkündü.Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım.Onlardan uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama.
İntihar ? Tanrım, çaba gerektiriyordu.
Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi..

Ekmek Arası..

cinskopat
01-02-2011, 06:06
bir hedef belirlemelisin yüreğin bir yelken gibiyse her rüzgar yol gösterir sana , amacın yoksa eğer bir kağıt parçası gibi savrulursun düzensiz belirsiz..

''hayattan dersler'' miydi neydi kitabın adı hayatın kökleri de olabilir rafa baktım ama bulamadım..

yuksel061
01-02-2011, 10:59
Hürrem, ertesi sabah Hafza Sultan'ın huzuruna çıktı......

LuCas.Lee
01-02-2011, 22:18
Ne kadar kitabınız varsa o kadar yalnızsınızdır...

zekkul
02-02-2011, 05:45
Hürrem, ertesi sabah Hafza Sultan'ın huzuruna çıktı......

Moskof Cariye Hürremi okuyorsun herhalde:)

ozinga
02-02-2011, 08:59
Cennet ne bir zamandır, ne de bir mekan. Cennet yetkinliğin ta kendisidir.
Jonathan Livingston/Martı

nry7tp
06-02-2011, 02:57
Özellikle Akdeniz yöresinin insanları, binlerce yıl süren mitolojik tanrılar döneminden, birdenbire kuru ve renksiz bir tek tanrı inancına yuvarlanmışlardı. Artık onları avutacak, oyalayacak, dedikodusu yapılacak tanrılar kalmamıştı ortada. O eski tanrı ve tanrıçalar ki; Olympos dağında oturur ve insanlar gibi âşık olur, kıskanır, kız kaçırır, savaşır, cezalara çarptırılır, ırza geçer ve hepsi birbirinden tuhaf bin bir macera yaşarlardı. İnsanların dillerinde de hep bu maceralar vardı ama şu yeni tektanrılı dinlerde hayat çok sıkıcıydı doğrusu. Çünkü Tanrı tekti, kadın mı erkek mi olduğu belli bile değildi, bir biçimi yoktu ve doğal olarak hiçbir maceraya girmiyordu. Bunun üzerine insanlar eski alışkanlıklarını sürdürmek üzere kendilerine yeni tanrı ve yeni tanrıçalar yaratmışlardı. Bunlar ya film yıldızı oluyordu, ya futbolcu, ya manken, ya politikacı, ya boğa güreşçisi, ya da tenis oyuncusu. Bu yeni tanrı ve tanrıçaların ne yaptığı ve kimin kiminle yatağa girdiği hakkında binlerce dergi yayınlanıyor, yüzlerce saat program yapılıyordu. Tek fark, Olympos dağından, Olympos Disco'ya inmiş olmalarıydı artık.

demet777
06-02-2011, 16:29
Sırat köprüsünün üzerinde pişman olmak bir işe yarar mı bilinmez : ama pişmandı bu vazgeçişten .

PİKNİK_TÜPÜ
06-02-2011, 20:44
Satranç hayat gibidir.
Her parçain kendi işlevi vardir baziları zayiftir bazilari ise güçlü, baziari oyunun başinda işine yarar bazilari ise sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasindir. Aynen hayatta olduğu gibi satranç tada skor tutulmaz. On parçani kaybedip yinede kazanabilirsin oyunu….

demet777
07-02-2011, 14:47
Felek sordu.'neden öldüğünü biliyor musun evlat ?' merak ediyordu...
Çocuk anlattı: ' annem bana ninni söylüyordu, akşamdı . Sonra birşey oldu ve beni buraya getirdiler.'
Felek devam etti : 'savaş vardı sizin memleketinizde ,seni o yüzden öldürdüler.'
Çocuk sordu: 'ölmek ne demek ? '
'savaş' dedi felek tekrar.
' savaş ne demek ? ' dedi tekrar çocuk .
Feleğin gözleri sulandı .' sus çocuk !' dedi .
Çocuk tekrar sordu: 'sus ' ne demek ?
Felek sustu ,çocuk sustu ,savaş susmadı ve bir başka çocuk daha öldü ninnide .
Suçsuzdu ,Su sustu...

bleak06
07-02-2011, 19:05
"Bir gün bir yerde, okulda, avrupada, herhangi bir yerde, o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim? O sırça fanus ki içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür!" Sylvia Plath

``İşte yine yaptım
Her on yılda bir
Böyle bir tane beceririm``
...
11 şubat 1963 günü yaşamına son verdi...


Sırça Fanus-----Sylvia Plath

cinskopat
07-02-2011, 22:48
'standart paradigmalarını olağana yaftalamaya son ver'

bir şey değil de ben devam ediyorum aynı kitabı okumaya xD

GuGGu
08-02-2011, 02:45
Korku duydu,
çünkü yalnızlık korku yaratır.
"Benden başka hiçbir şey yoksa niçin korkayım?" diye düşündü.
O zaman korkusu geçti.
Korkacak hiçbir şey yoktu; çünkü korku ikinci bir varlık olduğu zaman gelir.!

Elif Şafak_PİNHAN

-useless-
09-02-2011, 14:31
"İnsanın bir niyet ve düşünce ile anlam kazandığını düşündüm.Demek ki insanlar niyetlerine göre iyi veya kötü, güzel veya çirkin olabiliyorlar, eşyaya bakış açıları da buna göre oluşuyordu.Ruhlarını şeytana satanlar ile Rahman'a adayanlar da işte bu ince çizgi ile birbirinden ayrılıyordu.Birileri zamanı çoğaltıyor, diğerleri harcayıp tüketiyordu çünkü.Birileri iyi şeylerle hayata anlam katarken, diğerleri hayatın kötülüklerine tapıyordu."

nfk
09-02-2011, 14:38
"Fert olarak -ile'l-ebed- ölmemezlik elimizden gelmediği gibi, sonsuza kadar millî ihtişâmımızı sürdürmemiz de mümkün değildi ve düşünülemezdi. Önemli olan, milletçe, millî hasletlerimizle çeşit çeşit ölümleri atlatarak bugünlere kadar ayakta kalabilmemizdir ve kanaatimce soylu milletimiz, bunca asimilasyona rağmen hâlâ yeni yeni nesiller doğurabilme velûdiyetini korumaktadır ve mevsimi gelince doğuracaktır da."

nfk
09-02-2011, 14:38
"Aslında bizim, sık sık geçmişin kapılarını aralayıp yeni nesillerin onunla tanışmasını temine çalışmamız da işte o doğurganlığı hızlandırmaya yöneliktir ki; ne kadarını yapmaya muvaffak olduğumuzu, yaptıklarımızın da ne kadarının ihlâsla yapıldığını Allah bilir.""

nfk
09-02-2011, 14:39
"Evet, bizim mâzi tutkumuz, bir nostalji değil, geçmişe ve geçmişlerimize karşı bir kadirşinaslık ifadesi ve geleceği onun üzerinde nakşedip şekillendireceğimiz muhteşem kaneviçeyi araştırma gayretidir." MFG

crescentfenoo
09-02-2011, 20:32
'' Sen gideceksin. Ve aslında gitmelisin de. Hem de bir eylül ayında gitmelisin. Şehrin gece lambalarında dans etmeli veda bakışların. Korkularımla yüzüstü öylece kalakalmalıyım, basık bir kenar mahalle kahvesinde. Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim.

Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı. ''

Tarık Tufan / Kraliçenin Pireleri

Vatan Gözlüm
10-02-2011, 00:38
" Sabanın yerini traktörün aldığında bizler farkında olmasak bile çok şey değişti dünyamızda.
Saban misyonunu tamamladı, boyunduruk, orak, tırpan, hatta kağnı ve koşu hayvanlarının maharetleri tarihe düşülen notlar olarak kaldılar.
Sapları başaktan ayıran düvenler unutuldu, savrulmak için rüzgarı bekleyen başaklar yok artık günümüzde.

Bunlarla birlikte meslekler değişti.
Çok insan işsiz kaldı.
Hayatımızdaki yalpalamalarla birlikte zirvelerin yerleri de değişti.
Her eski, tarihe karışıp giderken anlayışlar değişti ve asalet kavramının yerleri...

Soyluluk ve erdemlilik masumiyetleri bozuldu.
Önceleri, ahlak, iffet, manevi dürüstlüklerdeydi asaletin pırıltıları.
Şimdi güç ve madde kimdeyse onlara verilen bir ad olmaktan kendisini kurtaramadı soyluluk ve asalet... "

... Ahmet Günbay YILDIZ - Kiralık Hayaller ...

vildan91
10-02-2011, 01:17
Bakma, anlam dolu gözlerle öyle,
Daha dinlemedin benden öyküler...



Vaay arkadaş (:

vildan91
10-02-2011, 17:58
Bir bakış , bir ömür ister bazen..

Nasıl ,
kendini feda edebilecek misin ?...

demet777
10-02-2011, 18:30
'' Aylardır uğraştığı halde son tablosundaki ağaç için bir türlü turuncunun o tonunu tutturamayan ve tam vazgeçmek üzereyken paletine gökkuşağı düşen ressam kadar şaşkındı .''

BenZekininBebişiyim
10-02-2011, 18:33
"Katniss, artık 12. mıntıka diye bir şey yok."

İKİNCİ KİTABIN SONU

:|

Bence 3. kitap ilk iki kitap kadar heyecanlı olamaz.
Petaa'yı Capitol'ün elinden kurtaracaklar, Capitol'ü yıkıp huzurlu yaşam standartları getirecekler falan.

Yani sadece yapılacak iş olarak bunlar kalıyor geriye.
Acaba okumasam mı 3. kitabı.
Petaa kurtulmasın ne yapalım. Ben zaten Katniss'in Gale'yle mutlu olacağına inanıyorum.
Ya hatta bırak Gale'yi de öldürtseydik keşke.
Katniss, dağları deler tek başına, çölleri aşar bir tek o, erleri yener kız başına.
Demedi demeyin.

BenZekininBebişiyim
11-02-2011, 00:14
Sahi "yârim" ne güzel kelimeydi.
Ağızda akide şekeri.
"Yârim" der, sonra bir es verir, gayriihtiyari susardın.
Söyleyecek söz kalmazdı ardından.
Tek başına kaç cümleye bedeldi kelimeler.


Elif Şafak - Firarperest

Vatan Gözlüm
12-02-2011, 15:52
" Menfaate dayalı dostluklar, saf temiz duygusallıkları kirletiyor günümüzde.
Ben buna inanmıştım o kızı severken.
Anlamlı, yani art niyetli bakışların duyarsızlıkları bile aşka leke sürerdi düşüncelerime göre.
Ben o kızı işte öyle sevmiştim... "

... Ahmet Günbay YILDIZ - Kiralık Hayaller ...

yuksel061
12-02-2011, 16:15
“Bu taş cebinime benzer ki, ayn-ı makberdir: Dışı sükût ile zâhir, derûnu mahşerdir."
(Bu taş alnıma benzer ki, mezarın ta kendisidir:Dışı sessiz görünse de, içi mahşerdir.)

vildan91
12-02-2011, 16:24
Uğraşma boşuna , başka bestem yok .
Şaşıp da yeniden başlasam aşka,
Ben , sevda tanımam , Leyla'dan başka..

BenZekininBebişiyim
12-02-2011, 16:27
Kaç hayat yaşayınca yorulur insan?
Kaç seneden sonra yaşlı, kaç hezimetten sonra bezgin, kaç sevdadan sonra kalpsiz, kaç kelimeden sonra lâl olur kişi?



Elif Şafak * Firarperest

vildan91
12-02-2011, 16:31
Kaç hayat yaşayınca yorulur insan?
Kaç seneden sonra yaşlı, kaç hezimetten sonra bezgin, kaç sevdadan sonra kalpsiz, kaç kelimeden sonra lâl olur kişi?



Elif Şafak * Firarperest


Kendini tekrarlıyor dememden kasıt bu işte.
Bu söz mesela ,
mahrem kitabından çalıntı.
Kendi kitaplarından çalıyor kadın (:

BenZekininBebişiyim
12-02-2011, 16:35
Kendini tekrarlıyor dememden kasıt bu işte.
Bu söz mesela ,
mahrem kitabından çalıntı.
Kendi kitaplarından çalıyor kadın (:

Mahrem'i okumadığım için bunu bilemem tabi..
Sen ki Elif Şafak denilince aklıma gelen ilk kişisin :D

Benim fark ettiğim kendini tekrarlayışları, bir paragrafta aynı şeyleri farklı farklı cümlelerle söyleyişlerinden oluşuyordu.
Murat Kefeli kadar yapmasa da ya da Erdal Demirkıran'ın yaptığı kadar rahatsız edici olmasa da yapıyor evet..

belalıbaldız
12-02-2011, 17:51
'' Eğer fikrinizi uzattığım kartvitizin altına sığdıramıyorsanız , net bir fikriniz yok demektir..''
David Belasco



Trump 101 Başarıya Giden Yol - Donald J. Trump

BenZekininBebişiyim
12-02-2011, 20:52
Ben gönül ehlini niye seviyorum? Çünkü onlar hoşça bakarlar cümle âleme. Ve dahi kendilerine. Güzel bakar ve güzel görürler. Enerjileri farklıdır, hemen hissedersiniz. Telaşsız, kavgasız, küfürsüz yaşarlar. Gittikleri her yerde etraflarına daim muhabbet saçarlar.



Elif Şafak * Firarperest.

nry7tp
13-02-2011, 20:36
"Dedi ki:
İnsanlar kötü. Ninatta'nın kara yazgısı, eğlencedir onlara.
Bu yüzden uzak dur Nuvanza'dan. Bırak artık onu.
Kopar at içinden,
bir köle nasıl koparırsa tarladaki ayrık otunu."

vildan91
15-02-2011, 01:25
Aşk bizde doyum noktasına ulaştı artık..
Bak, duvarlar dilsiz ruhsuz bu duvarlar,
ses vermiyor artık feryadımıza..

atonal18
15-02-2011, 19:13
Fuzuli aşk ayrılığının azab olduğunu, azab kelimesinin a-z-b kökünden türediğini, bunun da "lezzet" demek olduğunu söylüyordu.

Demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu."

İskender PALA - Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

atonal18
16-02-2011, 18:09
Belli olmaz, değerini bilmediğiniz bir anla kaybettiğiniz bir gelecek, belki de değerini bileceğiniz bir başka anla size bağışlanacaktır...ahmet altan

vildan91
16-02-2011, 18:24
Kötülük evrensel artık ve neredeyse bizim kadar da görünmez..
Sen savunmada oynuyorsun , rakibin saldırıda..

ASRIN
16-02-2011, 18:29
"Gemileri limanlarda en çok sevgiler tutar... Siz halatları görürsünüz... Gidecekleri, göndermek istemeyenlerin sevgisi fırtınaların uzun nedeni..."

uyuzzz88
16-02-2011, 19:15
'' bir adın kalmalı feriye birde kahreden gurbet beni affet kaybetmek için erken sevmek için çok geç''

-useless-
16-02-2011, 22:36
" Bizler uzun bir seferdeyiz. Buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz. O yollarda zulümatı dağıtacak bir nur ve bir erzak lazımdır. Güvendiğimiz akıl ve ilimden ümit yok. Ancak Kur'ân'ın güneşinden, Rahmanın hazinesinden tedarik edilebilir. "

maeve
16-02-2011, 23:06
"İnsanlar bildiklerinin yüzde yirmi beşini öğretmenlerinden, yüzde yirmi beşini kendilerine kulak vererek, yüzde yirmi beşini dostlarından, yüzde yirmi beşini de zamandan öğrenirler"

Paula Coelho / Portobello Cadısı

brein_box
17-02-2011, 03:12
pandorella msj at bana

atonal18
17-02-2011, 18:30
Gittin.Başlarım böyle sevmeye dedim, başladım ....
//Gökhan İğnesi