PDA

Tüm Versiyonu Göster : şiir cümbüşü yapalım...


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 [7] 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34

alerjik_nane
18-09-2008, 12:13
Bu olsa gerek...

Hapsedip içine,
Ta derinlerine kalbinin,
Umudu gözlerinde,
Yaşatarak yaşamak...
Kimsenin bilmediği,
Cevabını kendin bile çözemediğin,
Soruları alarak koynuna,
Soğuk gecelere dayanmak...
Zaman zaman dost diye,
Konuştuğun duvarların,
Sana sırt çevirdiğinde,
İnatla yalnızlığı yaşamak...
Gökten yağan karın,
Dolular halinde yağıp,
Kırarcasına başını,
Acıyı hissederek,
Başını dik tutmak...
Dilekler tuttuğun,
Erik ağacının,
Kuruyup meyvesinin kalmadığı an,
Vücudundan kopmuş bir parça gibi,
Acizliği yaşamamak için,
Sarılmak hayata...
Gün batımını kaçırmamak,
O muhteşem kızıllığı,
Gözlerinden kaybolmasın diye,
Günlerce, aylarca, yıllarca,
Koşmak dağlardan dağlara...
Yaşlanınca yavaşlayarak,
Fark edilince yüzünde çizgiler,
Yolun sonunu hissettiğinde,
İlk gün ki gibi heyecanlanıyorsan,
Bil ki başardın be arkadaş...

Mehmet Aydemir

portakal_ordakal
18-09-2008, 12:17
PATLICAN OTURTMA
aşkımı söyledim sana
ne bakıyorsun anlamadın galiba
kim kızacak sana
çok kötü kokuyorsun
patlıcan oturtma ....

kendime ait nadide bir şiirim ....

Zey_Zek
18-09-2008, 13:00
{..BİR ADIN KALMALI..} ..

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

AHMET HAMDİ TANPINAR

Çok sevdiğim bir şiirdir.. {..BİR ADIN KALMALI..} ..

misanthrope
18-09-2008, 15:48
MERDİVEN

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak..

Sular sarardı.. Yüzün perde perde solmakta,
Kızıl hevâları seyret ki akşam olmakta..

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta ,
Kızıl hevâları seyret ki akşam olmakta ...


Ahmet Haşim

nfk
18-09-2008, 15:52
ÇİLE
...
Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...
NFK

umut_ışığım
18-09-2008, 16:08
Sen Hiç Eylülde Sevdin mi?



Bir sabah,

Zamanı durdurdun sen...

Ayrılığı ekledin sonbahara...

Mevsimin bütün bulutları,

Gözlerimde birikti de

Ben yağamadım bakışlarına...

Söyle!

Hangi güneş

Baharı getirecek şimdi bana?

Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç

Ben nasıl içebilirim yokluğuna?

Belki,

Zamansızdı sevgim

En az gidişin kadar!

Elde değil bu.....

Sen hiç eylülde sevip de

Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı?

Bilemezsin sevdiğim...

Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı.....

Doğduğum gündeyim şimdi...

Yoksun!

Bir başıma içip,

Kağıda gidişini karaladım...

Hazanda sevmek akıl karı değilmiş sevgili

Anladım...


OKAN SAVCI

mutsuz palyaco
19-09-2008, 22:06
Bekle Beni

-Karlar tozarken bekle
Ortalık ağarırken bekle
Kimseler beklemezken bekle beni
K.Simonov

I
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni

Bahar geldiğinde
kırlara çıkacaksın
dizboyu otlar üstünde
koş koşabildiğince
ve sakın yitirme neşeyi

Kırların sessizliğinde
yüreğinin sesini dinle
ve orada benim için
küçücük bir yer ayır
ve bekle beni küçüğüm

Doğa pervasızdır biraz
bakarsın en olmaz yerde
masmavi bir su fışkırır
ve suyun ışıldayan göğsünde
sevincin nilüferleri

Bahar şaşırtmasın seni
sırtüstü uzan bir gölgeye
suların, kuşların sesini dinle
ve bekle beni orada
döneceğim küçüğüm

II
Mapusane türküleri
hüzünlüdür biraz
belki her dinleyişinde
yüreğin burkulmakta
için sızlamaktadır

Ama acılara alışılmaz
birşeyler var değişecek
birşeyler var
değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak

Beş on yıl dediğin
pek kolay geçmeyebilir
üstelik bu savaş
bu kahredici kıyım
bitmeyebilir daha uzun süre

Ama sen sahip çıkarak
yaşama ve sevince
bekle beni küçüğüm
acılar bitecek bir gün
sevgiler çiçek açacak

Mapusane türküleri
hüzünlüyse de biraz
yüreğin burkulmasın
için sızlamasın sakın
ve bekle beni küçüğüm

III
Kış kıyamet bir gün
bakarsın çıkıp gelmişim
varsın azgınlaşsın tipi
ve uğuldayadursun
dışardaki rüzgâr

Sakın şaşırma küçüğüm
üşümüş bir serçe gibi
titremesin ellerin
apansız çıkıp geleceğim
kış kıyamet de olsa bir gün

Uğuldayan bu rüzgâr
bu delice yağan kar
ürkütmesin seni
direnmektir artık
bekleyişin öbür adı

Sen türküler söyle
ve gülümse küçüğüm
çünkü sesinin
ırmağıyla yeşerecek
hasretin bozkırları

Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni küçüğüm

Ahmet Telli

KristalDenizaltı
19-09-2008, 22:44
SİTEM...

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

TheİmamOfCemaat
19-09-2008, 22:50
GİDENLERİ ANLATIYORUM

İştahımın gücünden arta kalan
Yarım dilim ekmekten utanıyorum
Açların boyun büktüğü memlekette
Kişi özgürlükten lâf etmemeli

Sevince alabildiğine sevmeli
Yoksun sevgilerle değil böyle
Bir elmayı dişler gibi diri diri
Ama genç ama ak saçlısın
Evrene bir şey katmalı sevdin mi

İnsan içince tam içmeli
Sıyrılmalı bozukdüzenliğinden
Mutluluktan bir şeyler getirmeli

Sıra sıra yataklardan utanıyorum
Umutsuz sönüp gidenlerden
Gözler bakarken ateş böcekleri gibi
Mayıs gecelerinden ses vermeli

Kişi ölecekse insanca ölmeli
Böyle tutsak böyle utanç içinde değil
Bir sedyede boylu boyunca uzatılmış
İki eli iki yanında gitmemeli


Rıfat ILGAZ

ozgurseven
20-09-2008, 04:09
Sevgi bahtolmuş ezelden bize
Sizde bir türlü bizde bir türlü
Alaca düşmüş gördüğümüze
Sizde bir türlü, bizde bir türlü

Donandı dağlar bahar olunca
Gölgem kayboldu gönlüm dolunca
Güzeli görmek boylu boyunca
Sizde bir türlü bizde bir türlü

İstemem versen cihan varını
Gönül nakşetti, güle yarını
Her yüzde görmek dost didarını
Sizde bir türlü bizde bir türlü


Yûnus Emre

TheİmamOfCemaat
20-09-2008, 04:19
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

CEMAL SÜREYA

ilxen
21-09-2008, 03:50
Gidersen Yıkılır Bu Kent

gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
yanlış adresteydik,'kimliksizdik' belki
sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı
üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

gidersen kim sular fesleğenleri
kuşlar nereye sığınır akşam olunca

sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
bir de seni ekliyorum susuşlarıma

selamsız saygısız yürüyelim sokakları
belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
yüreğimize alırız onları, ısıtırız
gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

gidersen kar yağar avuçlarıma
bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
isyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
bir tufan olurum sustuğun her yerde

Ahmet Telli

maqarna
21-09-2008, 03:57
EMPERYAL OTELİ

ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
duvardaki saat duracaktı
kalbim kendiliğinden duracaktı
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
emperyal otelinde bu sonbahar
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz
bir nokta bir hat kalmışlığımız
bu rezil bu çarşamba günü
intihar etmiş kötümser yapraklar
öksürüklü aksırıklı bu takvim
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sesleri liman sislerinde boğulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtır saat beş buçuktur
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez
otelin penceresinde duracaktın
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı
kış geceleri gibi uzun uzun
tek damla gözyaşı dökmeksizin
maria dolores ağlayacaktı
istanbul'u yağmur tutacaktı
bütün bir gün iş arayacaktım
sana bir türkü getirecektim
kulaklarımız çınlayacaktı
emperyal oteli'nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler
asmalımesçit'teki rum kemancı
böyle rüzgarsız kalmışlığımız
bu bizim çektiğimiz sancı
el ele tutuşmuş geziyordu
gazeteler cinayeti yazıyordu
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
emperyal oteli'nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı'nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün.

ATTİLA İLHAN

EYLÜLCEM
21-09-2008, 04:03
Bi gelsen diyorum

--------------------------------------------------------------------------------

Hasretinin pençesindeyim yine ,
adını haykırsamda şu koca evrene
duyamayacak kadar uzaksın biliyorum .
Alışkın değilim bu yalnızlığa ,
gözyaşlarıyla ıslanıyor yine gecelerim,
isterdimki bir sen duy çığlıklarımı,
bir tek seni haykırsın şarkılarım,
bir tek sen yanımda ol .
Oysa körü körüne bağlandığım hayallerim var benim.
Adı yok bu aşkın,
sensiz geçen gecelerin tadı yok.
Bi gelsen diyorum....
ısıtsan üşüyen özlemlerimi,
seninle can bulsa yeniden düşlerim...
Kendimle kavgam artık son bulsa ,
biliyorum bu vedaların sonu yok.
Bigün yine gelip yine kaybolacaksın,
kendi kendime sarmaya çalışıcam yaralarımı...
Ne başı vardı,ne sonu olacak bu sevdanın,
zamanla yarışıp durmaktan yorgunum artık
gelsende gelmesende sonsuza dek sevicem seni ....
30 ağustos 2008.saat.01.00

__Hayber__
21-09-2008, 04:12
Bilmek acı çekmektir. Ve bildik;
Karanlıktan çıkıp gelen her haber
Gereken acıyı verdi bize:
Gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
Karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
Değişime uğradı acılar.
Gerçek bu ölümde yaşam oldu.
Ağırdı sessizliğin çuvalı

mutsuz palyaco
21-09-2008, 17:21
Ayrılık Hediyesi


Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldım tenhasında gecenin
Avutulmamış bir ben...

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Bu da benden sana
Ayrılığın hediyesi olsun

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi
Bir bir yargılayıp asıyorum
Bu son olsun be... bu son olsun!
Bu da benim sana
Ayrılırken mazeretim olsun!

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın!
İşi-gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında sensizliğin
Hiç uyumamış bir ben...

Şimdi dişlerimi sıkıp
Dudaklarıma kanamayı öğrettim
Ki bu kızıl damlalar
Körpe yanağında bir veda busesi olsun
Bu da benden sana
Heba edilmiş bir aşkın
Son nefesi olsun...

Kafamı duvara vurmadan
Tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece durdurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun be! ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana
Ayrılırken şikayetim olsun

Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun
Her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun
İsterim sen de yan ömrüne hep ağla
Hep ağla bu benden son dua
Bu benden ayrılık hediyesi olsun

Yusuf Hayaloğlu

KELAAYNAK
21-09-2008, 17:46
sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında
yürüyürum ardıma bakmadan yürüyorum........

ece_ersinN
21-09-2008, 17:53
ORANLAMA

Bir sen eksiktin sarıyıldız hoşgeldin
Geç bakalım karşıma benimle içer misin
Ağlar mısın içince burnuna çeker misin
Gözyaşların yakabilir mi dudaklarımı
Ama neden titriyorsun öyle sarıyıldız

Bak ben su taşıyorum ince elekle
İğne deliğinden dünyayı geçiriyorum
Bak ben aklıma uyup sarıyıldız
Durmadan aklımı şaşırıyorum
Sen beni kaçıncı binden tanıyorsun ki

Hadi bana çelik mavisi bir gece getir
Hadi dostlukları tek tek koparıp getir
Alnımdan öp beni e mi, yitik sıcaklığımı getir
Gençliğimi çılgınlığımı deli günlerimi getir
Ne o sarıyıldız sen de mi ağlıyorsun

Hasan HÜSEYİN

enis-nazli1903
23-09-2008, 02:17
Madem ki bu kere maglubuz
Netsek neylesek zaid
Gayri uzatmam sözü
Madem ki fetva bize ait
Verin ki basak bagrina mührümüzü

TheİmamOfCemaat
23-09-2008, 03:14
Amansız Eylül

Hatırla o ilk günkü heyecanı
Ürkek bakışlarını getir aklına sonra
Kaçışını
Sevdadan ayrılığa umarsız akışını düşün
Ve şimdiki ayrılığa ekle her birini
Ne kadar zamansız bu kopuş
Ne kadar da anlamsız öyle değil mi?

Oysa sevda avucundaydı
Gözbebeklerin büyüyordu aynalarda
Sen, sen olmaktan çıkıyordun
Bir sevmek geliyordu aklına....
Bir de sevilmek...
Yüreğimin mührünü görüyordum bakışlarında

Neden sonra ayrılık geldi
Şaşırmadım,
Mevsim sonbahardı...
Sabaha karşı diline vurdu elveda
Soluksuz kaldım, sustum
Sonra birden bir yağmur başladı.....

Ben bu ağrıyı iyi bilirim
Islanırım ayrılığın ilk saatlerinde
Alışkınım.....
Saatler tüm gücüyle vurduğunda geceye
Kendimi caddelere bırakırım...

Gidiyordun sonunda....
Bulutlar,
Ayrılığın sancısını bırakıyordu şehre...
Hatırlarsın?
Amansız bir eylüldü.
Ve güzün bütün yaprakları
Sen gidince döküldü.....

Okan Savcı

TheİmamOfCemaat
23-09-2008, 05:01
İlişme Yalnızlığıma

varsa eger bugünün
yasanacaklar listesinde ayrılık
yasanır...
ve varsa eger
masum ayrılıklardan sonra
kavusma ümidi
yalnız da kalınır...
ama savrulup durmam ben
baslangıçla bitisler arasında...
barut gibiyim!
Atesle yaklasma,
Yüregim dinamit...
Yalnızlıgıma ilisme!
Ya bir mucize yarat
Ya da dönmeksizin çek git.

Okan Savcı

umut_ışığım
24-09-2008, 02:18
Kırk Yılda Bir Gibisin / Duygusuz sevişmeler taciri

Artık çok iyi anlıyorum. Aşk varsa; o asıl, sevişmeden sonra başlayandır...
Peki başlamıyorsa; bir uçurum açılıyor ve orada,seviştikten önce ve sonra yitirilenler özleniyorsa...

Seni yargıladığımı düşünme; ama hissediyorum,
görüyorum ve buna engel olamıyorum ne yazık ki...
Ve gördüklerim acı veriyor bana...

Çünkü buraya geldiğinden beri benimle sevişmeyi aklından geçirdiğin için,
bana öylesine uzak ve öylesine yabancısın ki...
Hem nasıl da aceleci, hoyrat, nasıl da dikkatsizsin...

Söylediklerimin hiçbiri geçmiyor sana... Bana değil, sanki benden çok uzaktaki garip bir boşluğa bakıyorsun... Orada bütün yitirdiklerini, ertelediklerini, isteyip de elinden kaçan bütün fırsatları görüyorsun sanki...

Fırın gibi sımsıcak bir odada, başsız, kolsuz, ayaksız bedenler hayal ediyorsun sanki...

Tarihsiz, itaatkâr, kimliksiz, kimliksiz olduğu için sonsuz cömert, sonsuz dilsiz bedenler...
Bana ya da bir başkasına ait olup olmadığı bile önemli olmayan bedenler...
Şu an abartılı, zorlama bir yakınlığın var bana karşı...

Beni tarihsiz, kimliksiz ve ruhu olmayan bir beden olarak düşünürken aslında kendini de öyle hissetmeye zorluyorsun...

Benimle, kaybettiğin benliğini yeniden bulmak için sevişmek istediğine inandırıyorsun kendini...

Oysa şu an beni duymadığın,beni geçiştirdiğin gibi, kendini de duymuyor, kendini de geçiştiriyorsun...

Ve kendine bunu nasıl yapabildiğini düşünmek bile istemiyorsun şimdi...

Bir yanın yaşımı, göğüslerimi düşünürken; bir yanın bana sonsuza dek âşık olmayı,
ruhumda erimeyi, bütün bu arayışların ve savrulmaların son bulmasını istiyor...

Aşkı istiyorsun, ama bunun koşulu güzelliğim, gençliğim, diriliğim oluyor yine de...

Hep, ama hep ayırıyorsun ruhumu bedenimden... Ruhumu güzelliğimden, gençliğimden...

Beni imkânsız bir şekilde ikiye bölüyorsun; beni umutsuz bir şekilde benden kopartıyorsun...

Ruhum üşüyor; üşüyor, çünkü sen sadece bedenimle ilgileniyorsun...

Sana heyecan veren, gözünü karartan, ruhum, duygularım değil, bedenim...
Düşüncelerim değil güzelliğim... Düşlerim değil gençliğim, çekiciliğim...

Beni bedenime, güzelliğime, gençliğime rakip kılıyorsun...

İkimizin arasına giriyor bedenim, gençliğim, diriliğim...
Seni tanımakta, anlamakta zorlanıyorum...
Beni gerçekten sevip sevmediğini anlamakta zorlanıyorum...
Çünkü güzelliğim seni iki yüzlü bir köle yapıyor...

Hazlar ve duygusuz sevişmeler taciri yapıyor...

Seni böyle hoyrat, seni böyle maskeli görmeye dayanamıyorum.
Ruhumdan böyle uzak... Kayboluşunu kanıksamış...
Niye böyle susuz ve niye böyle düşkün olduğunu unutmuş görmeye dayanamıyorum...

Seni şu an, hiç sevişmeden, gerçek sen olarak görmek için yüzlerce yıl yaşlanmak ve nasıl oluyorsa, işte öyle çirkinleşmek isterdim... Bedenim, güzelliğim değil, sadece ruhum, o dinmeyen özlemim, o öksüz acım sana acı versin, seni duygulandırsın isterdim...

Ama olmayacak biliyorum. Olmayacak ve birazdan sevişeceğiz...
Sana karşı koymayacağım; çünkü seni yitirmekten korkuyorum.
Her şeye rağmen korkuyorum...
Bunu düşünmenin seni sonsuza dek yitirmek olduğunu bile bile korkuyorum bundan....

Biliyorum, sevişmemiz bittikten sonra o yapay nezaketin,
o zorlama coşkun yerini hoyrat bir suskunluğa ve kayıtsızlığa bırakacak...
Zaten başından beri aramızda var olan o derin uçurumun bu defa üstü açılacak...
Bu oyunu hep oynadık biz...
Sen, sana verilmesini çok istediğin aşkla karşılaşmaktan çok korktuğun için; ben,
seni yitirmemek için, her şeyi görmezlikten geldiğim için hep oynadık bu oyunu...
Ve her defasında önümüzde o karanlık uçurum açıldı...
Her defasında çok sarsılsam da, yabancısı değilim bu duygunun, bu uçurumun...

Masken düştü şimdi... Yolunu tamamen kaybettin... Kendinlesin şimdi...

Benimse, senin için bedenim bitti... Bitti güzelliğim, bitti seni benden uzaklaştıran her şey...
Ama biliyor musun bu halini, bu pişmanlığını seviyorum senin...
Çünkü sensin bu...
Çıplak, mahcup, yenik ve en dipte...
Bana şimdi nasıl davranacağını bilemiyorsun...

Ansızın, şu an, içinde bir ateş yansa ve keşke böyle anlarda hiç olmadığın kadar cesur olsan
ve bana neden o çok özlediğin aşkından bu denli korktuğunu anlatabilsen....

Bu korkunun sende nasıl bir inançsızlığa yol açtığını tanımlayabilsen...
Nasılsa çok seversem karşılık göremem, kırılırım; çok seversem,
bu aşka layık olmadığım, bana benden çok güçlü biri tarafından bir gün mutlaka söylenir,
diye sadece fiziksel güzelliğe tapınmayı, içindeki o sonsuz aşk özlemine rağmen
nasıl sürdürebildiğini bana itiraf edebilsen...

O zaman, ben de seni yitirmemek için seninle her seviştiğimde, seni nasıl yitirdiğimi itiraf ederim...

Ve neden senin şu anki pişmanlığının ve düştüğün boşluğun sebebinin benim o bin yıllık korkularımdan ve alışkanlıklarımdan kaynaklandığını anlatırım sana...

Biliyorum, bir an önce giyinip evinden gitmemi istiyorsun...
Bir an önce içindeki dramla, içindeki kırgınlıkla yapayalnız kalmak istiyorsun.

Birazdan, çekip kapıyı çıkacağım evinden...
Biliyorum, birazdan, ben gidince, işte asıl o zaman beni gerçekten düşünmeye başlayacaksın...
Bütün geceyi... Ve bütün hayatını. . .

Ruhumu değil, sadece bedenimi ele geçirerek kaybolduğun çölde,
yolunu bulacağını sanırken nasıl da yanıldığını...
Ve kimse acı çekmesin derken ve bu yüzden aşktan kaçarken,
ikimizi de nasıl sonsuz bir yalnızlığa ve sonsuz bir üşümeye terk ettiğini ürpererek düşüneceksin...
Her sevişmemizden sonra, sefaleti bir kez daha kanıtlanan birlikteliğimizi bütün o sahipsiz yüzleriyle düşüneceksin...

Ve şimdilik, ben seni en çok böyle anların için seveceğim...
Böyle anların için özleyeceğim... Başka tutunacak bir şeyim yok bu hayatta...

Beni, en çok ben yanında yokken özleyişini özleyeceğim...

Cezmi Ersöz

Zey_Zek
24-09-2008, 03:11
ARAYIŞ

Bir tas zehir verin bana içeyim

Tek unutmak için acılarımı

Baksana; kırdılar kapılarımı

Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim

Kurşuna dizdiler anılarımı

Yenik düştüm bu savaşta neyleyim

Bir mezar nasılsa işte öyleyim

Unuttum en güzel şarkılarımı

Gündüzü yok upuzun bir geceyim

Yitirdim umut kırıntılarımı

Sevgimi, neşemi, bütün varımı

Çaresiz bir yokluğun içindeyim

Gömdüm içime yıkıntılarımı

Arıyor bir yarım öbür yarımı....

Ü.Y.OĞUZCAN

mehmetxyz
24-09-2008, 03:23
Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

Necip Fazıl Kısakürek

lenin
24-09-2008, 20:51
Benim düşlerimin içinde
O uyuyordu, duyuyordum.
Ben bir uykusunda onun,
Bir düş'ünde bulundum..
Uyuyordu,duyuyordu,
Avundum.


Benim düşlerimin içinde
O uyumuyordu, biliyordum.
Ben ne bir uykusunda onun,
Ne de bir düş'ünde bulundum..
Bulunsaydım,
Vururdum.

Özdemir Asaf

HosCakal__
24-09-2008, 21:33
Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

Necip Fazıl Kısakürek

ideolojik anlamda çok zıt olsam da kendisiyle edebi yönünü severim, beğenirim.bilhassa bu şiiri.düşünceleri yüzünden acı çekmiş bir edebiyatçıdır kendisi...

HosCakal__
24-09-2008, 21:37
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol BEHRAMOĞLU

ckrdk
26-09-2008, 03:47
AŞK !..

Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık

Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık

AHMET HAMDİ TANPINAR

bengüs
26-09-2008, 03:57
Diğer Yanın
En şık elbiselerin
Diğer yanının tezgahında dokundu.
En tatlı yemeklerin
Diğer yanının sofrasında yediğin.
İstirahat ettiğin en rahat divan
Diğer yanının evindeki.
Allah aşkına!
De bana
Nasıl olur da
Kendini diğer yanından ayırabilirsin?


Halil Cibran

bengüs
26-09-2008, 04:00
Yenilgi
Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim.
Binlerce yengiden de bana değerli olan sen!
Dünyadaki tüm parlak başarılardan
sensin yüreğime yakın olanı!

Yenilgi, yenilgim, baskaldırım
ve de benim kendimle tanışmam.
Sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan
ve solmuş defneler peşinde koşmayan
biri olduğumun bilincindeyim;
ve sende, yalnızlığımı buldum
ve de herkesten uzak,
ve de gururlu olmayı.

Yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım
ve de kalkanım.
Gözlerinde okudum tahtı arayanın
kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.
Ve, bir kimsenin derinliklerindeki
esasını anlayabilmemiz için
onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.
Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki,
bir meyvenin tadına varılabildiğini.

Yenilgi, yenilgim,
benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım
şarkımı, bağrışmalarımı, sessizliklerimi hep duyacaksın.
Ve senden baska hiçkimse bana söz etmeyecek
kanat çırpınmalarından ve deniz kabarmalarından
ve de geceleri yanan dağlardan.
Ve sen, tek başına
ruhumun sarp ve kayalık
yollarından tırmanacaksın.

Yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim
sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;
ve biz ikimiz, derin mezarlar kazacağız
içimizde ölmekte olanlara;
ve tutunacağız, tüm gücümüzle,
güneşin karşısında;
ve de tehlikeli olacağız.


'Deli-' 1918


Halil Cibran

alerjik_nane
26-09-2008, 10:23
Bahar

bugün kuşlar kaçmadı benden
uzattım elimi okşadım penceremden
sırtımda buluttan gömlek
ellerim ayaklarım
üstüm başım hep çiçek
içimde kıpır kıpır yine o garip böcek
hayra alamet değil
beni deli edecek
ya o mevsim gelmiştir
ya sevdiğim gelecek

46akasya
26-09-2008, 12:50
AZADLI KÖLE

Dilim düşürmez oldu ismini
Dudaklarım öper oldu resmini
Nasıl bir iz bıraktınki gözlerimde
Heryerde görür oldu cismini

Bu gidiş devam eder mi böyle
Hasret zincirini kıracak mıyız söyle
Yeterki cismini değil seni göreyim
Razıyım yanında olmaya azadlı köle…

...Beytullah Elbir...

misanthrope
30-09-2008, 13:01
YAŞIYORUM DEMEK

Çok merak ediyorum kendimi
Başıma birşey mi geldi
Öldüm mü kaldım mı
Hiçbir haber yok kendimden
Bu sabah kapımı çaldım
Kapıyı açan kendim
Bir süre kendime baktım
Bu güleç yüz bendim
Oh ne güzel bir sabah
Bugün de yaşıyorum demek
Benden başka yok kimsem
Beni merak edecek


Aziz Nesin

misanthrope
30-09-2008, 13:02
SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden


Yahya Kemal Beyatlı

misanthrope
30-09-2008, 13:02
GÜLÜMSE

Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!


Ömer Hayyam

misanthrope
01-10-2008, 00:39
ÇOCUKÇADA BEN DE VARIM

Ben böyle yazdım sanma
Ben böyle düşündüm
Başından beri
Sözcükler koşuyordu
Düşünmelerimin ardından
Çocuklar, çocuklar gibi
Bayram yerlerinde

Çocuklar oynuyordu
Düşlerimin içindeki
Bayram yerlerinde

Ben onlara
Hiçbir zaman
Kapalı perdeleri göstermedim
Kapalı kapıları göstermedim

Hiçbirini salıncağa bindirmedim
Sallamadım
Atlı karıncalarda döndürmedim
Onlar gelişi gidiş sandırırlar
Vuruşan otoları seviyorlardı onlar
Çünkü hem gidiyorlardı
Gidiyorken güldürüyorlardı
Kafa kafaya vurduruyorlardı
Gülüyorlardı
Bizi kandırdıkları gibi kandırırlar
Onlar
Yarın oynayacakları oyunu
Oyunun başını sonunu
Bizlerden iyi biliyorlardı


Özdemir Asaf

BeRFiNo
02-10-2008, 23:01
"...
gece
bir tabut gibi çöker omuzlarıma
bir ölünün iç çekmesi olur rüzgar
hüzünle düşünürüm uzaktaki bir evi
yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
hasreti bir ben bilirim
bir de gecenin gözlerindeki baykuş
baykuş kötü kuş baykuş çirkin kuş
onu hüznümle güzelleştiririm. hüznümle
süsler...bir damın üstüne oturturum
süsler...damımın üstüne oturturum

-sizi hiç bu kadar yakından görmedimdi

yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
abimin acıyla yontulmuş yüzü
yaşlı bir güvercin gibi düşer avuçlarıma
dağılır ses olur acısı
ezberlediğim bir öğüdü yineler bana

-çocuğum üşütme yüreğini
şimdi hüzün mevsimidir bütün şiirleri gezen

ben doğma büyüme evciyim göç benim harcım değil
hasret bana çabuk dokunur yalnızken karanlıktan
korkarım

mesela mevsim kışsa yağmur yağıyorsa
mesela annem de yoksa yanımda
mesela, şimşek de çakıyorsa ben çok korkarım ağlarım

-ana bana kurşun dök...dua oku...üfle ana
ana ben daha çok küçüğüm...bana ninni söyle ana
yalnızım...bunu hep söylüyorum
yalnızım...bunu hep söylüyorum

geceyi çarmıha geriyorum kimseler tapmıyor
hüznümü ölçeğe vuruyorum yüreğine sığmıyor
her şey ne kadar olabilir meraklanıyorum
yüzüme dokundukça tırnaklarım kanıyor
yalnızlığımı hüznümle yoğuran gece
öyle basitsin ki sen bütün şiirlerin içinde
biliyorum...biliyorum bunu da biliyorum
gökteki yıldızlar kadar dizeler yazılsa da
kendime kendimden başka kendim yok
ne utancımı kuşanan bir sevgi
ne çirkinliğimi öpen bir kız

yalnızlığımdan yalnızlığım yalnız

-ana bana bir hal oldu. hep böyle titriyorum
ana çok üşüyorum, ıhlamur ısıt bana

yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
ben sevgiye hasretim, sevgi uzakta

ey insanlar
ey gecede unutulmuşluğumun yargıçları
iğrenerek öpüyorum parmaklarınızı
iğrenerek...hepinizi kucaklıyorum ilkin
ağzınızı dudaklarınızı dişlerinizi öpüyorum
bilmiyorsunuz...ben kendimi öpüyorum

cinsel bir çiftleşmedir çarşaflar
ıslak bir gece en fazla kendini çoğaltır
bir solucan vücuduna yeni bir halka ekler
döllenir acı...sevişme daha da erselikleşir

-hü'yü tanıdım size anlatmalıyım bir gün
size bir gün mutlaka hü'yü anlatmalıyım

geceyse
tükenmişse güneşin güçlülüğü
gök gözlerinin buğusunu yansıtır
senin acın acıların ölümüne gebedir
korkma yavrum
ne gece ne geceler senin
suçsuz mızıkçılığını küçültemez
bir çirkini öpmek için uzattığın yüreğini

güzelleşip bir sevginin göğsüne yatmak biraz
biraz yorgun biraz korkak bir insan sevmek biraz
dayayıp sırtını gecenin duvarına
bir ölünün ağzını dudağını öpmek biraz

yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
ben sevgiye hasretim, sevgi uzakta

ey kanımda tefler çalan mevsimle gelen
sesimi çakallarla boğan gece
hüznüme vur acımı soy
beni de kuşat
boris karlof kadar masum yüzümü
karanlığınla frenkeştaynla
çünkü artık büyütmeliyim içimde nefreti
kalbim ki yıllardır iyiliğe abone
nerde bir insan görse
bırakır sevgi kuşlarını
çünkü o bağışlar yargıçlarını
kendi yasalarını kuramıyan yargıçlarını

ey gecede unutulmuşluğumun suçluları
ey yanlışlığımın yanlış yargılayıcıları
suçum: nefreti öksüz bırakmak
savunmam: sevgimi yüceltmek içindir
sakalım yok biliyorum ama kötü değilim
büyükleri sayarım küçükleri severim
çocukları incitmeden severim...kadını öpmesini
bilirim

sizi de sizi de öpmesini bilirim

-ana ben çok yalnızım...benim başka sevgim yok
içimde utanç çiçeği gibi büyüyor hü

kural tanımayan sevgim benim
aykırım fizikötem doğaüstüm yanlışlığım
aşkım..sevgili yanılgım benim başyargıcım
nefretim nefretim nerdesin

kalbim
bir gün elbette sana hükmedeceğim

elbet geçer bu hüzün mevsimi
bir baykuş bir serçeyle arkadaş olduğu gün
o gün size sevinci de anlatıcam
bir solucan bir leylekle çiftleştiği gün
o gün bahar mevsimidir size aşkı anlatacağım

ve bir gün elbette yıldızları sayacağım

-gelin kucaklayın beni...yıldızları sayamıyorum...

..."


Arkadaş Zekai Özger

mutsuz palyaco
03-10-2008, 20:33
deli dolu geçtik ateş hatlarından
sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
sevdikçe korktum
korktukça daha çok sevdim
er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum
neden sonra farkına varıyor insan
ayağına takılan bütün taşları
yoluna kendi döşediğinin

senin yarınlara inancın benden yüklüydü
daha cesaretliydin
planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
er geç açacaktı biliyordun
deli sevdalı çocuk ruhumun
nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında
bir sonsuzluk buldun kendine
ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
sonra birden
yeşil bir kentte
ılık bir yaz gecesine astın beni

sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
ödedim
cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
son sözün
ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
anılar kemirdi yüreğimi
felç oldu hislerim
zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
tek bir saniye bile süzülmüyordu
ters çevirmeye cesaretim yoktu
çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
korkağı olmuştum

aşkların sonrasında hüzün vardır
ya sen hüznü boğarsın
ya da hüzün seni boğar
ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
yaralı kuş rolüne soyunacağına
yürümeyi denemelisin
hayata dönmelisin

bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
ve sonunu infaz ediyordu içimde
o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
ölen ben olurdum
o gece
hayatın lekesiz bir anında
seni intihar ettim
şimdi katil benim

artık güncemde bir boşluksun
yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
ve sana ait sandığım her şeyin
aslında benim olduğunu öğreniyorum
hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
kendimi keşfettikçe
seni kaybediyorum
ve ufkuma sensizliği
korkusuzca geriyorum

BeRFiNo
03-10-2008, 21:28
Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur


Sunay AKIN

beklenen
03-10-2008, 21:34
BEKLEMEK

gözler önünde işte
Gittikçe arınıyorum kendimden
Her giden güzelleşir
Gidiyorum güzelleşmek için
Unutulsun diye çirkinliklerim
Gelecek birisi güzeldir
Gelince güzel değil
Hele gelmişse çirkin
Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
Ey güzeller güzeli beklediğim
Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
Artık ne gelmek ne de gitmek
Yaşamın en zor yanı beklemek
Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
Doğduğumuzdan beri beklediğimiz
ÖLMEK
AZİZ NESİN

sedefsu
03-10-2008, 21:55
sana, bana, vatanıma, ülkemin insanlarına dair




Telgrafın tellerini kurşunlamalı

Öyle değildi bu türkü bilirim

Bir de içime

-her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen-

bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek

bazan gelmesi beklenen, bazan ansızın çıkagelen

haberler bilirim mektuplar bilirim



gamdan dağlar kurmalıyım

kayaları kelimeler olan

kırk ikindi saymalıyım

kırk hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma

saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından

baştan ayağa ıslanmalıyım

gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım



içimde kaynayan bir mahşer var

bu mahşer bir de annelerin kalbinde kaynar

çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde

ya da çamaşır sererken bahçelerde

alıverirler kara haberini ansızın

okul dönüşü bir trafik kazasında

can veren oğullarının



bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim

bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş

bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine

karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin

beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan

ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde

örneğin hint okyanusu gibi derin

isyanın kapkara sularına dalan



nice akşamlar bilirim ki

karanlığını bir millet hastanesinde

dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda

başını kalorifer borularına gömmüş

beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden

haber sormaya korkan

genç kızların yüreğinden almıştır.



Bir de baharlar bilirim

Apartman odalarında büyüyen çocukların

Bilmediği, bilemeyeceği

Anadolu bozkırlarında

İstanbul'dan çıkıp Diyarbekre doğru

Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğuyla içen

Cesur otobüs pencerelerinden

Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen

Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları

Tarla kenarlarında

Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış

Irgat çocuklarının

Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken

Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen.



Yazlar bilirim memleketime özgü

Yiğit köy delikanlılarının

İncir çekirdeği meselelerle birbirlerini kurşunladığı

Birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan

Üstüne cehennem güneşlerde göğermiş

Mor sinekler konup kalkan

Diğeri kan ter içinde yayla yollarında

Mavzerinin demirini alnına dayamış

Yüreği susuzluktan bunalan

İçinden mahpushane çeşmeleri akan

Ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp

Apansız silahına davranan

Nice delikanlıların figüranlık yaptığı

Yazlar bilirim memleketime özgü



Güzler bilirim ülkeme dair

Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir

Kalakalmış bir kıyıda melul ve tenha

Kalbim gibi

Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri

Titreyen kenar mahalle çocukları

Bir sıcak somun için, yalın kat bir don için

Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi



Kadınlar bilirim ülkeme ait

Yürekleri akdeniz gibi geniş

Soluğu afrika gibi sıcak

Göğüsleri çukurova gibi münbit

Dağ gibi otururlar evlerinde

Limanlar gemileri nasıl beklerse

Öyle beklerler erkeklerini

Yaslandın mı çınar gibidir onlar

Sardın mı umut gibi



İsyan şiirleri bilirim sonra

Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden

Harfler harp düzeni almıştır mısralarda

Kimi bir vurguncuğu gece rüyasında yakalamıştır

Kimi bir soygun sofrasında ışıklı salonlarda

Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır.



Müslüman yürekler bilirim daha

Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet

Eller bilirim haşin, hoyrat, mert

Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır

Her kırışığı sorulacak bir hesabı

Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır



Bütün bunların üstüne

Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim

Vatanım, milletim, tüm insanlar, kardeşlerim

Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna, adın gelmeli

Adın kurtuluştur ama söylememeliyim

Can kuşum, umudum, canım sevgilim



Erdem BEYAZIT

baybaskan
05-10-2008, 20:56
Ben Sadece Sevdim

Ayın yüzüne çizdim yalnızlığın resmini
Gözlerine ışık ektim sığıntı yıldızların
Hasta yüzlü gecelerin ağarmış saçlarında
Karanlığı okşadım
En doyumsuz hazlarını yaşadım da zamanın
Sensizliğe alışamadım a gülüm
Yalnızlığı sevemedim
Ben sadece seni sevdim

Ben sadece seni sevdim
Seni düşledim sadece
Yılları yollara saldım
Hasretinle parçaladım kabuğunu zamanın
Yolları yıllara böldüm
Boyutsuz bir mekan buldum düşümde
Gönlüm yitik baharların matemini tutsa da
Ben sadece seni sevdim

Ben sadece seni sevdim
Seni düşledim sadece
Bahar kokulu saçlarından
Düştü avuçlarıma
Kanatları ıslanmış bir kelebek
Ellerime bulaştı kanı tüm çiçeklerin
Gözlerinden gecenin perdesini kaldırdım
Ölümsüzlüğü tattım
Ölüm yoldaşım oldu
Başımı bedenimden azat eyledi sevdan
Ben sadece seni sevdim

Kirpiğinden asılırken bulutlar
Islak yıldızlara benzer gözlerin
Apansız bir deli rüzgar
Saçlarını savururken mehtabın
Yıldızlar dökülür avuçlarıma
Su yanar
Ve gölgeler uyanır ötesinde gecenin
Gönlüm en yanık türküsünü bestelerken gurbetin
Ben sadece seni sevdim

Ben sadece seni sevdim
Seni düşledim sadece
Kimine bir dişi ten yetiyordu
Kimine bir çift derin göz
Bana adın yetti a gülüm
Adın dilimde tespih
Ben sadece seni sevdim

Esmer bir sessizliğin kucağında yıldızlar
Ay gölgeli sulara değdirir saçlarını
Her sabah mavi mavi esneyip durur sema
Bulutların koynunda uykuya dalar güneş
Ben hep seni sayıklarım
Ve adını saklarım
Güllerin şebnemine
Ortak etse de sevdan bülbülün matemine
Ben sadece seni sevdim

Sen yoksan
Yürek noksan
Ve yetersiz her yorum
Renksiz düşler sesimi taşımıyor kuşluğa
Gök sükutun rengine boyanmış bir uçurum
Açılır yıldızların penceresi boşluğa
Gözlerine tutunmazsam
Düşerim biliyorum
Kanat açıp uçmayı sevdan öğretti bana
Ben sadece seni sevdim

Şimdi bir boşluktayım
Bedenimsin bünyemsin
Düşlerin ülkesinde
Adım sanım künyemsin
Bakışın yer gülüşün gök
Saçın gece yüzün gün
Velhasıl tüm dünyamsın
Ben seni tanımadan önce de
Seviyordum a gülüm

Ben sadece seni sevdim
Seni düşledim sadece
Bahar değildi yitirdiğim
Kirpiğimde donan kardelenleri
Yüreğimde saklanan cemreleri
Kanımda açan gülleri
Ve sükutu besteleyen bülbülleri
Hiç sevmedim
Ben sadece seni sevdim

Ve bu şehri hiç sevmedim
Hiç sevmedim buraları
Kapısına çelik atlar bağlanmış
Bu beton mağaralarda seni bulmam imkansız
Oysa ki ta ezelden aşinadır güzelliğine gözlerim
Bakışın göz süzüşün gülüşün kaş çatışın
Genlerime kodlanmıştır suretin
Bil ki
Ben seni tanımadan önce de
Seviyordum a gülüm

Buram buram hasret kokan
Efil efil gurbet tüten
Türkülerle büyüdüm
Anamın ninnisinde sesini duydum senin
Kimdin
Neredeydin
Bilmedim
Bilmek de istemedim
Sevmek bir görevdi deli gönlüme
Ben sadece sevdim

Ben sadece seni sevdim
Seni düşledim sadece
Issız bir dağ başında bir çoban ateşine
Düşen yağmur damlası idi ıslak gözlerin
Seni umut çiçeğine yayla eyledim
Vuslatın seraba döndüğü çölde
Göçebe gönlüme Leyla eyledim
Ah ben öylesine sevdim ki seni
Gurbeti düşlere sıla eyledim
Ben sadece seni sevdim
Sadece seni...

Talat Ülker

baybaskan
05-10-2008, 21:04
Birgün

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin,açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum


Ümit Yaşar Oğuzcan

baybaskan
05-10-2008, 21:09
Desem Ki

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Senden tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!

Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski serap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı

baybaskan
05-10-2008, 21:15
Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın

Ümit Yaşar Oğuzcan

baybaskan
05-10-2008, 21:22
Dağ Başında

Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.

Benim güzelim,
benim ceylan bakışlım,
benim kafamın ateşi,
yüreğimdeki.
Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak,
şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana,
sana tuzlu badem,
kabakçekirdeği.

Şu anda hiçbir şey mümkün degil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzağım ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

Hayır, güzelim,
hayır, ceylan bakışlım,
hayır, kafamın ateşi, hayır,
hayır, yüreğimdeki.
Şu anda mümkün en güzel olan tek bir şey vardır:
Yanarak sevmek seni.

A. Kadir Bilgin

^^pepuk^^
06-10-2008, 03:37
Bilgenin yüreğinde her dilek,
Anka kuşu gibi gizli gerek.
Damla nasıl inci olur denizde:
Sedefler içinde gizlenerek.

ömer hayyam

^^pepuk^^
06-10-2008, 03:40
Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet cehennem?

ömer hayyam

^^pepuk^^
06-10-2008, 12:18
LAVİNİA

Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia


Özdemir ASAF

^^pepuk^^
06-10-2008, 12:20
YALIN
Her seven
Sevilenin boy aynasıdır.
Sevmek
Sevilenin o aynaya bakmasıdır.


Özdemir ASAF

Aşka gönül ile düşersen yanarsın.
Zeka ile düşersen kavrulursun.
Akıl ile düşersen çıldırırsın.
Duygu ile düşersen gülünç olursun.
Aşka düşmezsen kalabalığa karışırsın, ezilirsin.
Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç.



Özdemir ASAF

KristalDenizaltı
06-10-2008, 17:19
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karsısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Ümit Yaşar Oğuzcan

KristalDenizaltı
06-10-2008, 17:20
Değişik
Başka türlü bir şey benim istediğim:
Ne ağaca benzer, ne de buluta.
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava..

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince

Nerde gördüklerim?
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka..

Can Yücel

mehmetxyz
06-10-2008, 17:25
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif Ersoy

^^pepuk^^
07-10-2008, 01:51
Anımsama yeter mi
Bilirsin sen..
Kalan kaldı arkamızda
Bir defa geçilen yollar gibi
Unuttuğumuz günler
Nerde şimdi,
Nerdesin sen.

Beklemekse bekledindi
Eksile azala...
Yürümekse yürüdün,
İyi kötü zamanlar gördün
Saatler durmadı,
Trenler bastı gitti
Burdasın sen.
ŞÜKRAN KURDAKUL

^^pepuk^^
07-10-2008, 01:56
AYNA


Bana benzeyen bir gözlerim kaldı
Bir de kederli bakışlarım
Düşüncemin olmadığı
Aynalarda ben varım

Yalan değil değiştiğim, yalan değil
Şimdi her şarkı beni ağlatır
Deli eden insanı zaman değil
Zamanı unutmamak kahırdır

Zamandı avuçlarımdan uçup giden
Hayallerimin olmadığı yerde
Zamandı düşünceme hükmeden

İlk sevdiğim şimdi kimbilir nerde?
Önce hatıralarımı götürdü ölüm
Zaman aynasında ölümü gördüm
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

^^pepuk^^
07-10-2008, 01:58
BİR AKŞAM GETİR BANA


Bir akşam getir bana,
Bütün akşamlardan farklı
Hançerle güneşi batır deniz kan rengi olsun
En güzel yerinde değişen ufkumuzun
Yaşayalım, eskiden duyduğumuz masalı

Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun

Günler; şimdi kırık bir cam parçası, boyalı
Gel dinle, telleri ses vermiyor ruhumuzun
Biz bu şehirin gürültüsünde kaybolalı

Bir akşam getir bana, yaklaş, sessizce soyun
Baksana perdeler inik, kapılar kapalı
Sus! Akşamla gelişini kimseler duymamalı


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

D İ L A N
07-10-2008, 02:02
Hangi güçtür seni ayakta tutan
yüzyılların ötesinden
gençlikte olduğu gibi canlı ve kıpır kıpır?
Hangi tanrı üfler gün sonunda
hayati soluğunu mezar taşlarında?
Tropiklerin tatlı güneşinden midir?
Sormalı niye Chichen-Itza'da olmaz? diye.
Ormanların neşeli öpücüğü
ya da kuşların nağmeli şarkısından mıdır?
Ve niye Quirigua'da daha derindir uykusu?
Dağların sarp kayalıkları arasında çarparak
çınlayan kaynağın yankısından mıdır?
İnkalar öldü, ne dersek diyelim.



CHE

D İ L A N
07-10-2008, 02:03
FAHRİYE ABLA

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar
Bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin , dişlerin ve akpak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen fahriye abla

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede
Yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede
Bahçede akasyalar açardı baharla
Ne şirin komşumuzdun fahriye abla

Önce upuzun sonra kesik saçın vardı
Tenin buğdaysı , boyun bir başak kadardı
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin
Açılırdı rüzgarda kısa eteklerin
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla
Ne çapkın komşumuzdun sen fahriye abla

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya
En sonunda varmışsın bir erzincanlıya
Bilmem şimdi hala bu ilk kocandamısın
Hala dağları karlı erzincandamısın
Bırak geçmiş günleri gönlüm hatırlasın
Hatırada kalan şeyler değişmez zamanda
Ne vefalı komşumuzdun sen fahriye abla

AHMET MUHİP DIRANAS

baybaskan
07-10-2008, 03:22
Seninle Ölmek Istiyorum

Dag başinda bir avci kulübesi
Yerler diz boyu kar
Ocakta ateş
Dinarda rüzgar
Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun
Yerdeki ayi postunun üzerine uzanmaliyiz
Bütün vücudunu santimetre karelere ayirip
Birer birer öpmeliyim
Ve sonra simsiki sarilmaliyim sana
Böylece ölmeliyiz
Aradan yillar geçip
Bizi bulduklari zaman
Etlerimiz çürümüş olsa da
Kemiklerimiz ayrilmamali birbirinden
Hadi gel
Nefes almak hüner degil
Seninle ölmek istiyorum...

Ümit Yaşar Oğuzcan

^^pepuk^^
08-10-2008, 18:54
GÖZLERİM


Gözlerim,
Gözlerim nerde?

Şeytan aldı, götürdü;
Satamadan getirdi.

Gözlerim,
Gözlerim nerde?

ORHAN VELİ KANIK

^^pepuk^^
08-10-2008, 18:55
BİRDENBİRE


Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.


ORHAN VELİ KANIK

^^pepuk^^
08-10-2008, 18:56
SOL ELİM


Sarhoş oldum da
Seni hatırladım yine;
Sol elim,
Acemi elim,
Zavallı elim!


ORHAN VELİ KANIK

mutsuz palyaco
08-10-2008, 22:25
Yalnız kalmışım yine ,
Beynimi sürekli meşgul eden ,
Beni yalnızlığa iten düşünceler var sadece yanımda ..
Gidiyorum nereye gittiğimi bile bilmeden ,
Gözlerimde yaşlar ..
Karşımda çıkmaz bir sokak !
Sonu olmayan karanlık bir yer …
Aydınlık olsan da insanı karanlığa iten..
Bakıyorum etrafıma ;
Göremiyorum hiç kimseyi , hiçbir şeyi !
Bana görünen sadece karanlık
Ardıma dönüp bakamıyorum …
Bulamıyorum hiçbir yeri
Zaten benim dünüm var zehir gibi..
Neye ne çare arıyorum ki ben ?!
Kalıyorum o köşede , çöküyorum..
Yorgunum , çok yol aldım bu sokakta .
Ağlıyorum çaresizce...
Kurtaranım olur mu acaba ,
Çıkaran olur mu beni de aydınlığa ?
Hiç sanmıyorum !..
Beni yalnızlığa iten , karanlığa iten kişiler
Beni neden çıkarsınlar o karanlıktan ?!!
Yalnız kalmışım , ağlıyorum..
Bu karanlıkta çürümeye yüz tutuyorum...

bigman
09-10-2008, 10:08
Kaptan amca beni geçerken
Karşı kıyılara bırakır mısın
Oralarda ne mi var her şey
Çocuklar sesler ışıklar var
Bayramlar ve her türlü uzaklar

Kaptan amca ben bırakır mısın
Gittiğin kıyıların ötesine
Oralarda ne mi var her şey
Oralarda çalgı var sevinç var

Kaptan amca beni götürmez misin
Gittiğin güzel yerlere şimdi
Uzakların tutkusu nicedir
Çöller gibi yakıyor içimi..


Alıntı

Kelebek..
15-10-2008, 11:34
"konuşmak küçülür, küçülürse
adı değişir susmak olur
ağlamak büyür, büyürse
adı değişir susmak olur."

Orbiti_55
15-10-2008, 13:18
Ola ki yürürüm bir başka aşka

ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe

unutma ki tek aşk olduğum sensin

âşık olduğum değil.



Karanlıkla süzülüyor içime yıkım

dur diyorum yıkılıyorum

uçurumları başucuma koyuyorum sonra

okşuyorum saçlarını rüzgarda

sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime

gitme diyorum gitme düşüyorum

sonra beni soruyorlar bana

tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık

aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça

yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar

önce bir bir sonra hepsi

sonra mı bir ben kalıyorum bir de yalnızlık

uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık.



Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yan yana

öpüşüyoruz sevişiyoruz da hatta

her şey oyunun yasaklarına uygun bir yasak oluyor sonra

tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz telli kanlı düğün işte.



Üşüyor saçlar biliyorum dargın mısın

bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala

vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün

hala kaçıyor musun gözlerini bırakarak birilerinde

hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak

küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun

kendin kadar aklımdasın.

Hala öyle savruk bir gök

hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi

ve aşkını şaşırmış bir tanrı.

Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara.



Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım

öyle bıraktığım gibi misin

gerçeği yakmada hala usta mısın

yoksa çırak mı yanarken yalanda

saçlarıma dolanan aydınlığımsın

somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirede

anlattıkça eksilen tek anlam

anlattıkça eksilen tek anlam.

Hala bıraktığım gibi misin.

Yoksa beni bıraktığın gibi mi

kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma.

Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma.

Hala bıraktığım gibi misin.

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
16-10-2008, 15:21
Gün batarken sula fesleğenleri
balkonun kokusu sokağa taşsın
sokaklar kayıp çocuklar gibi
hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın
Sular bulutlanır sen susarsın
ve kent çıngıraklı bir yılan kadar
zehirlidir artık sevgilin mahpusken
üstelik kirli bir lekeye döner umutlar
Acılar katlanır mendil yerine
sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz
ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere
beklediğin mektuplar da gelmez
Bomboş sayfalara dönerken aklın
tecrit’teki kitabı fareler kemiriyor
ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken
bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular
Akşamı geciktirebilirsin belki
suladığın fesleğenlerle, kimbilir
ama vaktin ayırdındadır şimdi
kuşlar, çocuklar ve mahpuslar
Usulca inse de koldemirleri

AHMET TELLİ

mutsuz palyaco
16-10-2008, 22:50
USTA...!

Umrumdan taşıyor zamansızlığım.
İsmin içimde titriyor, sesin sesime düşüyor; ses veriyorum...
Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde...

Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana,
Yorgunum gitmelerin tümüne.
Gözlerini günceme düşürdüğüm günden bu yana,
Dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa...

Meğer ne çok beklemişim gelmeyişlerini.
Sen beni anlarsın be usta
Ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak.
İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime.
Sen geldiğinde ise düşürmüş oluyorum düşünden kendimi...

KAHRAMAN TAZEOĞLU

_Duygu123_
17-10-2008, 03:33
BOLERO
Birisi biri için,
Bilerek,bilmeyerek,
Her biçimden bir anlam,
Her anlamdan bir biçim
Beklemiştir giderek,
Bekledi,bekleyecek,
Birisi biri için.
O belki de gelecek,
Belki de gelmeyecek.
Birisi biri için
Gelecek,gelmeyecek,
Sürecek için-için,
Ama hiç gitmeyecek.
Hep başlayıp yeniden
Ve de hiç bitmeyecek.

ÖZDEMİR ASAF

mavi yol
17-10-2008, 03:50
sevmek bir kalp oyunu diyen
insanlara oyuncak gibi davranan
belkide bir kalp yerine taş taşıyan
elledin olupta benim olmayan
liselime

iremm_sm25
19-10-2008, 01:25
Kaybederken kazanmayı şiirden öğrendim
Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
Mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.

Can YÜCEL

wino
20-10-2008, 03:07
Konuşsana İstanbul

Ne olur sanki?
Bir gece usulca,
Seni bırakıp gitsem, seni
Kızarmısın, İstanbul bakarmısın ardımdan
Bir kere de benim için yanar mı Üsküdar?
kadıköy yetim mi kalır?
Moda'mı dul,
Öyle sessiz kalma ne olur
Konuşsana İstanbul
İki yakan birbirine mi karışır?
Gelmez mi baharların,
Gökyüzün mü kararır?
Ortaköy susar, kalır mı öylece
Bebek mi ağlar gidişime
Biliyorum aslında
Olmaz hiç umurunda
Yine de, nedendir bilemem
Seni bırakıp gidemiyorum
İstanbul ben senin
Neyini seviyorum?


Metin Özturan

misanthrope
20-10-2008, 15:51
Yalnız

Yalnız Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandan çıkarır
Ama öyle bir adam ederki insanı


Bedri Rahmi Eyüboğlu

karın ağrısı
20-10-2008, 17:47
zamanı yıllarla tartanlar
yanılırlar
hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle
hatta çoğu zaman kendiyle bile
yaşanır, içini tohuma bırakır
geçer gider
geçmez sandıkların bile

hiçbir geçen tartılmaz kalanla
neyin kaldığını çoğu kez kendi de bilmezken insan
kimse kimse kimse
sahi kimse
ya da hiç kimse
söylediklerimden çok
sustuklarım
seçtiklerimden çok
reddedilmek için
ne kadar varsam
o kadar kimseyim kendime

güç kötü bir şey
kaderken de
kaldıramazken de
güç kötü bir şey
güçlüyken de
güçsüzken de
kaldığın yerden devam etmenin karanlığı
benzemiyor hiçbir çaresizliğe
kimin kaldığı yer var ki dünyada
kaldım sandığın yer
bizden geçendir çoğunlukla
içimizi parçalaya çoğalta
hâlâ gittiğim sona aceleci adımlarla
bütün iş birinin dediği gibi,
yavaşça acele etmek aslında

ölene kadar yavaşla işte
ölene kadar yavaşla
ne başkalaştırırsan o kadarsın
başkalarının imtihanlarından büyük gelecekler umma

çaresizlik bile bizden bir başkası yapmaya yetmez
bize biçilmiş döngüye katlanırız yalnızca
bir bakıma hiçbir yerdeyiz
bir bakıma yalnızca buradayız
var oluşumuzun ağırlığı altında ezilirken yapayalnız
ait olduğunu sandığın bütün grupların içinde yapayalnız
reddin imkânları sayım kayıpları yoklama kaçakları
sanma ki hayat bizi bekler başka kıyılarda
oysa biz buradayız
halsiz, kanıtsız
yılların neyi tarttığını bile bilmeden
kendi gücümüzün altında azala azala

kollarımız kadar kulaç kalplerimiz kadar sahil
hiçbir adanın almadığı yalnızlarız,
tamamlanmamış haritasında
define ve varlık
geleceğin tarihe dağıttığı kayıplar
bir gün birbirini bulmanın umuduyla

gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek
kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman
hayat yanlışlarla kısalır
başka biri olarak girdiğimiz bir kapıdan
bir diğeri olarak çıkarız
gündeliğe katlanmak için başkalarını kandırırken kendimizi yanıltırız
içimizi denerken yüzeriz farklı yüzlerle kendi içimizde bile
bu yüzden aşk yalnızca bir fikirdir
bu sefer gerçekleştirdiğini sandığın bir fikir
hep öyle oldu bende
hep saklı kaldı içimdeki anahtar
ve hep aynı kilitte kırıldı

fikirler de zamanla değişir
kırıldıkları yerde
kırıldıkları yer her şeyi değiştirir

zamanla bir şey söylemez artık kırılmak bile
sonra başka bir başlangıcın kapısında
aynı korkularla kalakalırız
daha önce de söylemiştim:
kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine
her şiirin gizi başka bir şiirle
açıklar kendini
demiştim ya, hep öyle oldu bende
böyle katlandım kimsesizliğe
o birini ararken bile biliyordum
hiç kimse hiç kimse hiç kimse

Murathan MUNGAN

'''ALPeR'''
21-10-2008, 04:49
http://www.yasaktube.com/index.php?tag=hayat+bana++yalan+s%C3%B6yledi&type=tag


HAYAT BANA YALAN SÖYLEDİ

İlk kez hesaplasiyorum kendimle
Tuhaftir
Kalemi,kagidi ve seni onca sevmeme ragmen ,
ilk kez yaziyorum!
Simdi sen yoksun seni düsünmek var
Cocukken de seni düsünürdüm her gece
Radyo dinler siir yazardim.
Her Carsamba pazara giderdik annemle
Babam maas aldiginda baklava yerdik.
Dondurmayi da cok severdik.
Ablam üc top yerdi ben iki top.
Yalnizca bu yüzden kavga ederdik,
oysa hayatimin vazgecilmesiydi ablam
Onunda yüzü hic gülmedi.
Hayirsizin birine kacip mahfetti hayatini.
Aklimdan hic cikmaz gittigi günkü karanliklar.
Hüznümü büyüttüm o Günden beri, kendimi degil.
Gözlerimde hala bir cocuk aglar
Düslerimi gezdirdiigm bulutlar,
bir tohumun özlemiydi cicege.
Ve hala kulaklarimda annemin sesi:
Su okulu bitirsen artik,bir ise girsen!
(siirle karin doymadigi dogruydu)
Bak cemil okudu,mühendis oldu,en güzel kiziyla evlendi Üsküdar`in,
evinide aldi ,arabasinida;
Bense baglama calardim kendi halimce,
Sesim güzelmis,öyle derlerdi
Nerden bilirdim hep hüzün türküleri söyleyecegimi!


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi


Mektuplar yazardim almanya daki abime
Okulu bitirecegime söz verirdim!
Mahsun düslerimin o en sürgün adasinda,
bakislari uzaklara dalip giden sarkilar
Ve mevsimsiz solmus bir cicek gibi,
ayaklar alinda nasil ezilirse umut
Benimde günesimi iste öyle caldilar
Öyle tutsak aldilar sevinclerimi.
Sensiz gecen her Günü hesabima yazdilar
Simdi öyle uzak ki, cay icip simit yedigimiz o günler
Kardesine karne hediyesi ucurtma yaptigin günler
öyle uzak ki
Oysa sacaklarda titreyen bir sercenin Ekmek tanesine
kanat cirpmasi
Ve bir anne duasi kadar icten sevmistim seni
Fener stadinda Besiktas maci
Ve parasizligimiz devam ederken,
bütün mavilerimi sana vermistim
Kaybetmek alnima yazilmis sanki
Olmadi Birtanem,hayat bana yalan söyledi


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi

Babanin taini cikipda gittiginiz o kis,
Yine perce yaptirmistik ayakkabilarimiza
Sana söyleyemedim ama,isten ayrilmisti babam
kapanmisti calistigi lokanta
Senet zamanlari daha bi cökerdi omuzlari
Ve aksam trenlerinin isci yorgunluguyla
daha bir uzardi raylar
Sitemlerim bile eylenmisti hayata
Öfkeli bir yanardag isyanlara uyanmisti
üstelik,üstelik sende yoktun artik
oysa yalnizca sen öpmüstün gözlerimi
Bir yani hep eksik kalmis cocuklugumun
Son tren de kacinca son istasyondan,
öyle kala kalirdik yorgun ve üzgün
kendime düsmanligim bu yüzden
hep kendime pismanligim.
simdi herseyim yarim
Coktan, fotorafin arkasina ne yazdigimi bile unuttum


Bir silahim olsa,bir silahim
Yoksullugu sakagindan,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizligi alninin tam ortasindan vururdum!

Düzmece duygular harcim degildi
uzak denizlerin firtinasiydi bu
Karli daglarin kekligi
Yoksuldum yoksul olmasina,
Ama onurluydum.
Simdi ne sen varsin,ne o eski sevdalar
Olsun!
Üstüme devrilsede bu sagir karanlik
Aksam olur sairlere Gün dogar!


Bir kerecik söyle demistin,söyleyememistim hani,
Iste simdi söylüyorum:


*SENI SEVIYORUM*


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi




Fatih Kısaparmak

'''ALPeR'''
21-10-2008, 04:57
Yasaktube.com Youtube - Demek Gidiyorsun(Fatih Kisaparmak) | video klip izle indir youtube (http://www.yasaktube.com/index.php?sef=Demek-GidiyorsunFatih-Kisaparmak&tag=hayat+bana++yalan+s%C3%B6yledi&type=tag&video_id=VqQr1OaA_7s)



Demek gidiyorsun
Ben bunu haketmedim
Ne varsa aşka ve çesarette dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek

Git

Oysa sen ögretmen cıktıgın yıl
Vurup anlıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi
Yaprak dökmüstü daragaçım
Akşamlarım olmustu ve kuduz gecelerim
Gözyaslarım ağlarken
Bir uzun yolculuk düsmüstü peşime
Ogün bügündür tetikte bir ömrün son kursunusun
Hiç aklıma gelmezdi gülüm
Bu da bana ders olsun
Bu da bana ders olsun

Demek gidiyorsun
Böyle olsun istemezdim oysa
Hazin ve dağların bu baş dönmesi
Cellat kırmızısı hüsrandı yollarda
Sen öğretmen cıktıgın yıl
Cırıl çılgın bir ağaca soyunmustu işlemler
Esmer bir ağdabir eylemişsem
Cinnetin ucunu yakmısam birkez
Cehenemin nizamiye kapısındaysam
Ateşden bir nehre dönen bu isyan
Hep o gül yangınına kanat cırpar ve en korsan şarkılar
Yüzünü şarpla yıkar

Gidiyorsun demek
Ben bunu haketmedim
Ne varsa aşka ve çesarette dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla git

Hadi durma
Geçliğimin vebalini ve sevgisiz hayatımızı ödemeden git
Bu siiri sana armağan ettim
Yanına almayı unutma sakın
Issıs gecelerde okur ağlarsın
Kimseler görmesede kanarsın gülüm
Neler cektigimi ogün anlarsın

Son bahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
Ağladım ikimize
Senden cok uzaklarda
Simdi hüzün makamında bütün şarkılar
Bu yorgun ses
Bu kör lamba
Bu ateşi sönmüs soba
Tanrıdır yanlızlıgın
Pismanlıgın tanrılıgıdır
Cünkü benim kitapbımda
Aşk bir defa yaşanır

Demek gidiyorsun git
Bir yanda ölümün anlındaki ter
Bir yanda suya düşen sardunya
Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar üsüyorsun

Hadi durma
Sırtlayıp o büyük yangının vebalini ve sevgisiz hayatın
Bedellini ödemeden git

Bilirsin gecenin en karanlık olduğu an
Sabahın en yaklaştığı zamandır ve hiçbirsey hakkında
Bildiğimiz hersey aslında yalandır

Demiştim ya sen öğretmen cıktıgın yıl
Vurup anlıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi
Yaprak dökmüstü darağacı
Hüzün sarısı yapraklar

Akşamlarım olmustu ve kuduz gecelerim
Gözyaslarım ağlamıstı
Bir uzun yolculuk düsmüstü peşime
Cırıl cılgın bir ağaca soyunmustu işlemlerim

Demek gidiyorsun git
Bu siiri sana armağan ediyorum
Yanına almayı unutma sakın
Belki soban sönmüs
Kitapbın bitmis
Belki dizlerindeki battaniye
Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
Paketteki son sigaran ve titrek bir mum alevi hüznüyle
Geçmişe dalarsın
Kimseler görmese bile kanarsın gülüm
Neler çektiğimi ozaman anlarsın
Sende yanarsın gülüm...

F. KISAPARMAK

ıdidallmybesttosmile
22-10-2008, 00:48
gelecegim, bekle dedi,
gitti
ben beklemedim,
o da gelmedi
ölüm gibi birsey oldu.
ama kimse olmedi
özdemir asaf

(her şiirin,kitabın vs kime yazıldığını çok merak etmişimdir hep ama bu şiiri özellikle bi merak ediyorum kim için yazılmış diye.)

mina-_-
22-10-2008, 18:29
unutunmu verdiğin o sözleri
yanımdayken etiğin o yeminleri
senin sevdana döştüm döşeli
divane derbederim biliyormusun

hanio yayla evinde
yemin etmiştik sevdamız üstüne
sevmiyodunsa söyle gönahım ne
beni sen yaktın biliyormusun

zorlamı sev dedim ben sana
hayatımı çevirdin kara zindana
ne söyleyim zalim yar sana
ömrümü tüketin biliyormusun
ecel gelip kapıma dayanmış
yemin edenlerin sözü yalanmış
aşk denilen belada varmış
aşkın narına yandım biliyormusun
beni sen koydun bu hale
bölbülde hasretmiş göle
senin uğrunda çektiğim çile
sen sevilmeye değmezamişsin biliyormusun
koy senin için öldü desinler
naşımı yol üstüne gömsünler
gelip geçenler sana bedua etsinler
sebebim sensin biliyormusun


Ömer Yaman

mina-_-
22-10-2008, 18:31
AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

ÖZDEMİR ASAF

bigman
27-10-2008, 09:53
Mahur Beste

Senlik dagildi bir aci yel kaldi bahçede yalniz
O mahur beste çalar müjgan'la ben aglasiriz
Gitti dostlar sölen bitti ne eski heyecan ne hiz
Yalniz kederli yalnizligimizda sirali sirasiz
O mahur beste çalar müjgan'la ben aglasiriz

Bir yangin ormanindan püskürmüs genç fidanlardi
Günesten isik yontarlardi sert adamlardi
Hoyratti gülüsleri aydinligi çalkalardi
Gittiler aksam olmadan ortalik karardi

Bitmez sazlarin özlemi daha sonra daha sonra
Sonranin bilinmezligi bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazirlik sonbahara


Attila Ilhan

bigman
27-10-2008, 10:17
iNSANLAR VARDIR;
DERiN BIR OKYANUS...
iLK ANDA ÜRKÜTÜR, KORKUTUR SiZi.
DERiNLiKLERiNDE SAKLIDIR GiZi,
DALDIKÇA ANLARSINIZ,
DALDIKÇA TANIRSINIZ;
YANINDA KENDiNiZi iÇi BOŞ SANIRSINIZ


iNSANLAR VARDIR; ÜSTÜ NiLÜFERLERLE KAPLI, BULANIK BiR GÖL GiBi...
NE KADAR UĞRAŞSANIZ GÖRÜNMEZ DiBi.
UZAKTAN GÖRÜNÜŞÜ ÇEKiCi, ALDATICI,
iÇiNE DALDIĞINIZDA NE KADAR YANILTICI... .
NE ZAMAN NE GELECEĞiNi BiLEMEZSiNiZ;
SOKULMAKTAN KORKARSINIZ, GÜVENEMEZSiNiZ


iNSANLAR VARDIR, COŞKUN BiR AKARSU...
YAKLAŞMAYA GELMEZ, ALIR SÜRÜKLER.
TUTUNACAK YER GÖSTERMEZ BEYAZ KÖPÜKLER!
NE ZAMAN NEREDE BIRAKACAĞI BELLi OLMAZ;
BU TiP iNSANLA BiR ÖMÜR DOLMAZ

iNSANLAR VARDIR; SAKiN AKAN BiR DERE...
iNSANI RAHATLATIR, HUZUR VERiR GÖNÜLLERE.
YANINDA OLMAK BAŞLI BAŞINA BIR MUTLULUK.
SESiNDE, GÖRÜNTÜSÜNDE TATLI BiR DURGUNLUK.

iNSANLAR VARDIR; ÇEŞiT ÇEŞiT, TiP TiP.
HER BiRi BAŞKA BiR KARAKTERE SAHiP.
GÖRMELi, iNCELEMELi, DOĞRUYU BULMALI.
HER ŞEYDEN ÖNEMLiSi iNSAN, iNSAN OLMALI


Can Yücel

birbahar
27-10-2008, 10:23
iNSANLAR VARDIR;
DERiN BIR OKYANUS...
iLK ANDA ÜRKÜTÜR, KORKUTUR SiZi.
DERiNLiKLERiNDE SAKLIDIR GiZi,
DALDIKÇA ANLARSINIZ,
DALDIKÇA TANIRSINIZ;
YANINDA KENDiNiZi iÇi BOŞ SANIRSINIZ


iNSANLAR VARDIR; ÜSTÜ NiLÜFERLERLE KAPLI, BULANIK BiR GÖL GiBi...
NE KADAR UĞRAŞSANIZ GÖRÜNMEZ DiBi.
UZAKTAN GÖRÜNÜŞÜ ÇEKiCi, ALDATICI,
iÇiNE DALDIĞINIZDA NE KADAR YANILTICI... .
NE ZAMAN NE GELECEĞiNi BiLEMEZSiNiZ;
SOKULMAKTAN KORKARSINIZ, GÜVENEMEZSiNiZ


iNSANLAR VARDIR, COŞKUN BiR AKARSU...
YAKLAŞMAYA GELMEZ, ALIR SÜRÜKLER.
TUTUNACAK YER GÖSTERMEZ BEYAZ KÖPÜKLER!
NE ZAMAN NEREDE BIRAKACAĞI BELLi OLMAZ;
BU TiP iNSANLA BiR ÖMÜR DOLMAZ

iNSANLAR VARDIR; SAKiN AKAN BiR DERE...
iNSANI RAHATLATIR, HUZUR VERiR GÖNÜLLERE.
YANINDA OLMAK BAŞLI BAŞINA BIR MUTLULUK.
SESiNDE, GÖRÜNTÜSÜNDE TATLI BiR DURGUNLUK.

iNSANLAR VARDIR; ÇEŞiT ÇEŞiT, TiP TiP.
HER BiRi BAŞKA BiR KARAKTERE SAHiP.
GÖRMELi, iNCELEMELi, DOĞRUYU BULMALI.
HER ŞEYDEN ÖNEMLiSi iNSAN, iNSAN OLMALI


Can Yücel

bu güzelmiş...

misanthrope
29-10-2008, 00:49
Gözlerine Yazılmamış Bir Destan

bu şiirde iki göz var
biri senin; biri onun
Senin o karanlık, küf kokulu
matem gözlerini terkediyorum

biliyorum; saçlarının sarısı
gözlerinin yeşiline karışmış
biliyorum; sana benzemek için
melikeler birbiriyle yarışmış
fosforlu ve derin bakışlarına
çağlar boyu nice destanlar yazılmış
oysa ben görülmedik bir lale yaprağına
gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum
gözlerin değişip kaplasın karanlığı
bütün ufukları sarsın gözlerin
gene de hep bende kalsın gözlerin

l
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
atlılar kaybeder yolunu, hasretimin
posta güvercinleri geri dönmez ülkeme
yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

ll
ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi
mekanımı gülistan eyleyendir gözlerin
isyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan
Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin
vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere
arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin
gözlerinde başladı tarihin macerası
Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin
Kerem dağlar ardında aradı gözlerini
Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin
Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için
sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin
suların emzirdiği muamma bir çocuğu
yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin

lll
gözlerin göklerinde
her yüzyılın başında
birer akkor olmuş gözlerin
çekip çıkarsam da mısralarımı
ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında

hangi rüzgara verdiysem aşkımı
beni alıp yangınlara götürdü
muştu beklediğim bütün yelkenlilerden
ateş düştü içime

lV
yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin
beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin
Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin
ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma
kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin
Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten
nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin
kubbesinde yitirdim zaman duygularımı
akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin
ruhumu baştan başa acılarla dokuyan
beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin
her köşede zifiri bir silüet bırakan
gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin
renkler avare; sitem başıboş kuytularda
mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

V
nihan kıldı gözlerin bana kapılarını
oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine
her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi
hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi
içime, soluşundan sonra koyu renklerin
birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin
feryadıma gök bile bigane değil şimdi
söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin
gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

Vl
çağlayanlar bile hararetlidir
buğday başağının açlığıdır ufuklar
siperleri aşıklar mı doldurmalıydı
zalimler mi
neden böyle hıçkırıklı, umutlar

Vll
beni hangi urganla bağladın gözlerine
beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden
senden kopamıyorum gözlerin var oldukça
sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça
gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim
ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim
indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat
nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim
sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim

Vlll
diyorlar ki ağla
ağla ki dumanı dağılsın yolların
ağlamayı denizlere bıraktım


yalnız gözlerindir hayatta kalan
uğruna adandığım
mahşeri sularla çevirip dört yanından
gönlümde sakladığım
aynalarda arayıp bulamazken günboyu
gölgesinde konakladığım
gözlerindir ufkumda dalgalanan

Rüstem’in kanını döktüm yerlere
İstanbul’u kuşattım gözlerin için
Azrail’e koştum siperlerimden
gözlerine baka baka dirildim
niçin kızıl kıyamettir gözlerin bu gün
niçin heyelan var eteklerinde
İsrafil’den işaret mi almışsın
yanaklarında mahşer kalıntısı
dudaklarında mizan
bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana
yıldızlar vuslat için her gece iner sana
rengini, gözlerinde kaybolan bilir

lX
gözlerin uğrak yeridir bestekarların
şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda
eşiğinde ölümsüz dilenciler
gözlerin gecenin intiharıdır

sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana
ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini
geçerken yalnızlık sokağından
hangi demirci indirir parmağına çekici
hangi berber yanağını keser müşterisinin
gözlerine bakmasam, doğar mı güneş

X
gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil
gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil
gözlerin tükeniş doruklarında
bulunmayanları aramak değil
gözlerine aşina olduğum günden beri
ben artık her gece sesleniyorum
düşe kalka
yorgun argın
derbeder
yapayalnız
duruyorum; yanlış anlaşılıyor
her hücremde bir inkılab
her gönlümde bir mahitab
evim harab; ömrüm harab
ne ay kaldı, ne de mehtab
gök bulanık; ufuk silik
gene de mağrur ve dimdik
yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın

Xl
bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan
bu son mezar kalbimde hicranla kazılan
senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken
benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi
her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık
yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi
hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı
ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi
bir kevser ırmağında serinlemek dururken
sellerine karışıp bulanmaya değer mi
aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi
zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi
gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

Nurullah Genç

Orbiti_55
30-10-2008, 12:06
BİS



Maske ölmek isteğidir sevgilim

takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi

büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için

Kötülük her çağda din değiştiriyor

unutmanın borçları ödeniyor

ruhun imkanları adına

Kundakçı laser yakıyor jeneriği

Şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada

anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma

prova ediyor başka yüzyılların aynalarında

her kip kullanım hattında buruşuyor

aşk yoksa ölüm de yok

boşlukta kenetlenen ilk buluşma

çekimine girdiğimiz

tarihin parçalayamadığı çekirdek

Hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz

bunce reel yaşanırken cinnetin enkazı

Metropoller hem İhtilal hem Devlet

el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır

oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde

dans bittiğinde birimiz ölecek

Gümüş Kurşun hangisine sıkılmalı?

geniş tut bu dansın adımlarını

içimdeki demir kelebek

başkalarının gözlerini kamaştıran

savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında

bulmaca kayıtlarına Siyah Kare

hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe

kramp içindesiniz

yaygın vahşet günlük ölüm over dose

Orbiti_55
30-10-2008, 12:07
DEVRİMİN BAŞHARFLERİ



yorgun kentler dinamittir

bilir misiniz?

bu yorgun kentlerin dinamitleriyle

tarihin mahsup defterinden

silinir misiniz?

Orbiti_55
30-10-2008, 12:11
ESKİDENDİ ÇOK ESKİDEN



Hani erken inerdi karanlık,

Hani yağmur yağardı inceden,

Hani okuldan, işten dönerken,

Işıklar yanardı evlerde,

Eskidendi, çok eskiden.



Hani ay herkese gülümserken,

Mevsimler kimseyi dinlemezken...

Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,

Eskidendi, çok eskiden.



Hani hepimiz arkadaşken,

Hani oyunlar tükenmemişken,

Henüz kimse bize ihanet etmemiş,

Biz kimseyi aldatmamışken,

Eskidendi, çok eskiden.



Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,

Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,

Daha biz kimseye küsmemiş,

Daha kimse ölmemişken,

Eskidendi, çok eskiden.



Şimdi ay usul, yıldızlar eski

Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden

Geçen geçti,

Geçen geçti,

Geceyi söndür kalbim

Geceler de gençlik gibi eskidendi

Şimdi uykusuzluk vakti.

ekmek ve şarap
31-10-2008, 19:53
Ne kalem kılıçtan
ne kılıç kalemden üstün olsun
öğrensinler birlikte yaşamayı
örneğin kalem
aşk şiirleri yazsın
ve köreldikçe kılıç yontsun

sunay akın

lisssa
01-11-2008, 19:18
yıldızları gül diye kondursam da yakana
bir anlık sevgin için ağlasam kana kana

gönlünün pınarında yıkasam ellerimi
yudumlasam dünyanın bütün elemlerini

can versem de sevincin, tebesssümün uğruna
baş eğsem de öfkene, hıncına, gururuna

yine de yaranamam sana matem çiçeğim
hayat zehir olsa da elinden içeceğim...

'''ALPeR'''
02-11-2008, 01:53
Bedirhan Gökçe - Nokta Noktam - Sesli Şiir Mp3 Dinle (http://www.kalbimsin.net/sesli_siirler/nokta-noktam.php)


tüm Bedirhan gökçe severler dinleyin çok seversiniz bu şiiri...

ekmek ve şarap
03-11-2008, 01:01
bugün akşama kadar seni düşündüm
biraz soluklandım
sonra yine seni düşündüm
resmine her zamankinden
biraz daha aşina oldum
sonra seni biraz daha sevdim ve
seviyorum

'''ALPeR'''
03-11-2008, 01:19
Yasaktube.com Youtube - MURAT Ä°NCE - BABA | video klip izle indir youtube (http://www.yasaktube.com/index.php?tag=murat+ince+baba&type=tag&video_id=oRd8daoSXbs)

turkishrhapsody
03-11-2008, 18:42
Yüzüm asık
Gözlerim ağlamaklı
Sözlerim dokunaklı
Bırak
Bırak beni
En kuytu köşelerde
Salıver yalnızlığıma
Bırak beni..


Sen bırak beni
Unut
Unut beni bir yerde
Yoksay hic olmamış de
Yüreğine
Ve avut bedenini
Pis bedenlerle…!
Kahpe gönüllerde…

Saten taş taş yüreğin
Taş taş kalbin
Taş taş bedenin…

Dedim ya işte
Sen bırak beni
Korkusuzca cesur ol hadi….!


Ellerin ellerimsiz dokunabılırse
Avuçlaya bılırse sevgimi
Bir gün gelirde
pis bedenlerde bulunabilirse
Senin o değer verdiğin
3 kuruşu satılan
Üzeri pırlanta kaplama
İçi boş aşkın
Bırak beni……..


Al götür
Ardında bıraktığın
Bir hiç say beni
Sakın düşünmeye
Kalkma
Ardında bıraktığın
Yoksul bedenimi


Sozlerim değer bulabilseydi kalbinde
Ve ellerim tutabılseydi
Yüreğimi bir makas gibi kesen sözlerini
Ve kalbin utanmadan
Kovmaya kalkmasaydı beni
Inan sonsuza dek beklerdim seni….



Sonsuza dek severdım senı
Ellerin ellerimi tutuncaya dek
Gözlerim gözlerine bakıncaya dek
Dudaklarım dudaklarında oluncaya dek
Sevgim
sevgim anlam kazanıncaya dek
Beklerdim seni
Bir yoksul
bir sensiz
bir ben gibi….

Doğru ellerim nasırlıydı belkı
Sözlerım dokunaklı
Gözlerım ağlamaklı
Ve sensizliğin acısınası suratı
Karsına dıklıvermıstı
Ama o masum kalb
hıc bir Acıyı
hak etmemıstı…

Ne desem küfür gibi
Dedim ya işte
bırak beni

Bırak artık
Söyletme içimdeki sözlerimi
Acınası bedenine küfürler ettirme
Söyletme beni
Al o kahpe bedenini
pazarla yine eskisi gibi
Ve sus payını almayı
Unutma
Konuşturma beni

Dedim ya işte bırak beni……

BÜYÜK TÜRK ŞAİRİ: KONAMİ

raix
03-11-2008, 19:14
Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk.
Gözüm yaşarıyor,
Yüreğim yanıyor / kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.

Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı
Camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi
Bizi yaraladı
Biri şarabımızı döktü
Soğanımızı çaldı
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı... Olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor
Yüreğim yanıyor / kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağında
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor,
Yüreğim kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.

Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe
Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
Birer çiğ damlasıydık
Bahar sabahında gül yaprağında
Dedim ya;
Hiç yoktan susturuldu şarkımız
Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor
Bitmeseydi... Bitmeseydi bizim öykümüz böyle

Göğsüm daralıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle...


--Yusuf Hayaloğlu--

GamYonCu BirKaN
03-11-2008, 19:26
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle

Ahmet Telli

ekmek ve şarap
05-11-2008, 21:26
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı,yoğunluğuna yaşayacaksın bir seyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir,bir kuşa,bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla,gövdenle,tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi.bir yaprak gibi,bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle,ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içina hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni,tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak,bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın,namusluca,bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacksın,ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey,hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat,sunulmuş bir armağandır insana

ekmek ve şarap
05-11-2008, 21:28
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı,yoğunluğuna yaşayacaksın bir seyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir,bir kuşa,bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla,gövdenle,tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi.bir yaprak gibi,bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle,ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içina hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni,tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak,bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın,namusluca,bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacksın,ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey,hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat,sunulmuş bir armağandır insana


ATAOL BEHRAMOĞLU

Kelebek..
06-11-2008, 16:53
Sevemedi İstanbul İkimizi
Seninle hiç İstanbul'da olamadık
Göremedi İstanbul ikimizi...
Ne Emirgan'da bir semaver tüketebildik
Ne Aşiyan'da hüzün...

Bir tepeden seyretmek için bu güzelim kenti
Ne Çamlıca kısmet oldu ne Piyer Loti...
Hiçbir vapur taşımadı bizi Marmara'da
Bir güvertede seni
Liseli aşıklar gibi dakikalarca öpemedim...
Ellerini avuçlarımda tutupta içimi dökemedim

Şöyle bir elimi atıpta omzuna
Kolun belimde
Yürüyemedim seninle Beyoğlu'nda
Bir sinema ya da tiyatro koltuğunda
Parmak uçlarıma değmedi dudakların
Pasajda Arjantinleri çekip
Nevizade'de iki tek atamadık
Doyulmaz uykulara bir türlü yatamadık
2da olamadık
Duymadı İstanbul sesimizi
Sahaflar'da yorulup ta kitaplara bakmaktan
Çınaraltı'nda mola veremedik
Karışıp çılgın kalabalığına Kapalı Çarşı'nın
Tadına varamadık bir öğlen rakısının
Ya da Sultan Ahmet'te bir müzeyi gezip
Dostlara uğrayamadık
Gülhane'den uzanıp Sarayburnu'na
İntiharı düşünemedik enine boyuna

Ne Laleli'den geçebildik sevgilim
Ne kendimizden
Bir çalgılı Kumkapı meyhanesinde
Ağlayamadım doyasıya sımsıcak göğsünde
Eski İstanbul'da gezdiremedim seni
Yemiş'te Asmaaltı'nda
Ne kaldırımlarımı gördün ne çayhanelerimi
Ne çocukluğumu bildin ne gençliğimi
Seninle hiç İstanbul'da olamadık
Soramadı İstanbul hiç bizi

Çılgınlar gibi dolanamadık otobüslerle
Trenlere binemedik
Bırak bütününü bu koca kentin
Sadece bir tek semtin içinde bile olamadık
İstanbul hiç doymadı bize bitanem
Biz O'na doyamadık...

unicorn gamze
07-11-2008, 22:42
Hissettirmeden rüzgarı da yanına katarak gelmiştin..
Hafif hafif esince önceleri
Güzel sandım..
Meltemler fırtınaya çevrilince,katınca taşı toprağı birbirine,yummak zorunda kalınca gözlerimi..
Anladım..
Geldi gitme vakti..
Herşeye rağmen kalsaydın,biraz daha bari..
Sonraları gidemeyecektin hiç, belli..

GamYonCu BirKaN
08-11-2008, 11:07
Beni sen akşamcı ettin
Hayal sevgilim
Elde kadeh
Dilde sen
Her akşam bu sofrada bir rüzgardır esen

Yıldızlara isimler verdim kendimce
Biri hayal
Biri gurbet
Biri hasret
Biri hep o güzel memlekettir memleket
Sokaklarında büyüdüğüm seninle
Buluştuğum gözlerinle
O güzel memleket bir yıldıza adını verdi
Akşamları göğe kaldır başını seyret
Belki geçmişin ışıkları henüz sönmemiştir
Belki resimler kaybolmamıştır
Belki isimler unutulmamıştır
Belki batmayı unutmuş güneşler vardır gökte
Seyret aynaya bakmadan seyret gökyüzünü
Bir yıldız göz kırpıyorsa
Veya bir ışık kayıyorsa
Benim kadehimdir şerefine kalkan
Işıklara doğru
Sana doğru
Şiirler geliyor gökyüzünden
Bu bilinmeyen hayal meyhanesinden

Beni kimse görmedi
Ben kimseye el sallamadım
Seninle meşguldum
Tanıdıklar görmüşse de ben onları tanımadım
İnanır mısın senden başkasını da pek sallamadım

Baharlar açıyor toprakla birlikte ben de canlanıyorum
Hayallerimi uçurtma yaptım
Gökyüzünde yalpa yalpa yalpalanıyorum
Birşey göremiyorum uzaktan sana uzanamıyorum
Adını çağıracağım bir kimse de yok
Hep yalnız yürümüşüm sokaklarda demek ki
Sana bakayım derken kimse kalmamış yanımda
Bir senin adın var aklımda
Onu da söyleyemem
Onu bağıramam özgürce
Adını tutukladım beynimde salıvermek yok
Havalandırma bile yasak
Voltayı hayallerimde atacaksın
Sen kimseye görünmeyeceksin

Gel be dünya, evinden atma beni hayata çok alıştım
Azraile satma beni
Sana söylerim beni vermezsen ellere
İsimleri itiraf ederim
Bir konuşsam sarsılırsın

Beni sen akşamcı ettin hayal sevgilim
Elde kadeh
Dilde sen
Meyhane beğen meyhanelerden
Küfürlere karıştı gecenin çığlıkları
Sesim sesine ulaşmaz
Aşk buna mı derler
Kavuşulmazsa büyür
Kavuşulursa erir


Ben seni seyrederdim
Köşeden
Arkana takılırdım anlamazdın akşam üstleriydi
Bizlerle pek oynamazdın
Bir yakan toptu son oyunumuz
Ellerin ellerimi yaktı
Gözlerin gözbebeklerimi
Bisikletimde kaldı sıcaklığın
Bisikletim yok şimdi

Beni sen akşamcı ettin
Hayal sevgilim
Elde kadeh
Dilde sen
Bir de o zümrüt gözlerinde öpüşen
Mutlu çocuk
Nereye yolculuk bile demeden
Gittin evlendin
Seslenemedim
Seni hiç görmedim
Ben ölmedim
Sen ölmedin
Neredeydin bilemedim
Bir tebrik de edemedim

Şimdi eski dostlara rastlıyorum
Herbiri bir yerde
Kimi okumuş kimi zengin
Kimi mutlu
Kimi bezgin

Ben bir dünya tatlısı ile evliyim şimdi
Dünyaya bunca bağlanmam onun eseriydi
Şiirler yazdım ona şarkılar oldu
Bu kadeh onunla doldu
Seni inattan soruyorum herkese
Daha neler var bu şiir devam ederse

Bırakma hayallerimi
Hayal güzelim
Ben akşamcıyım
Sen akşamsın
Bir güzel bestede şarkısın dinlediğim
Bir özlemsin bitiremediğim
Dün gibi herşey oysa
Dün gibi ama
Zamana şehir de dayanamamış
Yıkılmış
Sokaklar süklüm püklüm
Ağaçlar büyümüş ve çürümüş
Bizse yaşamadıklarımıza inat saçlarımızda beyazlar
Sokaklarda maziyi arıyoruz
Yanılıyoruz dostum
Yanılıyoruz
Zaman geldi biz ayrılıyoruz
Ben sana alıştım hayat
Darılırım gidersen
Bir daha yüzüne bakmam
Şerefsizim yanına bile gelmem

Bu şiir uzayacak
Hayal güzelim
Yorulduysan git
Laf lafı
Laf mısrayı açıyor
Bende uyku yok
Zaman azaldıkça
Uykum kaçıyor
Daha uzun kalmak ayakta
Sanki daha uzun yaşamak gibi
Hiç uyumasam ömrüm iki katına çıkar mı
Aldanmak mı yoksa hayallerim
Ömür nedir
Hayat nedir hayal nedir
İşte şu oturduğum sedir nelere şahittir
Ben bilmem o da dünyada ben de
Belki o sedir daha bir kıymetlidir
Herşey izafi hayal sevgilim
Güzel
Çirkin
İyi
Kötü
Uzun
Kısa
Ve daha neler neler
Adına sıfat dediğin ya da nitelik
Asıl olan
Mutlakla birliktelik

Sazlıklarda bir kamış
O kamış neye yaramış
Diye sorma
Kamış kamış olmuşsa mutlaka
Birşeye yaramıştır
Hani insan insan olmuşsa da aynısıdır
Palavra gayrısıdır
Ben bıkmadım yaşamaktan
Yaratan bıktırmasın
Aşk ile yansın yüreğim
Ayakkabım sıktırmasın

Haşim adam bıçaklıyor mu sokaklarda
Yüksel’i dövdüler mi kapıda
Vay anam ne kıymetliymiş gözlerin sen hala kaçır onları

Mahallenin bebeleri birbirine girsin senin için
Elyüz kan içinde elin oğlu şenli
Bizi bize kırdırttın
Güzeller güzeli
Hayal şehrin hayal kızı
Helal olsun sana
Akan kanlar yoluna şerbettir senin

Beni sen akşamcı ettin hayal güzelim
Ötekiler ne oldu bilmem
Biri emekli olmuş
Öbürü elini tornaya kaptırmış
Biri de terörist dediler
En akıllısı manifaturacı, müteahhit
Kapatmış hayal şehrin arsalarını
Sonra önüne gelene satmış

Ben kiraladım yanındaki meyhaneyi

Parasız mey satarım karşılığında muhabbet
Ben sana hapsoldum müebbet
Yine de diyorum kendime be adam haline şükret
Ya idam olsaydı cezan
Af da etmezdi devlet

Bu şiir ah bu şiir seni bana getirsin
Ne işim varsa beni alıp bitirsin
Sesler uzakta kaldı
Yaşlar yaş olmaktan çıkmak üzere
Bu şiir seni bana getirecek mi bilemem
Ama ben kalkıp gideceğim uzaklara
Aklımı bırakıp
Aşkımı bırakıp
Bir de yakamı bıraksam
Kurtulacağım
Sana bir sepet çiçek yollayacağım
İsimsiz
Bir kucak şiir
Bitimsiz

Ellerimde güller açmış
Sabah çiğleri üzerinde
Fırından sıcak ekmek kokusu yayılır
Çocukluğumun istüne
Uyanmak ne de zordur okul varsa
Sen uykularımı bölerdin
Buğdaylı rüzgar kokusuyla
Büyüdük herşeyi büyüttük
Aşkı
Hasreti
Milleti
Sen neredesin ey sevgili

Oğuzkan Bölükbaşı

züperman
08-11-2008, 22:40
ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR

Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle

Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün

Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini

Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir

Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan

Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun


Ahmet TELLİ

misanthrope
09-11-2008, 12:37
Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?


Mevlana

misanthrope
09-11-2008, 12:38
HAYAT, MAYAT

Hayat, mayat diyorlar
Benim gözüm mayat'ta.
Hayatın eksiği var:
Hayat eksik hayatta.

Takınsam, kanat, manat;
Kuş, muş olsam seğirtsem.
Bomboş vatana inat,
Matan'a doğru gitsem...


Necip Fazıl Kısakürek

misanthrope
09-11-2008, 12:38
Acı

Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?


Yılmaz Erdoğan

koyu karanlık
10-11-2008, 01:41
Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar…!

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar…?

Necip Fazıl KISAKÜREK

JeLiBoN_006
10-11-2008, 01:56
SEN

Koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı:
Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.

ARİF NİHAT ASYA

JeLiBoN_006
10-11-2008, 02:06
Seviyorum Deyip

Seviyorum deyip ucuz laf etmem
Ben aşkımı görünmeze gizlerim
Gaddarım haşinim bil ki affetmem
Riyaya zulmeder benim sözlerim

Hasseler ötesi farkeyle beni
Nakşeylesin yokluğunu izlerim
Bir an bile durma terk eyle beni
Nazarımla celbetmezse gözlerim

Lisan muzdariptir gönül halimden
Ben mutluyum gülmesede yüzlerim
Özlemim alsa da seni elimden
Ben yine ben yine seni özlerim

Uğur Işılak

ugurkaya
10-11-2008, 02:08
Aysel Git Başımdan

Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...


Atilla İlhan

SINANN
10-11-2008, 02:12
son kez..
sana son kez yazıyorum,
anlatamadığım duygularımı,
bakamadığım gözlerini
son kez hayal ediyorum,

sana son kez yazıyorum,
belki anlarsın bilmiyorum
ama bu inat,beni götürecek
anlıyormusun,bilmiyorum,

sana son kez yazıyorum,
kışın soğuk gecelerinde,
ısıttın içimi,sevdim seni
biliyorsun,
istemedin elinin tersiyle ittin,
ne yapcağımı bilemiyorum;
sana son kez yazıyorum

JeLiBoN_006
10-11-2008, 02:17
GÖZLERİN

Miadım dolmaya fırsat beklerken
Tükenen ömrüme can dı gözlerin
Yarına umudum kalmadı derken
Hayata döndüğüm an dı gözlerin


Nazarın mıh gibi çakıldığı an
Adeta can buldu cananda bu can
Bir yanım kesilse sendin damlayan
Damarıma giren kandı gözlerin

Ne vahşeti vardı ne de çilesi
Emsalsizdi bu savaşın hilesi
İçten kuşatıldı gönül kalesi
Sanki FATİH SULTAN HAN dı gözlerin

Ne kadeh kaldırdım, ne şarap içtim
Sarhoş olmak için ben seni seçtim
İçtikçe aşkını kendimden geçtim
Halimi ayık mı sandı gözlerin

Ermez bu zirveye insan hayali
Gafil avlananlar bilir bu hali
Közden çıkartılmış ekmek misali
Aşkı yüreğime bandı gözlerin

İnsaf eder alev alev yakmazdın
Hedef alıp can evimi yıkmazdın
Bir ışık görmesen böyle bakmazdın
DEMEKKİ GÖZÜME KANDI GÖZLERİN....


UĞUR IŞILAK

Kelebek..
12-11-2008, 13:44
bu gece yarısı
seni özlediğim
son gece yarısı



bu gece yarısından sonra
-yani yarın sabah-
kalktığımda
sen diye birşey olmayacak
aklımda



her gidişin bir bitişi vardır
ve kalanlar
gidenlerin ardından
nokta koyanlardır



nokta

kelebeğim
12-11-2008, 15:15
Açardın,

Yalnızlığımda

Mavi ve yeşil,

Açardın,

Tavşan kanı, kınalı-berrak.

Yenerdim acıları, kahpelikleri...



Gitmek,

Gözlerinde gitmek sürgüne.

Yatmak,

Gözlerinde yatmak zindanı.

Gözlerin hani?



"To be or not to be" değil.

"Cogito ergo sum" hiç değil...

Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,

Durdurulmaz çığı

Sonsuz akımı.



İçmek,

Gözlerinde içmek ayışığını.

Varmak,

Gözlerinde varmak can tılsımına.

Gözlerin hani?



Canımın gizlisinde bir can idin ki

Kan değil,sevdamız akardı geceye,

Sıktıkça cellad,

Kemendi...



Duymak,

Gözlerinde duymak üç-ağaçları

Susmak,

Gözlerinde susmak,

Ustura gibi...

Gözlerin hani?

Ahmet Arif

brythonic
12-11-2008, 15:17
GÜZELLİK

Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
Neler geçirdim ben!
Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
Güzelleşirdim ben!


ARİF NİHAT ASYA

brythonic
12-11-2008, 15:21
Usulca verir misiniz
Son nefesinizi ?
Yolunu şaşırmasın
diye yastığınızda
gezinen
böceğe


sunay akın...

brythonic
12-11-2008, 15:22
Ben seni Seviyorum, sen gezmeyi,
Senin hep gittiğin yere, hiç gidemiyorum ben,
Öylece durmayı seviyorum, durup ardından bakmayı..
Ama sen yürümeyi seviyorsun hemde arkana bakmadan..
yaprak seviyorum ben yaprak..
Kuru, yaş ayırmadan..
Sen ezmeyi seviyorsun,
neye bastığına bakmadan..

Ceyhun yılmaz

brythonic
12-11-2008, 15:23
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

brythonic
12-11-2008, 15:24
Bir tanem!
Son mektubunda:
'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.
'Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşıyamam! '
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.


NAZIM

brythonic
12-11-2008, 15:25
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı,
unutamadığı ilk aşkı
ya da onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem,
o bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları,
başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce,
içim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar;
ÇÜNKÜ ONLARA GÖRE FAZLA İYİYDİM;
BU YÜZDEN İLK ANDA VAZGEÇEBİLİRLERDİ BENDEN...

Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.
''Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum.
Çocukluğumun o güzel bahçesini.
'' Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece
mutlaka akıllarına ben gelirdim...
O, yedek sevgili!...

brythonic
12-11-2008, 15:26
""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi

Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
Ankara’nın sonbahar yaprakları
ayvalar sarı
hüzünler olgun
yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda

Ben yanımda çok acıklı
epey yol üstü sözler getirmiştim.
“Sanki terk edilmiş bir viraneyim
her yanım dağılmış yıkılmışım ben”

Okul önlük mevsimi
ve kaplanması kitapların
cumhuriyet gazetesiyle
bir ön beslenme çantası kompleksi
malum şu otlu peynir meselesi

Saçlarını süt mısırı örgü yapmış
bir al yüz koca göz görüyorum.
Sanki o tehlikeli yolun başındayım
Aşk’a geliyorum!
ama yanıma hep
köy zılgıtlı sözler almışım
arabesk kalıyorum
her kent soylu aşkın karşısında
“Bir kulunu çok sevdim” diyorum
“O beni hiç sevmiyor” diyorum
“Kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor” diyorum.
YILMAZ Erdoğan

brythonic
12-11-2008, 15:27
Arada bir unuttum sanıyorum seni

Birkaç tebessüm,

Ve ardından aklıma geliyor yüzün

O anda başlıyor sancıları günlerin

Susuveriyorum...

Unut,

Ne var ne yoksa sende benden kalan

Sil hepsini birer birer

Benim unutamadıklarım ikimizede yeter!...

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
12-11-2008, 15:37
İmkânsız olan şeyler vardır bilirsin
Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi
Ve seni sevmemek Çigan gözlüm
Mümkün değil ki

Çıkarıp atamam içimden
Neyleyim yer etmişsin bir kere
Ne zaman elime bir kâğıt alsam
Siner güzelliğin kelimelere

Yumsam gözlerimi seni seyrederim
Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
Mevsimler seninle başlar, seninle biter
Yıl on iki ay benimlesin

Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim

İmkânsız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil
“Başka çaremiz yok, beni unut” demiştin
Mümkün değil Çigan gözlüm, mümkün değil.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

bigman
12-11-2008, 15:46
Yanlış Anlıyorum Seni..

Seslerin arasına saldım bedenimi,kelimeler sarıp sarmalıyor,ruhum yolunda yitmiş..
Sayıklamaların yol ayrımındayım..Ses ver Ey Küskün Sevgili..!"
Yüzleşmekten korkmuyorum eşzamanlı itiraflardan senin kadar..
Sesim sana vardığında sessizliğinin tercümanı olur göz yaşlarım..
Tüm susuşlarım isyan duraklı, iyi dinle…

Siteme bulanmış kelimelerim; saçlarım rüzgara yoldaş,Yollar; varışlara…
Şaşkın bir çocuk yüzüyüm aynalarda..
Ters yansıtır aynalar; ben sağına dokunurum sen solum acıdı dersin..
Sancıların tutar mevsimsiz, sebepsiz..
Başkalarının kelimelerine vurgunsun şimdilerde..
Bir zaman kuş kanadıydım semada, yan yatsam suya değerdi..
Değdi, ıslandım..
Ağır çekiyor sağ yanım, solum sende kaldı diye..
Sen turnaları bilir misin Sevgili? Sevda habercisidir. .
Eşsiz yaşayamaz turnalar; gidenin ardından intihar ederler..
Eşikteyim düştüm düşeceğim..
Biliyorum bu sefer tutmayacaksın. .
Ve ben yine martılara sevdalanacağım. .
Günler uzayacak ve ben yine "tıp" oynayacağım..
Oysaki an kadar önceydi...
Ellerin ellerimdeydi. ..
Şimdi...
Andan az sonraya adımım...
Bugünden yarına yatışım...
Geceden güne uyanışım...
Düşünmüyorum...
Düş(l)üyorum...
Düşlerim uzadıkça,gecesi şizofren günlere uzanıyorum..
Uykusuz gecelerimin çetelisini göz altlarımdaki halkalarda tutuyorum..
Gün susuyor..
Ben susuyorum..
Yutkunuyorum, yutkundukça adın batıyor boğazıma..
Gözlerin geliyor aklıma yosunlardan çalıntı…
Aklım karışıyor..
Bakmıyorsun içime Sevgili..... .
Uzanmıyorsun ….
Susuyorsun.. .

Sessizliğin “git” in çevirisidir bende..
Yanlış anlamalara meyil verişin sebepsiz değildir elbet..
Hep sen yanlış anladın dudaklarımın arasından çıkan her harfi..
Sıra bende ; yanlış anlıyorum seni…


???

kelebeğim
12-11-2008, 18:50
Savruk yılların soldurduğu bedenime dokun

Hüzünlü benciller
bağışlayın bana bu akşamı...

Kimsesiz çocukların gözlerinde
seyrettiğim bu akşamı.

Birkaç randevu için beklettiğim intiharım
ve umudun kan kıyısından gelen kadın
için bağışlayın.

O esirgeyen gülüşü ve köpüklü eşarbıyla
gelirdi çünkü
umudun kan kıyısından gelirdi.

Ve artık cüzzamlı çocukların yüzlerini
okşayan elleri
savruk yılların soldurduğu bedenime
dokunsa kaygılanmazdı...

Sevgi en solgun mevsiminden
geçiyor belki de
çünkü dönemem bir sokak köpeği gibi
zehirlediğim yalnızlığıma...

Ve karşılıksız acılarda boğulurken gülüşüm
beni sana gittikçe bağlayan utancına sakla
hüznünü,
bana çirkinliğimden ve tarihimden uzak
bir ölüm getir...
özentisiz ve kendine hayran olmayan
bir ölüm
gözlerin ve sesin kadar kesin olan
bir ölüm...

En solgun mevsiminden geçiyor sevgi
unut beni unut, belki de terk ettiğin son
cehennemdir bu...

Ve akşam... yoksul anıları aydınlatırken
ansızın sesine vurulan kör bir kemancı
kadar
ince ve dokunaklı olan bu akşam
başka kıyılarda güneşlenen bir
alacakaranlık olsam da
savruk yılların soldurduğu bedenime dokun...

Sesini bağışla bana!
dağılan hayatıma bu akşamı bağışla...

Cezmi Ersöz

_NeneHatun_
12-11-2008, 20:43
...EN BÜYÜK ÖZGÜRLÜK...

damarlarıma yeniden yayıldığını duyuyorum kanımın
içtenlikle söylüyorum, seviyorum bu hayatı
ölmek istemiyorum ama ölebilirim şimdi
varsa ölümümün bu dünyaya bir yararı.

koca bir çınar gibiyim, az da olsa yaşım
kopmaz köklerim var hayatın yüreğinde
şimdi ağlayıp sızlanan körpe dallarım
onlar toydur biraz, başları gökyüzünde.

yaşamak, bizim en büyük özgürlüğümüz artık
acıların, gözyaşlarının da bilincine vararak
bağırıp çağırmadan, boyun büküp ağlamadan
yaşamak…enginlerde salınıp, yücelerde coşarak.

bağırıyor içimde bir kuş, durmadan bağırıyor:
şair, bir taşı oyup da içine girmenin zamanı geçti!
bir kez daha gülümseyerek yanıtlıyorum onu:
ağladım. biraz rahatladım.iyiyim şimdi.

AHMET ERHAN

kelebeğim
13-11-2008, 13:01
Tekrar Tekrar... Acıya Doyana Dek

Kaçıp kaçıp sığındığımız o yaslı evdi hep
gözyaşı loşluğunda, yarım sıcaklıkta,
kırgın perdeler, unutkan masamız,
uzak sahillerde çekilmiş fotoğraflarımızdan
hep mahçup bir sevgi taşardı.

Alıngandı şarkılarımız, alkole dayanıksız...

Saatler boyu, nefes nefese planlar yapardık,
heyecanla yürürdük düşlerimizde,
bu kadarı çoktu bize, yorulurduk...

Birimizin bakışı yeterdi
hayallerimizin kanatlarını yakmaya...

Sonra önüne düşerdi saçları
gün biterdi...

Hep o saatlerde yaşamaktan ölürüz diye
korkardık...
Akşamın ıstıraplı eşiğini geçtikten sonra
mutfağa giderdi, çay yapmaya
çay yarım kalırdı, gider içeri
ölesiye sevişirdik...

O yaslı evden günlerce dışarı çıkmazdık
kaç gün, kaç ölüm, kaç öykü tükenip
biterdi ellerimizde. .

Bir gün gelir o yaslı ev bize dar gelirdi
unutulmuş istasyonlara giderdik, ayrı ayrı
bizim gibi insanların yazdığı öyküleri
okurduk, yüreklerimiz
bir hüzün oyuncağıydı sanki,
olmadık şeylere ağlardık...

Dokunaklı bir filmin sonu gibiydi
hayatımız
tekrar, tekrar, acıya doyana dek...

Cezmi Ersöz

Kelebek..
13-11-2008, 17:34
Vurdun, acısı daha geçmedi,
Biliyorum, geçecek.
Ama öyle ağır konuştun ki ardından.
O, gittikçe gerçek.

nizamcan
13-11-2008, 19:31
Geri Gelen Mektup
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi alevden;
sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
her sey silinip kayboluyorken nazarımdan
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutusur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...

hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!

hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olsaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler...

hala yaşıyor gizlenerek ruhuma "kaabil";
imkanı bulunsaıdı, bütün ömre mukabil
serretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli siirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik

Atsız

ekmek ve şarap
13-11-2008, 20:56
En haklı aşk,
alkışsız sürebilendir
ve en haklı kavganın öznesi,
ölmemek için dövüşürken bile ölebilendir. . .

ekmek ve şarap
13-11-2008, 21:12
Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
Dostluğundan öte bulmalıyım seni

lisssa
14-11-2008, 21:56
MONA ROSA

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.


Sezai Karakoç

^^pepuk^^
16-11-2008, 14:20
Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar

Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var

Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İki de bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Söylemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
.

Cemal Süreya

^^pepuk^^
16-11-2008, 14:24
Afyon garındaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto depremini düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süttozunu ve sütyeni.

Adam süttozuyla evinin duvarlarını badana etmişti,
Karısıysa saklamıştı ne olduğunu bilmediği sütyeni,
Kulaklık olarak kullanmayı düşünüyordu onu kışın;
Tanrım gerçekten çocukluk günlerinizde mi? ..

Eşiklere oturmuş bir dolu insan
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
.

Cemal Süreya

naneLi_puding
16-11-2008, 15:35
Aşklar Mı - III

Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer

Ahmet Telli

düdüklü-tencere
16-11-2008, 19:48
Seni tekrar görmeliyim, neden biliyor musun?

İnan ben bilmiyorum, belki de gülüşünü özledim,
Yada gözlerinin acıtan bakışını,
Belki de beni özledim,sende anlam kazanan,
Ve dudaklarında başlayıp, damarlarında son bulan yolculukları özledim...
Evet sanırım seni görmeliyim,
Belki göz bebeklerimin ihtiyacı yoktur buna,
Alışmışsa da onlar yokluğuna ben alışamadım
Sensiz tadı çıkmayan siyah beyaz Türk filmlerinin karşısında uyuklamaya...
Seni görmem lazım bundan eminim,
Elime ne geçecek diye düşünmeden,
Tekrar sevip sevmeyeceğini önemsemeden
Yada hiç sevdin mi diye içerlemeden...
Görüp de ne olacak bilmiyorum, belki gecenin bir işkencesidir bu bana,
Sensizliğe alışmışken ne gerek varsa, ama ben seni görmek istiyorum...
Konuşmadan bakmak sana, dokunmadan seyretmek,
belki yemek yiyişini, belki de gülümsemeni izlemek,
Matine yada suare hiç fark etmez
Ben zaten geçerken uğradım çok fazla kalmam merak etme;
Demeden sadece seni kazımak istiyorum bir kez daha göz kapaklarıma ki;
Her kapadığımda seni göreyim,
Hatta gün gelip de sonsuzluğa daldığımda da;
Sen oyna yine göz kapaklarımda başrol olmasın sorun değil,
En azından birkaç karede görün yeter bana...
Seni görmek istiyorum, neden inan bilmiyorum,
Belki eskitebilmek için kalbimdeki seni,
Belki yenileyebilmek için sendeki beni
Belki de görmek için bitip bitmediğini...
Seni tekrar görmeliyim............

alerjik_nane
17-11-2008, 21:00
Aşka Reddiye


Kapılmayı göğün maviliğine,
Bir güneşle bütün bir gün mutluluğu
Unutalı yıllar geçmiş aradan.
İnansaydım sana eskisi gibi,
Hatırlat derdim belki yine,
Sen yoksun ey aşk.
İnsanlar arasında yangın yerleri,
Kısa yakınlıkların yıkıntıları var.
İşin kötüsü daha sevginin başında,
Ellerinde hesap cetvelleri,
Kâr ve zarar hesaplıyor insanlar.
Kişiler acıyacak, kin duyacak
Ve sevecek de bir zaman,
Fakat sürekli sevgiler sığınağını sildim aklımdan.
Bir zaman resmin olan cebimde ey sevgili!
Şimdi dörde katlanmış ilk kolesterin tahlili.
Ve aslı olmayan bir şeye,
Beni bunca yıl inandırdı diye,
Dargın öleceğim Fuzûlî'ye.
Aşk, yoksun sen, seni biz uydurduk,
Saatleri unuttuk, aklımızca zamanı durdurduk.

Hüsrev Hatemi

OğuZ68
18-11-2008, 20:05
Taşırdığın denizlere bakıyor yüzün
Ayağın biraz kum, biraz da derin
Adımların sakıncalı yorgun
Belinde kama taşıyan çocukların var
Her taraf yağ içinde, kudretli, dizin.

Sen bize aldırmadan gülemezsin ki
O surdan atlayan iflah, serseri
Doluymuş kadehi, boşalmış eli
Fikrinde beyazın doğallığı var.

Ter içinde, pas içinde silah sesleri
Kızgın bir bulutun mahallesinde
Sen bize aldırmadan ölemezsin ki
Cebinde misketin, çocukluğun var.

Taşırdığın denizleri batırıyor yüzün
Kimi çeksem yanından, biraz yalnız kalırsın
Sen aslında aykırısın, güneş aşırı
Önünde babanın, kopan bir saati var
Yanılırsın.

Sen önüne bakmadan yürüyemezsin ki!
Duvar diye sünger kaplı ahırların
Kararların sarı, manidar
Ağzında peşkeşe hazır naraların var.

Taşırdığın denizleri bırakıyor yüzün.

Sen yüz üstünden;
Yetemezsin ki."


???

Orbiti_55
20-11-2008, 22:38
ARASTA

pala ve sicim ülkesinde
sudaki suya söylenen gazeller
eksilen
şiiri kılıçla tartan
hiciv yada ölüm
marifet remizleri
hayal ile hayal
ikiz yeminler
suyun içi boş sudaki suç fermanlardan damlayan
kırmızı harfler
adı unutulan putlar
için saklımızda kalmış onca tören
şimdi arasta vakti
biraz aşk hatırası biraz meydan
biraz akşam yorgunluğu istiyor cengaver

kinleri içinde kalmış düşmanlar ve aşıklar
ardında bıraktığı
hep kendine benzeyen ve hep bulduğunu sandığı
önce şiir sonra kimya
ve başkalarıda bilsin istiyor bunu
böyle yaparsa eda edilmiş olacak sanki
akşam kazası
yalnızlık pahasına sağımız solumuz ölü gönüllüler
sonu belli seyyitler gibi
hatırı biriktirmek
yaşamın istisnaları
sıradanlığın girdabında
ilhamın ve ihmalin gelip değdigi anlar
boşluğun yolları
karanlık hacim
idrak acısı
aşk payı
günah hakkı yasak hakkı suç hakkı
bir arastada
insan yeniden yaratırken dünyayı

akşam oldu
aşk için eda için
akşam oldu

şimdi vazgeçmek ya da uyumak zamanı.

Orbiti_55
20-11-2008, 22:44
AŞK ÖZETİ

zaman zaman anlardın
aşk özetini
zamanın içinde aşk olmasaydı
böyle yanmazdın
böyle serzenmezdin
aşk özetinde seni
seni
bulmazdım....

Orbiti_55
20-11-2008, 22:48
GECE NÖBETİ

Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..

Gizli Özne...
20-11-2008, 22:50
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Orbiti_55
20-11-2008, 22:55
HERKES VE BİRKAÇ KİŞİ

Yağmur Herkese Yağar
Güneş Isıtır Herkesi
Mevsimler Herkes İçindir
Yalnız Çığ Altında Kalan
Sele Kapılan Her Zaman Birkaç Kişi

Herkes İçindir Aşk Da Ayrılık Da
Yalnızca Birkaç Kişi Ölür Acıdan
Eskiden Ölümle Tartılırdı Ayrılık
Kiminin Hayatı Yalnızca Unutkanlıktan

Her Şey, Herkes İçin Değildir Oysa
Kimi Hiçbirşey Ögrenmez Karanlıktan
Yalnızlığı Kullanmayı Bilmez Kimi
Kimi Ayrılamaz Karanlıktan

Yağmur Herkese Yağar
Ama Çok Az İnsan Tutar Yağmurun Ellerini
Onca Şarkı Onca Film Onca Roman
Ama Sevmeye Yetmez Herkesin Kalbi

Çığ Altında Kalan Sele Kapılan
Aşktan Ve Acıdan Ölen
Birkaç Kişi Dünyayı Başka Bir Yer Yapmaya Yeter
Aslında Onların Hikayesidir Anlatılan
Diğerleri Dinler, Seyreder, Geçer Gider
Geçer Gider Herkes
Hikayelerdir Geriye Kalan.

Orbiti_55
20-11-2008, 23:01
İNAN BATMIŞ ŞEHİRLER GİBİ ONARILMAZ ANILAR

Biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,
birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.
Gölgeler akşamüstünü söylüyor.
Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.
Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu,
uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
Akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,
değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,
bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken
bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,
her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir
kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
Bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,
omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.
Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O,
boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

Orbiti_55
21-11-2008, 23:33
sen beni opersen belki de ben fransiz olurum
şehre inerim bir sinema yağmura çalar
otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

-senegalliler dahil değil

sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
hayat bir yaniyla guzeldir canim, sen de güzelsin

-yoksa seni rahatsız mı ettim?

sen beni opersen belki de askimiz pratik karsilik bulur
ne ikna edici bir intihar girisimidir simdi goz goze gelmek
elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

-freud diye bir şey yoktur.

sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

-haydi iç de çay koyayım.

Orbiti_55
21-11-2008, 23:37
"güleceğim tutuyor.
kızağımı kırdım çünkü.
kırıldı orta direkler. güleceğim tutuyor bu yüzden.
burda, talaviyak'da
bir buz kümbetine çarptım devrildim diye güleceği tutuyor.
oysa gülünecek nesi var bunun?"

bir eskimo türküsü..

GüLBaKISLIM
27-11-2008, 02:36
"UNUT BENi CAN"

Bu kaçıncı gece
Hasretinle yandığım
Kaçıncı gece
Yıldızları yıkadığım,göz yaşlarımla
Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
Bosnalı kadınlar duydu feryadımı
Sen,sen duymadın mı can....

Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak
Benden uzak o iklimlerin
Benden uzak o şehrin
Bahrolası o kalabalıkların
Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana
Benim kadar hasret çekti mi..
Kahrolası o şehrin semaları
Benim kadar yandı mı..
Ne var dı can....ne vardı
Uzak iklimlerde açacak.....

Ne vardı
Kendimizi bu kadar kahredecek
Kara trenler umut olmamalıydı
Uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar
Dünya bir tek nokta olmalıydı can
Bir tek noktada doğmalıydık
Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar
Ben hep hasret türküleri söylememeliydim
Sen hep hasret şiirleri okumamalı
Hasret diye bir söz olmamalıydı lügatlerde
Geceler boyu hergün
Göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
Boğuyor karanlıklar can
Mesafeler kurşun oldu amansız
Feryadıma şahit oldu yıldızlar
Can.....can......
Hasretin ağır bir yük omuzlarımda
Ben çekmekten usandım
Ben usanmadın mı?

Bildim
Bitmeyecek bu hasret
Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz
Hangimiz gelsek diğerinin yanına
Kuruyup,kaybolacağız..
Ben kıraç topraklara döndüm can
Ben kurumuş dereler gibiyim
ıssız mağaralarda kaldı umudum
Belli bu sevda kahredecek bizi
Unut be can
Unut bu sonu gelmez sevdamızı..
Bırak yeni güneşler doğsun semalarında
Bulutlar gizlemesin yıldızlarını
Yeniden başlasın herşey
Yeniden doğ,bensiz şafaklarda.
Unut can
Unut senin için yazdığım sevda şiirlerini
De ki;bir rüya idi bitti
De ki;bir hayaldi
Dolgun aynalarda yansıyan
De ki;bir romandı
Sonu koskoca bir hiçle biten
Unut beni can
Unut vakit varken....

Bırak hasretin bana kalsın
Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm
Ben yine her gece
Saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda
Gözlerimde takılı kalsın hayalin
Sen unut can
Sen unut
Kahredersem,milyon kere kahrolayım....

Mehmet Taş

fblist23
27-11-2008, 02:38
Desem ki / Cahit Sıtkı Tarancı

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Kelebek..
05-12-2008, 10:27
Seni her an unutabilirim ..


bugün kendin ayağıma geliyorsun
ve seni anlamak için çabalıyorum.
dün benim hakkımda,
bana ne dedin?
söyleyemediklerin var biliyorum
neden bana söylemediklerini
dün başkalarına söyledin..

seninle ilgileniyorum
ama kesinlikle aşk sinyali vermiyorum
aşk değil aramızdaki,
ben senin kişiliğine saygılıyım , saygılım.
ve kişiliğinin şekillenmesi esnasında ,
serbestçe hareket etmen için
düşündüğün gibi bir yarına ulaşabilmen için
elinden tutuyorum
ama sen çocukça konuşuyorsun hakkımda.

bugün adını anmıyorum
ama seni her an unutabilirim.
değerlisin, ama vazgeçilmeyecek biri değilsin.
seni her an unutabilirim
dikkat et ...

selin_1905
07-12-2008, 21:07
Öyle bir yaşayacağım ki
Kimseye verecek bir hesabım olmayacak.
Arkamı dönüp gideceğim
İstediğimde döneceğim.
Çok eşyam olmayacak
Bir defter, bir kalem yeter bana.
Dostlarım olacak etrafımda
Uzattığımda elimi tutacak.
Sözcüklerim olacak benim
Kimsenin bilmediği,duymadığı
Ben haykıracağım dünyaya onları.
Yalınayak yürüyeceğim sokaklarda
Yolların,kaldırımların hikayesini dinleyeceğim.
Savurup atacağım pişmanlıklarımı içimden.
Kırgınlıkları unutacağım.
Hikayeler dinleyeceğim bir sürü…
Kimse bilmeyecek benden başka.
Dans edeceğim tepine tepine
Bana bakanlara aldırış etmeden.
Kelebekleri bekleyeceğim baharda
Yıldızları seyredeceğim yazda.
Ve vakit geldiğinde artık
Ege’nin ortasına demir atıp
İzmir’i seyredeceğim uzaklardan.
Bir aşığın sevgilisini seyretmesi gibi…
Ve orada ölümü bekleyeceğim
Sevdiğimin kollarında bekler gibi sanki.



SELİN AYAN

selin_1905
07-12-2008, 21:08
ÖZLEM

Özlem…
Herkesin canını yakan o hain duygu.
Benim de çok canım yanıyor sevgilim.
Seni özleyip de görememek
İstediğim zaman seni kollarıma alıp saramamak
Nasıl canımı acıtıyor,biliyor musun?

Özlem kavuşacağını bilirsen tatlıdır.
Aşkın bir parçasıdır.
Ama asla kavuşamayacağını bilmek can acıtır.

Ben senden uzaklarda senli düşler kuruyorum.
Kavuşacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Oysa sen beni silmişsin kalbinin sözlüğünden
Anlamını bile unutmuşsun.
Senin için ne ifade ettiğini bile bilmiyorsun.

Ben senden uzaklarda hayaller kuruyorum
Her anı senle dolu.
Bir gün elini tutuyorum
Bir başka gün öpüyorum.
Ne olursa olsun hep sen varsın.
Gecemde,gündüzümde,düşümde
Yastığımda,yemeğimde…
Seni düşünmek güzel ama
Seni düşündüğümde bir hüzün kaplıyor içimi…
Yokluğunu,olmadığını ve asla olmayacağını hatırlıyorum.
Öyle derin bir özlem duyuyorum ki sana
Sensizliğe lanet ediyorum
Ama hiçbir haykırış,hiçbir sitem seni bana geri getirmiyor.

Hani bir yere hiç yağmur yağmaz da her yer kurur ya
O zaman herkes yağmuru bekler
Yağsın da o kuraklık bitsin diye.
İşte ben de o kurak yerlerin yağmura hasreti gibi
Hasretim sana
Seni bir kere görsem
Bir kere sesini duysam
Dinecek içimdeki fırtına
Düğümlenmeyecek boğazıma bir şeyler.
Ama ya sen gidince?
Yağmur bitince nasıl her yer yeniden kuruyacaksa
Ben de sensiz kuruyacağım
Peki bundan haberin olacak mı
Olsa bile umurunda olacak mı

Özlem kavuşacağını bilirsen tatlıdır.
Eğer unutulduysan ve özlemin hiç bitmeyecekse
İşte o zaman can acıtır.


SELİN AYAN

collage
10-12-2008, 19:25
Gözlerini özledi gözlerim...

Kokunu...
Sesini...
Tenini...
Seni...
Seni özledi yüreğim...
Her sabah kuşlar getirirdi düşlerii bana;kanat çırpışlarına kulak kesilir,birden kalkardım yatağımdan hatırlıyorumda...
Her geldiklerinde ve ben her duyduğumda seslerini,sen gelirdin aklıma sevdiğim...

En güzel düşümdün çünkü benim...
Çünkü kuşlar seni getirirdi bana...
Gözlerini özledi gözlerim...
Kokunu...
Sesini...
Tenini...
Seni...
Seni özledi yüreğim...

OğuZ68
12-12-2008, 12:53
ismimin anlamında çoğalttım seni
bağıra bağıra yazdım ismimi kalbine
ben değil adımdı seni korkutan
"bu kadar sevebilme gücünü nerden buldum"
diye düşünürken...
bedenin mi yoksa kalbinmiydi
tezgahlarda ikinci el pazarına düşen...

alıntı

apranax_1907
12-12-2008, 13:13
BAŞKASINA AİT
Bir gün sorarsa kalbin sana
Kimi seviyorsun, kimin uğruna ölürsün diye
İşte o zaman gözlerinden yaşlar süzülecek,
Utanacaksın, çekineceksin kalbinden,
Yüzün kızaracak üzüntüden,
Gözlerin kan ağlayacak,
İçin paramparça olacak.
Sonra başını yastığa koyacaksın.
Ama bir türlü uyuyamayacaksın.
Kafanı dağıtmak için sokağa çıkacaksın.
Bir kulübeden beni arayacaksın.
Ama cevap alamayacaksın.
Tam o sırada bir gök gürültüsü
Ve ardından kötü bir yağmur
Göz yaşların yağmur damlalarına karışacak
Oturduğum sokağın başına geleceksin
Ama cesaret edip daha fazla ilerleyemeyeceksin
Tam o sırada bir silah ve peşinden acı bir çığlık
Yolun ortasında dizlerinin üzerine çökecek
Ve geç kaldığını anlayacaksın
Arkamdan günler, geceler,haftalar
Hatta aylar boyunca ağlayacaksın
Ama zaman geçecek ve unutacaksın
Hatta gözlerindeki yaşlar kuruyacak
Artık başkasına ait olacaksın
BEN

apranax_1907
12-12-2008, 13:21
ARAYIŞ

Karanlıktı sokaklar
Bir kaç adım attım ve düşündüm
Her günüm böyle karanlık
Her gecem ölesiye isyankar mı geçecekti?
İki damla yaş aktı gözümden
O da senden hatıraydı
Kalbim kadar harap bir eve yöneldim
Ve var gücümle dökülen duvarları yumrukladım
İçimde bilinmez bir sızı oluştu
Aslında o bedenimin acısı değil yüreğimin acısıydı
Birden suratın duvarda canlanıverdi
Bana bakıyor ve alaylı bir biçimde gülüyordu
Elimden akan kanıı gördüm ve düşündüm
Senin için değmezdi
Sonra iki damla daha yaş aktı gözümden
Ama bu yaşlar senin için değil
Sana verdiğim günlerime
İsyanla geçen gecelerimeydi
Islak kaldırıma oturdum ve bir sigara yaktım
Her çektiğim nefes beni sana götürüyordu
Sigaram bir türlü bitmiyordu
Acı ve hüzün beni bırakmıyordu
Kimseler yoktu ortalıkla
Benden ve peşimden ayrılmayan siyah kediden başka
Sonra düşündüm acaba bu işin bir sonu var mıydı?
Çok geçmeden cevabı buldum
Evet yoktu bunun sonu, çektiklerimin çekeceklerimin
Bütün soruları attım aklımdan
Her şeyi o eski eve gömdüm
Daha sonra arkama bile bakmadan
Aydınlık bir gün aramak için yürüdüm

BEN

apranax_1907
12-12-2008, 13:25
VEDA

Her zamanki gibi sabah kalkacak
Kara bir güne yeniden başlayacağım
Acı ve keder içinde günü kapatacak
Ve yine yatağıma yatıp
Günlerime ve gecelerime kahredeceğim
Yine bir gün sabah olacak
Ama ben gözlerimi açamayacağım
Dünyama, hayata ve size veda edeceğim
Yanımda yakılan ağıtları duyacağım
Omuzlar üstünde son bir göz yaşı ile uğurlanacağım
Kara toprağa koyulacak ve terk edileceğim
Her hatırlandığımda
Hıçkırıklarla karışık dualar duyacağım
Aradan zaman geçtikçe
Her er kişi gibi bende unutulacağım
Kabrimde yapayalnız ve dertli kalacağım
Gün gelecek, zaman geçecek
Bende sizleri unutacağım
Ama biliyorum, hissediyorum arayacağım
Evet arayacağım
Sevgiyi, aşkı ve dostluğu
Hatta;
Ağlayıp divane gibi dolaştığım sokakları
Her sinirlendiğimde yumrukladığım duvarları,
Tekmelediğim kapıları
Akan kanı, çektiğim acıları
Biliyorum, hissediyorum arayacağım.
Biçere halimle bir ümit bekleyeceğim
Ama asla dönemeyeceğim
Her şeyi özleyeceğim
Hele seni yanımda çok arayacağım

minahh
13-12-2008, 16:23
Kırıldım..!
Sabırsızdım ümitlerim de

Yanıldım...!
Anlamdırmaya çalıştım hayatı,
Değer katarsın diye düşündüm
Masalımsı bir şeydi kısaca

Yoruldum...!
Emek vermek istedim
Sende bir şeyler eksikti
Ve ...Gönül ben gece,gece
Ağladım...

Uyandım..
Sabaha geceden kalma fikrinle
Anlamadım benimle derdin ne
Avutmaksa beni sevginle
Kanmadım..!

İstemek değildi asla ötesi
Seviyorum demek formalite
Hayatın en anlamsız hecesi
sev
Anladım...

Tutuldum bir güneşe
Ay misali karanlık yüzüm
Ayrılığı tadarken ben hiç
Korkmadım...!

Kendime olan güvenimi
Hezeyanların da harcarken
Acı benden yana
Mutluluk ne yana düşer
Sormadım...

Velhasıl ...
Ayıplı bir şiir oldu benimkisi
Bir kabahat ,bir suç
Olmadı yine aşkı bulamadım
Ben rest dedim ,karşılığını
Alamadım...!



Ali Sevimli

_lain_
15-12-2008, 22:48
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat boş bir rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim

Sana zorsa yanmaya razıyım
Kolaysa affı esirgeme

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adamım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum

_lain_
15-12-2008, 23:02
sevgili şeyhim;
ben allah’ı çok seviyorum.
onu düşününce içim titriyor; elim – ayağım – soluğum,
her şeyim kesiliyor.
ama o’na bir türlü açılamıyorum.
ne yapmalıyım ?

avuçlarda eriyen kar
15-12-2008, 23:05
Sensiz / Özdemir Asaf

Sensiz de denizi seyredebiliyorum
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.

Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılaştığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala

..LoReSiMa..
19-12-2008, 20:36
ÇOCUKSUN SEN

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil


AHMET TELLİ

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
20-12-2008, 15:56
HATIRALARIMI YAZMA

Yine bir duman çöktü sokağa, kent tutuştu
Bütün sığınaklarda seni arıyorum, nerdesin
Aklıma dökülen hatıralar hattında bir yangın
Bir çapraz ateş başlıyor, newroz diyor birileri
Dün bir demirciydim oysa ben, ufku eritirdim
Bugünse ateş altındayım,
Hatıralarımı yazma.

Bir rüya görüyorsun, terlemişsin sırılsıklam
Vurulup düştüğüme inanmak istemiyorsun
Bir kente girişin provası oluyor oysa ölümüm
Yeis yok, bir misillemedir bütün hatıralarım
Yalnız yıkık bir duvar var karşıda,
Ve bir kadının cesedi üstünde
Uçuşup duruyor takvim yaprakları
Seni bekliyorum orda, meydan saatinin altında
Bir James Dean filmine gideceğiz gelirsen
Cehennem hızıyla çarparken mutsuzluğun çelik zırhına
Soluk soluğa yaşanacak tüm imkansızlıklar
Boyle olmalıydı ve oldu işte diyecek oğlum
Babamsa bir ağıta benzeyecek, küllerimi avuçlarken
Bütüm köprüleri dinamitledim ve geldim işte
Bir kente girmemiz nasıl gerekiyorsa öyle
Apansız çıkmalısın karşıma
Ki unutulmuş bir haykırış olmalı dünyaya
Seninle her karşılaşmamız
Mağlubuz,
Durmadan kazanan bu hayat
Basit bir üçkağıtçı sadece, bir sahtekar
Beş benzemezle rest çekiyorum
Ama o biliyor bunu ve çekiliyor oyundan
Yokum diyor
Dün bir demirciydim oysa ben, ufku eritirdim
Bugünse ateş altındayım, hatıralarımı yazma.

Hatıralarımı yazma,
Tarih sanıyor birileri.


AHMET TELLİ

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
20-12-2008, 16:27
ESKİ BİR HÜZÜNLE

Günlerdir eski bir hüzünle çıkıyorum voltaya
(kötüye işaret bu, üstelik yalnızlığa sığınıyorum)
Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri
bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara
O uzak kasaba akşamları düşerken aklıma
tecrit’teki yine bir türkü tutturuyor
Ey kalbim sana denk düşüyor bütün bu acılar
acılar tek ve mutlak olan bir şeyi anlatıyor
Yağmur kuşları geçiyor avludan sürü sürü
dalların hışırtısını duyuyorum, üşütüyor beni
Ötede, kentin üstünde bir şimşek çakıyor birden
suretin yansıyor göğe ve her yağmur damlasına
Uzak bir anı oluyor her şey, silikleşiyor
ve alnım ateşler içinde, bir tutabilsen
unutup gitmişim bütün türküleri artık
(kötüye işaret bu, üstelik yalnız sana sığınıyorum)
Kısa süren hastalıklar vardır ya, işte öyle
geçip gidiyor akşama doğru hüzün bulutu
resmini asıyorum ranzamın başucuna yine
ve bir türkü tutturuyorum günün son çayında
-Teslim olmayalım halilim kurşun atalım!


AHMET TELLİ

naneLi_puding
21-12-2008, 00:50
Palyaço

ben birisini öldürecektim,
ama kimi öldüreceğimi unuttum.
ben kin güden bir kişi değilim..
yazık, kimi güldüreceğimi unuttum.
ben bunları size bir-bir anlatacaktım.
ağlatırım korkusundan ağlayacaktım.

Özdemir Asaf

naneLi_puding
21-12-2008, 00:53
Değişik

Başka türlü bir şey benim istediğim:
Ne ağaca benzer, ne de buluta.
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava..

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince

Nerde gördüklerim?
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka..

Can Yücel

reigngirlonly
21-12-2008, 05:08
Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
'GİTME KAL' var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
Güneşler açar yağmur kesilince
Çırılçıplak kayada yetişir incir ağacı
Dağıtır mevsimi kendi kendine
Gitme beraberlk içinde
Nasıl sevinirdik aklına getir

Her şeyi her şeyi aklına getir
Gce yarılarını aklına getir
Söylediklerini aklına getir
Sinsi yağmurlar yağıyordu
Soğuktu
Yaktığımız ateşi aklına getir

Nelerden geçiyorsun aklına getir
Gitme dünyamızın her yerinde
Yorgun eller gülleri derleyince
Ellerin sevincini aklına getir
Güllerin sevincini aklına getir

Ne çok severdim seni aklına getir


Arif Damar

su_tosbasi
21-12-2008, 05:20
AĞLARSIN
Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Hicrinle sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Felsefe böyledir dîvânelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhânelerde,
Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.

Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:22
AH ŞU ŞAİRLİĞİM
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

Ona her gün güzel, her hava hoştu,
Sevgisiz hayatın manası boştu,
Gördüğü kısrağın peşinden koştu,
Uslanmak bilmeyen bir deli taydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

Evimden barkımdan çözdürdü beni,
İşimden gücümden bezdirdi beni,
Bulutlar üstünde gezdirdi beni,
Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

Ak yazımı baht-ı siyah eyledi,
Gençliğime yazık, günah eyledi,
Nerde akşam, orda sabah eyledi,
Serseri hayatı marifet saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

Alnım da açıktı, yüzüm de aktı,
Kimseye verecek hesabım yoktu,
Günah kervanımı pazara çekti,
Yükümde ne varsa, hepsini saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

Hayal aleminde gezmem dese de,
Seni bundan böyle üzmem dese de,
Bu gece, tek hece, yazmam dese de,
Sabaha çıkmadan sözünden caydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ...

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:24
AHU GÖZLÜM
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.

Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.

Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.

Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.

Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.

Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:25
AKLIM ALMIYOR
Unutmak sevmekten kolay demiştin;
Olmuyor sultanım, kolay olmuyor.
Hepsi bir mevsimlik olay demiştin;
Dolmuyor sultanım, zaman dolmuyor...

Sen gittin kaderim düşman kesildi;
Alnına simsiyah mührü basıldı.
Bütün aynaların yüzü asıldı;
Gülmüyor sultanım sensiz gülmüyor...

Ben Allah'tan sonra seni överim
Seninle var oldu benim değerim.
Senden başkasını nasıl severim!
Almıyor sultanım, aklım almıyor...

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:27
AKLIM ÇIKIYOR
İçmeden resmine bakamıyorum
Kırılırsın diye aklım çıkıyor
İçince karşına çıkamıyorum
Darılırsın diye aklım çıkıyor...

Korkarım derdimi sana dökerken
Utanır gözümden yaşlar akarken
Uzunca yazamam belki okurken
Yorulursun diye aklım çıkıyor....

Yakasız gömleği giysem eğnime
Biricik resmini koysam koynuma
Nezaman geçirsem ipi boynuma
Sarılırsın diye aklım çıkıyor.....

Her beden bir candan sorumlu sanma
Hey ! Ruhu kalbimi saran muamma...!
Benim bir kurşunluk işim var amma!
Vurulursun diye aklım çıkıyor....

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:37
ALMİNA
Son günlerde ne yüzüme bakıyor
Ne bir selam veriyorsun almina!
Zahmet edip ne elimi sıkıyor
Ne bir hatır soruyorsun Almina!

Madem hızlı yaşamayı severdin
Neden bana yar olmaya söz verdin?
Cambaz gibi kalpten kalbe tel gerdin
Maceraya yürüyorsun Almina!

Ben yanarken hasretinin narında
Hoyrat eller bağlar bozdu narında
Ben aklımı uğurlarken uğrunda
Sen sefalar sürüyorsun Almina!

Seni gözden, seni sözden sakınıp
Sır vermedim dosta senden yakınıp
Hasretinle hergün biraz tükenip
Bittiğimi görüyorsun Almina!

Koca bir yaz geçti gülmeden
Ben giderim sen insafa gelmeden
Hayatımla oynuyorsun bilmeden
Günahıma giriyorsun Almina!

Telaşlanma kastettiysen canıma
Günden güne giriyorsun kanıma!
Bir atımlık barut kaldı sonuma
Muradına eriyorsun Almina!

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:41
AYRILIK NİKAHI
Seni bilmem ama ben kararlıyım
Şu garip sevdadan cayalım gitsin
Bu aşkta senden çok ben zararlıyım
Bir kumar oynadık diyelim gitsin

İçimde bir his var benden pes diyor
Olmayan duadan ümit kes diyor
Madem ki bahtımız böyle istiyor
Kaderin emrine uyalım gitsin

Seninle burcumuz tutsaydı keşke
Aslanlar bir başka yengeç bir başka
Yarını olmayan hayırsız aşka
Ayrılık nikahı kıyalım gitsin


Farzet ki bir rüya gördük ikimiz
Gerçekte bu hissi tanımadık biz
Böyle bir masalı yaşamadık biz
Bir varmış bir yokmuş sayalım gitsin

Marifet feleğin elinden çıkmış
Dünyada başka bir terzisi yokmuş
Keremi Aslıyı narına yakmış
Ateşten gömleği giyelim gitsin

Tiryaki gönlümde olmasın kuşkun
Tek sana müptela tek sana düşkün
Ardından bir ağıt yakalım aşkın
Adını elveda koyalım gitsin

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 05:43
BENİ SEVMENİ İSTİYORUM

Seninle buluşmamız ne kadar zor olsa da,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Beş dakika baş başa kalmamız suç olsa da
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
Beni yanlış anlam,darılma ne olursun,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
Aşkımı değerini sır gibi taşımanı,
Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Senden tek dileğim var,özel imtiyaz değil,
Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
Haşa!Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

CEMAL SAFİ

buse_p
21-12-2008, 13:48
cemal safi'nin bütün şiirleri çok güzelmiş..

su_tosbasi
21-12-2008, 18:06
BESMELE
Her gün biraz daha yoruyor beni,
Hasretinle başa çıkamıyorum.
Her gece bir yerden vuruyor beni,
Sağ salim sabaha çıkamıyorum...

Savaşta geçirdim sanki bir ayı,
Düşmandan almadım ben bu yarayı,
Giderken verdiğin tek sigarayı,
Hatıradır diye yakamıyorum...

Vicdanın halimi hiç mi sormuyor?
Küsecek ne yaptım, aklım ermiyor!
Zalimsin demeye dilim varmıyor,
Tavrına bir isim takamıyorum...

Yeter ki mektup yaz canımı dile!
Yetmezse uğrunda çektiğim çile!
Nazar değer diye resmine bile
Besmele çekmeden bakamıyorum...

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 18:08
BİLMİYORUM NERDEYİM
Bilmiyorum nerdeyim ne haldeyim ben kimim?
Ayrılırken kimliğim adresim sende kalmış
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış
Akların kaybolduğu renğin ahenk bulduğu
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
Bir gül için bülbülün saçlarını yolduğu
Aşkın harman olduğu o mevsim sende kalmış

Nerede o çocuksu o şımarık hallerim
Saçlarına hasreti tanımayan ellerim
Rengarenk rüyalarım toz pembe hayallerim
Tekmil neş'em sevincim hevesim sende kalmış

Ayıplama kınama kahveye gidiyorsam
Avunabilmek için bir tavla atıyorsam
Garson çay uzatırken ben 'aklımda' diyorsam
Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış

Dostlar da muhabbeti kestiler,luzumda yok
Zaten senden ziyade sohbetim sözüm de yok
Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok
Aynalarda kendimi göresim sende kalmış

Allahım düşmanımı düşürmesin bu za'fa
Sanki her noksanımı mecburum itirafa
Hangi şarkıya girsem notalar do re mi fa
Sol! diyorum sana sol! sesim sende kalmış

Sende kalmış umudum saadet çağım sende
Sende kalmış huzurum tüten ocağım sende
Sende hayat kaynağım duygu membağım sende
Can diyorum sana,can-kafesim sende kalmış

Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek
Kelime-i şahadet getirmem için gerek
Son diyorum sana son nefesim sende kalmış...

CEMAL SAFİ

tuanaaaaaaa
21-12-2008, 18:09
DENİZİN BEKLEDİĞİ


Seni sevmek mor denizlerdi biraz
Ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
Umutlar ve yıkışmalar ardında direnilen
Seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz

Seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
Seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
Ve sığınıp ılık kıyı kentlerine bir akşam
Seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü

Varılırdı daha saydam günlere isteseler
İsteseler yalnızlık giremezdi evlere
Seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
Ve uçacak durmadan adasız denizlere

Kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
Sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
Bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
Sana verdim geç diye bütün denizlerimi






Afşar TİMUÇİN




benim şiirim.......hayranım..

su_tosbasi
21-12-2008, 18:09
BİLSEYDİM
Meydan mı verirdim bu ayrılığa?
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim dünyanın böyle karanlık,
Bilseydim bu kadar dar olduğunu.

Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın
Bilseydim bir anda kor olduğunu.
Bilseydim şu anki gönül acımın
Senin yokluğundan var oldugunu.

Boyun mu bükmezdim sitem etmene,
Bilseydim sükutun kar oldugunu.
Sebep mi olurdum dargin gitmene,
Bilseydim küsünce sır oldugunu.

Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz,
İçimin ağlayan nar oldugunu.
Bilseydim odamın dört duvarı buz,
Sensiz yatağimin kar oldugunu.

Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim zindandan daha karanlık,
Bilseydim hücreden dar olduğunu....

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 18:10
BİR GELİR BİTER
Yüzüne bakınca içim tutuşur,
İçime bir kızıl kor gelir gider.
Geçtiğin sokaklar şavkınla ışır,
Bastığın toprağa nur gelir gider.

Helal-i hoş olsun gurur da naz da
Ne olur tebessüm etsen biraz da?
Gülmezsen gökyüzü aysız kalmaz da,
Yüzün gibi mehtap zor gelir gider.

Tarifin olmuyor ne kadar yazsam,
Ellerim tutmuyor resmini çizsem,
O güzel çehreni görmeyen ressam ,
Bilmez ki dünyaya kör gelir gider.

Yeryüzü hiç afet görmedi sanma,
Ey benim aklımı alan muamma ,
Her türlü felaket mümkündür amma,
Sen gibi kıyamet bir gelir gider.

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 18:11
BU GECE
Ağlamak kifayet etmez acıma
Şen kahkahalarda hüzün bu gece
teselli sözleri gider gücüme
Şarkılar bir başka hazin bu gece

Yüreğim fırtına gözlerim durgun
Varlığın ilacım yokluğun vurgun
Hayattan kovuldum kaderim sürgün
Ölüm fermanımı yazın bu gece

Herkese kalbimi vermezken öyle
Yaşatmak için sen ne yaptın söyle
Ne kadar şen şakrak olmuşsun böyle
Halime gülüyor yüzün bu gece

Talebim çok değil yalnız beni sev
Umut sefil cüce,acı koca dev
Üstadım geçiver bir hicaz peşrev
Sevdadan dert yansın sazın bu gece

Neşenin kapısı yüzüme örtük
Bir resmin yok bende olsa da yırtık
arkana bakmadan sende git artık
hadi benden sana izin bu gece

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 18:12
BULAMADIM

Derdimi döküpte paylaşacaktım,
Eşimden dostumdan yüz bulamadım.
Yüzlerce, binlerce lügata baktım,
Seni anlatacak söz bulamadım...

Herşeyi sezsemde ıslak saçından,
Gönlümde arındın bütün suçundan.
Girdiğin sayısız günah içinden,
Sana konduracak toz bulamadım...

Gönlüm hâlâ sende, hâlâ sözünde.
Siyaha mahkûmunum zindan gözünde.
Nice dilberlerin güzel yüzünde,
Seni kaybedecek iz bulamadım...

Üzdüler dillere verip de seni,
Ezdiler yerlere serip de seni,
Gönül penceremden görüp de seni,
Bana hak verecek göz bulamadım...

CEMAL SAFİ

su_tosbasi
21-12-2008, 18:13
BULUNUR

Çeker gibi bakma hançeri kından
Senin de canını yakan bulunur
Senin de bir zalim gelir hakkından
Sana da bir kurşun sıkan bulunur

Aşkımın ahıyle tutulur yakan
Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan
Senin de gözünü yaşlı bırakan
Senin de boynunu büken bulunur

Merhamet olmazsa kalp kiracında
Tahtın da kurtaramaz seni tacın da
Bir kara sevdanın darağacında
Senin de ipini çeken bulunur

Bir_yudum_insan
23-12-2008, 17:10
ELLERİM BURADA

Sen yoktun,geceyi bin yıldıza bölerdim.Uykuyu kendime haram ederdim.Yorgun
sabahlara,güneşsiz yarınlara uyanırdı hergün yüreğim.Kima sorsam bilmezdi
seni.Öfkem onlara değil hep kendimeydi. Ağlamaksa içe akıtılan gözyaşı,kimse
göremezdi....
Her yağmur yağışında bu kente, damla damla düşerdi özlem.ıslanmak değildi
beni kotkutan, o damlalarla boğulmaktı.Yokluğun beni boğardı.Öyle zordu ki
dayanmak,sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmeyecek bir düğüm
atardı.Sıkılırdım bunalırdım da,isyan bile edemezdim,sesim çıkmazdı.
Beni umursar mıydın,böylesine acı çekmemi anlarmıydın bilmiyorum.Yoktun
çünkü, olsaydın ben böylesine acı çekmezdim ki... Olsaydın özlemek denen
şeyin bu kadar zor olduğunu bilmezdim ki... Ah sevgilim neden yanımda
değilsin ki..
Sahi nasıl gitmiştin sen ?Niye gitmiştin ?yıldızlara yazdığımız sevda
bitmişmiydi ?Maviye yüklediğimiz aşk tükenmişmiydi ?Kimdi seni çağıran
yanına ?Bir bulsam cevabını bu soruların... Çaresizlik diye birşey varmış
hayatta ve ben bunu yeni öğreniyorum.
Bazen kendimle savaşıyorum,seni sevmekten kurtulayım diye.Öylesine karmaşık
bir denklemki bu... Seni sevmekten kurtulamazsam benliğimi yitireceğim.Ben
ben olmaktan çıkacağım biliyorum.Kurtulmayı başarırsam yüreğimdeki boşluğu
nasıl dolduracağım peki ?
Sensizliği yaşamaya alışmaktan da korkuyorum.Sensiz olmaya alıştıktan sonra
,birgün çıkıp gelsen,seninle yeniden birlikte olmayı beceremem diye
korkuyorum.Bir çözümü olmalı bu işin.Var biliyorum;ama,ben bulamıyorum.
Sevgilim,gitmeseydin,en tutkulu aşkın,en koyu sevdanın,en güzel masalın
kahramanı olacaktın.Ben seni sevecektim,hiç bitmeyen bir aşkla. Hep sana
bakacaktım,hiç yorulmadan.Hep sana dokunacaktım,hiç bıkmadan.
Ayaktayım ve taşıyorum.Özleme,çaresizliğe,vefasızlığa, ve tek başıma
taşıdığım bu aşka ragmen yaşıyorum.Geleceğe dair umudumu yitirmedim
henüz.Şimdi neredeysen başını gökyüzüne çevir ve en parlak yıldıza bak...
İşte oradayım ben,seni izliyorum.Hala yüreğindeysem,hala bana dair özlem
varsa içinde ,hala aşkı yaşatıyorsan gönlünde... Sevgilim orada durma bak
ellerim burada...

filizcik
26-12-2008, 03:09
Ben sana mecburum bilemezsin

Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
buyudukce buyuyor gozlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle isitiyorum

agaclar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parcalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamustu ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkac hayat cikarir yasamasindan
hangi kapiyi calsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor
eski zamanlardan bir cuma caliyor
durup kose basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gok getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran`da mavi benekli cocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gozlerinden
belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun
butun islanmissin tuylerin urperiyor
belki korsun kirilmissin telas icindesin
kotu ruzgar saclarini goturuyor

ne vakit bir yasamak dusunsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak dusunsem
sus deyip adinla basliyorum
icimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska turlu olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin

mina-_-
28-12-2008, 17:55
O denli o denli çok beklettin
Alıştırdın bekletmeye kendini
Çok zamanlar geçti de geldin
Senden çok seviyorum senin özlemeni.


aziz nesin

mina-_-
28-12-2008, 17:57
SEN SÖYLEMEDEN DE BEN BİLİYORUM

Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende.

mina-_-
28-12-2008, 18:01
SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....

aziz nesin

ozii37
28-12-2008, 18:06
SEvgi DUvarı

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

ozii37
28-12-2008, 18:18
İyisin hoşsun dediler,
Hayır, iyi değilim ben,
Bu dünyanın, bu zamanın istediği değilim ben.
Ağızlar yalan söylüyor...
Ayak uyduramadım ben..
Herkes yalan söylüyor,ama kazanıyor.
Sözümün hasıyım ben,
Bu dünyanın,bu zamanın istediği değilim ben,
Seviyor,yalan söylüyor,biliyor görmüyor,
İnat uğruna çıkarcı sevgiler sarmış heryeri,
Ben yapamam,olamam çıkarcı hayır yalancı olamam ben,
Bu dünyanın bu zamanın istediği değilim ben,
Üzgünüm sizin gibi olamam ayak uyduramam bu düzene,
Sizin beklediğiniz değilim ben..

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
28-12-2008, 21:14
Bazen Gitmek İyidir, Bazen Gitmek Gerekir...

Bazen gerekir...
Ve bazen gitmek iyidir...

Ben genelde gitmeleri seçerim...
Niye bilmiyorum...
Ama severim...

Kendimle kalmak...

Niye yapay olur ki hep sevgiler?
Yada niye insanlar
Zorlama sevgiler gösterirler?
Sizi zoraki severken biri,
Kalmanızın anlamı var mı?

"Seviyorum" demek niye hep basite indirgenir?
İnsan aslında sevmediği birine
"Seni Seviyorum" niye der?
Niye bu kadar basitleşir?

Ben karamsarımdır...

Kaplumbağları hep sevmişimdir...
Korktuklarında,
Kendilerini en güvenli hissettikleri yer
Yine kendileridir...
Kendilerine dönerler...

Bende Sevmekten korkarım..
Ve her sevişimde kendime sarılırım...
Kabuğuma çekilirim...
Ve en sonunda kaplumbağa gibi
Sessiz ve sedasız,
Hissettirmeden
Mutlaka giderim...

Değer verilmezseniz eğer,
Yada verdiğiniz değer kadarını hissedemiyorsanız...
Kalmanızın bir anlamı var mı?

Sessiz sedasız gitmek güzeldir...
Sanki hiç yokmuşsunuz gibi...
Fark edilmemeyi severim ben,
Sır olmayı severim...
Adımdan bahsedilmemesini severim...
Hissettirmeden gitmeleri severim...

Bir film sahnesi gibi...
İnsanların arasındayken...
İnsanlarda bir yer etmişken...
Sessizce gidersiniz...
Üzerinizde bir palto...
Bir süre sonra birisi der ki;
"Ya bu gitmiş"
Cevap verir diğeri;
"Evet gitmiş"
Sonra herşey yine devam eder...
Sizde unutulmanın hazzıyla tebessüm edersiniz...

Ben hep giderim...
En çok yaptığımdır...
En alışkın olduğumdur bu benim...

Nasılsa bir gün bitecektir...
Daha çok bağlanmaktansa,
Daha çok bağlamaktansa,
Bağlanıp daha çok yanmaktansa,
Gitmek iyidir...
Bu ne kadar zor olsada...

Gitmek iyidir...
O zaman sadece bir isim olarak kalırsınız...
Aslında belki hiç hatırlanmazsınız...

Bu acı vermez ki!

Siz kaç kişiyi hatırlıyorsunuz ki zaten?
Birileri de sizi hatırlamayı versin...
Unutulmak iyidir...
En azından sır olursunuz...

Gitmek korkmak mıdır?
Mücadeleden yılmak mıdır?

Zayıflık mıdır?
Sanmıyorum...

Zaten elde edemeyeceğiniz bir şey için
Mücadele etmemelisiniz...
Size zarar vermeyecek bir şeyden
Korkmamalısınız...
Aslında gitmek güçtür çok severken,
Gidebiliyorsanız; güçlüsünüz...

Gitmeleri severim...
Ve bazen;
Eninde sonunda,
Giderim...



Alıntı...

_lain_
28-12-2008, 21:50
adamlar arasında adamın biri
güpegündüz adamlar arasında elinde fener
bir şeyler arıyormuş
adamlar arasında adamlardan bir diğeri
adı iskender
merakla dönmüş
ne aradığını sormuş
adam adamları göstermiş
-adam arıyorum demiş
tabii adam haklı
adam adama meraklı

'RuhAt
28-12-2008, 23:14
ESKİ BİR HÜZÜNLE

Günlerdir eski bir hüzünle çıkıyorum voltaya
(kötüye işaret bu, üstelik yalnızlığa sığınıyorum)
Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri
bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara
O uzak kasaba akşamları düşerken aklıma
tecrit’teki yine bir türkü tutturuyor
Ey kalbim sana denk düşüyor bütün bu acılar
acılar tek ve mutlak olan bir şeyi anlatıyor
Yağmur kuşları geçiyor avludan sürü sürü
dalların hışırtısını duyuyorum, üşütüyor beni
Ötede, kentin üstünde bir şimşek çakıyor birden
suretin yansıyor göğe ve her yağmur damlasına
Uzak bir anı oluyor her şey, silikleşiyor
ve alnım ateşler içinde, bir tutabilsen
unutup gitmişim bütün türküleri artık
(kötüye işaret bu, üstelik yalnız sana sığınıyorum)
Kısa süren hastalıklar vardır ya, işte öyle
geçip gidiyor akşama doğru hüzün bulutu
resmini asıyorum ranzamın başucuna yine
ve bir türkü tutturuyorum günün son çayında
-Teslim olmayalım halilim kurşun atalım!


AHMET TELLİ

Kelebek..
31-12-2008, 13:58
Gökten bir kar tanesi düştü ellerime
Aşk ile açtım ellerimi
Eridi...
Aşk ile kartanesi,yağmura dönüştü...
Geriye kalan bir yağmur,
Bir göz tanesiydi...
Sonra ama çok sonra yağmura olan güvenimi kaybettiğimde anladım,
Karlara bağlanmanın hata olduğunu
Oysa ben bahar çocuğuydum,
Bahar yağmurlarında koşmuştum.
Herkesin bi yağmuru olmalı dedim kendime.
Islattığında hayat veren hasta etmeyen..
Ruhuma öpen çiseler düşüyor şimdi ta içime.
Barıştım senle yağmur.
Neolur düşme birdaha gözlerime...

:)

çekpas sapı
31-12-2008, 14:03
Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,
Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin..


Ömer HAYYAM

ozii37
31-12-2008, 19:37
Sensiz geçen sessiz günlerle beraber,
Hayalin hep aklında,Yetinmek mecburi hayallerle düşlerle,
Yapamam sen istesende unutamam yüzünü hayalallerini silemem,
Varsın söyleyemediklerim kalbimde kalsın,
AMa bunu isteme unutamam,
Yokluğunda kayboldum,
Hükümsüzdür...

Bu satırları yazarken,
aklımda sen,kalbimde giderken söndürmeyi unuttuğun aşkının ateşi,
dinlediğin şarkılar,sevdiğin yemekler,sevmediğin durumlar,
unutmadım hepsi aklımda,
Döküyorum satırlara söyleyemediklerimi,
yanıyor yüreğim şu an bu satırları yazarken,
sebebi sen,sebebi unut demen,
ayrılık şarkıları,senli dinlenen şarkıların yerini almış,
yada aldırmış sözlerin,sebebi sen sebebi git demen...
dediğin gibi olsun işte gidiyorum,
unuturum desem yalan ki sevgilim,
yok ki bundan sonra sevmek haram ki bana,
gerçek sevgi yokki senden gayrı,
Ben sana mecburum hem sen yoksun diye...

elbet bir gün senle olsam olmasam hiç fark etmez,
ben artık küstüm aşklara,
gerçek sevginin,yetmediğini sen öğrettin bana,
asıl olan sahte sevgiler,iki yüzlü aşklarmış,
görmek istediğimiz,yalanlamrış,
Mutlu kılan,kalpte değil sözde olan sevgi sözcükleriymiş,
kırılma...
bunları sen öğrettin bana,

Şimdi durma git,
Seni sevmiyorum demeyeceğim.
Yalan olur bunu sende bende biliyoruz,
Sadece git,durma arkana bakma,
Harap halde bıraktığın aşkı görme sadece git,
Arkandan evet ağlayacağım belki,
Durmucak gözyaşlarım,
Seni hep özlicem, sevgim bitmicek,gitsen bile,
Sen varkende birdin,yokkende birsin,
Yine ben severim sadece sen yoksun,
yokluğunda kaybolsma ne fark eder,
Gerçek sevgi yalan ya senin için,
Şimdi hiç durma,arkana bile bakma çek git...

Gideceksen şayet yoluda biliyorsun,
Şimdi git yalancı aşkların ol,
Eğer ben gibi bir sevgili daha bulursan,
Aman ha öpte başının üstüne koy...


Ozan Gernikçi

ozii37
31-12-2008, 19:39
İşte bu kadar dı senin verdiğin değer
Dediğin gibi olsun herşeye tamam
Bana olan sevgin tükendiyse eğer
Bak kapı açık seni tutamam...

Biliyorum sevgin söndü artık kor değil
Kusura bakma gözüm o kadar kör değil
Hadi canım güle güle demek hiç zor değil
Eğer gidiyorsan bak kapı açık..

Hep ben sana yakındım sen ise uzak
Senin tavırların hepsi bir tuzak
Dur gitme bekle seviyorum bu sözler bana çok uzak
Bak kapı açık ben seni tutamam...

Ayrılığıda bilirim,sevgiyi bildiğim kadar,
Sanmaki bir enkaz kalır koskoca düzce kadar
Giderken al götür sevişlerinide
Ama gitmek istiyorsan kendine iyi bak seni sevmiyorum..


Ozan Gernikçi

ozii37
31-12-2008, 19:40
sensiz bir dünya haramdır bana
gelde şu garip halime baksana
seni öyle özledimki anlatamam
yanımda olmasanda seviyorum ben
sensiz kalmak acı versede bana,
umutsuz yüreğim bulansada kana,
vefasız diye ah etsemde sana,
dünyam kararsada, seviyorum ben.
gecenin yarısında uyuyamıyorsam,
sensizlikte yine seni anıyorsam,
asla gelmeyeceğinide biliyorsam,
umutsuzda olsa, seviyorum ben.
Sevgi karşılıklı tek taraflı olmaz,
Aşkı yaşamayan inan anlamaz
İnanın ,.... .... sız olmaz
Yok bunun gayrısı seviyorum ben.
Ben sevdiğimi söyler dururum,
Ayaklar altına düşşün gururum,
İçten,içe yanar kavrulurum,
Varmı ötesi seviyorum ben...

ozii37
31-12-2008, 19:41
Susun Size Birşey anlatıcam..
Yanlış hiçbirşey yapmadım ben,
Bunun için yemin ederim.
Ne bir kin vardı içimde ne bir intikam duygusu.
Düşmanım dediğim dostum bile olmadı.
Değmez be dedikleirm,değdi hep kalbime,

Susun...
Konuşmadım,
Dök içini dediler sustum,sadece gülümsedim..
yanlış anlamayın ne bir kin vardı dilimde,ne bir intikam sözü,
Sevgi denilen meret hiç yanaşmadı gönül limanıma,
Bi kaç sahte sevgi uğradı,onlarda ateşe verip gitti heryeri...

Susun..Dinleyin..
Onu suçlamıyorum,suçlusu oda değil,
O bana sev demedi,ben sevdim,
AMa biliyormusunuz,ne çıkar vardı içimde nede sahte sevgi sözü,
Sadece inanmak sevmek istedim, Ve sevdim inanarak,

Şiiiit Susun..Bakın...
Bedelini çoook ağır ödüyorum,
Biliyomusunuz ben biri için ilk defa ağlıyorum,evet bunu itiraf ediyorum..Ağladım..
evet susuyorum ama sanmayın ki bu yüzsüzlükten,
Ne faydası varki konuşmamın,kime yarar,kendinden başkasını dinlemeyen biri için..

Evet konuşun..Şimdi SÖyleyin..
Ne fenalık ettim ben ona,
Hep gülümsettim yüzünü,ve gülümsedim onunla,
Ağlamasın dedim,belli etmedim içimden ağladım,
Ben bunları yaparken,Neden kırar ki insan seveni,

Konuşsanıza...
hangi yalanı söyledim kendimden başkasına,
Hep doğruları söyledim,seviyorum dedim...
Asla onu mahçup etmem dedim,Dillerde alay konusu oldum..
Ya anlamıyorum buna rağmen neden incitir insan değer vereni,

Ya konuşsanıza !!!
Ben ne yaptım hayal kurmaktan başka,
Sen istemem dedin yolun açık olsun demedim mi?
Göz göre göre kalp bile bile sevmiyorum dedin.. Tebessüm ettim
Buna rağmen neden insan yerine koymaz insana insan diyen.

Ozan Gernikçi

ozii37
01-01-2009, 20:12
Asla unutmayacağım
Kara günlerimde, beni unutanları
Arayıp, sormayanları
Asla unutmayacağım
İyi gün dostu, yüzsüzleri

İyi günde, canım ciğerim
Düşmeye gör, bırakır giderim
Bu mu, bu mu dostluğunuz
Ne halimi sordunuz
Ne kapımı çaldınız
Bu mu, bu muydu dostluğunuz
Çıkar peşinde koştunuz durdunuz
Utanın be! Utanın, insanlığınızdan oldunuz

Neden masallar “bir varmış bir yokmuş” diye başlar
Hiç düşündünüz mü?
Öyleyse bir düşünün hele
Var mı kalan bu dünyada
Bir varız, bir yokuz işte
Bir parça buz gibiyiz sanki, kalmışız güneşte
Bir varız, bir yokuz işte
Masal diyoruz adına da, düşünmüyoruz aslında
Oysa en büyük gerçek, bir masalın ta en başında
“bir varmış bir yokmuş”
İnsanlar, insanlar
Ah! İnsanlar, işte sizi anlatan sözler bunlar

Anlayın artık
Kalacak sanmayın bu dünya size de
Bilmem ki ey sahte dostlar
Dar günümde yüzüstü bırakanlar
Bilmem ki biraz düşünüp, utanır mısınız insanlığınızdan

Hatırlar mısınız, bir vakit başımın tacı idiniz
Başımın tacı
Yalan dostlar, yalancı dostlar
Çıkarcı dostlar
Asla unutmayacağım sizleri
Kalbimdeki acı dostlar

Asla unutmayacağım, asla
Kara günlerimde beni unutanları
Arayıp, sormayanları
Asla unutmayacağım
İyi gün dostu hayırsızları
İyi gün dostu vefasızları

Asla unutmayacağım
Asla
Düştüğümde yüzüstü bırakıp gidenleri...

Gürsel İleri

stv.m
02-01-2009, 14:14
Kapı ağzı boş bavul yığınlarıyız
Sarı fotoğraflar yolculuğundayız şimdi
Ayrılıklara acemi aşıklarmışız
Ne barıştan anlarız
Ne mütareke biliriz şimdi

Daha çok sevmek isterdik belki
Daha çok tanımak
Bu yabancı iki sevgiliyi
Biz seninle susmayı başaramadık
Yalancıyız
Biz barışmayız artık

Ağlarım, ağlar açılır denizlere
Her şeyi bıraktım gidiyorum bende
Yağmurun derman değil kurak gönlüme
Biz bu şehirde karşılaşmayız bile

Kırık parça olmuş hatırın bende
Sustuğun sözler kanar içimde
Ne güven kalmış, ne sevda bizde
Biz bu şehirde bir daha
Karşılaşmayız bile

Ağlarım, ağlar açılır denizlere
Her mevsim biraz daha ayrıldık
Acemi aşıklarmışız, çabuk dağıldık
Yazık sevdiğim
Biz barışmayız artık
Acemi aşıklarmışız, ne çok kırıldık
Ne çok üzüldük, ne çok darıldık
Yazık sevdiğim
Biz barışmayız artık

Hiç bitmeyecek gibi gelmişti önce
Her şeye tüketmek için başlamışız oysa
Bu sevda için doğru isimler değilmişiz meğer
Ne çok yandık böyle, ne çok yanıldık
Yeteneksiziz sevdiğim
Biz barışmayız artık
Aynı yatağın iki uzak ucunda uyuduk
Her gece biraz daha ayrıldık

Daha çok sevmek isterdik belki birbirimizi
Daha çok tanımak
Bu iki yabancı sevgiliyi
Sevmek biraz da bağışlamakmış
Biz seninle susmayı başaramadık
Dokunuşsuz sevişler gömdük yastıklara
Hiç konuşmadan kaçak yaşadık odalarda
Aynı çatı altında iki yabancı
İki dilsiz aynı yatağın iki ucunda

Ağlarım ağlar açılır denizlere
Her şeyi bıraktım, gidiyorum bende
Hiç olmazsa son kez mutluluk dile
Bir yatağın iki uzak ucunda
Her geçen gün
Biraz daha darıldık
Dokunuşsuz sevişler gömdük yastıklara
Dönüşü yok
Biz barışmayız artık

Günler artık günlere kanmaz
Sanma bensiz güneşler doğmaz
Hep unuttun sevmeyi beni
Bende artık sabahlar olmaz
Kırk parça olmuş hatırın bende
Sustuğun sözler kanar içimde
Ne güven kalmış, ne sevda içimizde
Biz bu şehirde karşılaşmayız bile

Ağlarım, ağlar açılır denizlere
Her geçen mevsim nasıl biraz daha ayrıldık
Acemi aşıklarmışız, çabuk dağıldık
Korkma sevgilim inan
Biz bu şehirde karşılaşmayız
Biz barışmayız artık


ugur arslan

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
02-01-2009, 21:30
Aşksız ve paramparçaydı yaşam
bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliği misin yoksa...

Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!


Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
türküler söylerdik hep aynı telden
aynı sesten, aynı yürekten
dağlara biz verirdik morluğunu,
henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa
bu seslenişimiz yalnızca sana
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...

Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!



ADNAN YÜCEL

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
02-01-2009, 21:31
Aşksız ve paramparçaydı yaşam
bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliği misin yoksa...

Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!


Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
türküler söylerdik hep aynı telden
aynı sesten, aynı yürekten
dağlara biz verirdik morluğunu,
henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa
bu seslenişimiz yalnızca sana
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...

Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!



ADNAN YÜCEL

HosCakal__
02-01-2009, 22:52
HÜCUM EMRİ


Kum taneciği
kaçtı diye gözüne
emir veren generalin
iki dakika daha
çok yaşadı insanları
o şanslı kentin



Sunay AKIN

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
03-01-2009, 13:07
Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece.
Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini.
Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez.
Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile...
Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu
sevme hakkından alıkoyamaz.

Sevmek çoğu zaman var olmaktır.
Sonunda bizi yok olmaya götürse bile.
Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum.
Sen bile buna karşı koyamazsın.
Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim.
Bir zaman başkalarında aradım seni,
başka yüzlerde, başka ellerde aradım.
Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim.

Nasıl olsa gelecektin birgün.
Ve işte geldin de!
Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya,
bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.
Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım
hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana.
Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim.

Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık.
Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma.
Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin,
mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri
beraberinde sürükleyerek gideceksin.
İşte o zaman yoklukların
en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım.

Ergeç gideceksin; beni anlayamadan,
beni sevemeden gideceksin.
Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden,
tesellisiz bir hüzün kalacak.
Yıllardır aradığım sendin
ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım.
Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni
Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden...

Geldin ya!
Şimdi herşey güzel seninle.
Yürümenin, konuşmanın,
nefes almanın bir başka anlamı var artık.
Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde...



Ümit Yaşar OĞUZCAN

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
03-01-2009, 13:07
ALışkanLık...


Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...

Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...




Ümit Yaşar OĞUZCAN

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
03-01-2009, 13:09
DiyebiLseydim...


Anladım diyemem ki ! Suçluyum.
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi.

Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle

Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim.

En kötüsü beni koyup gitmendi
O, öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz.

Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi?
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.



Ümit Yaşar Oğuzcan

kar tanesiii
03-01-2009, 13:47
BENİ UNUTMA

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma..

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

scent89
03-01-2009, 16:24
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiç bir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen


Ahmet Telli

_lain_
03-01-2009, 23:33
Yaz Bitti

yazın bittiği her yerde söylenir
söylenmeyen şeyler kalır geriye

ve sonra hiç bir şey olmamış gibi
ağır, usul bir hazırlık başlar
uykuya benzer yeni bir mevsime

orda burda,ev içlerinde,kır kahvelerinde,deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz
ıskaladığımız şeyleri

yatıştırıcı rüzgarlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne 'dinginlik' adını verir
'seni iyi gördüm' diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki?

köşe başları, akşamüstleri,kokular
tozar gider zamanın boşluğunda
karışır anların kuytu belleğine
belki sonraları bir gün
hatırlanır aynı kederle
yazın bittiği her yerde söylenir
söyleyenler inanır bir şeylerin sahiden bittiğine
yaz biter
eskir geceler,serin,hüzünlü
yeni mevsime hazırlık: ömrün teyel yerleri
bir yanı telaş,bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri
çıkarır sizi dalgın derinliğinizden
yaşadığınızı duyarsınız teninizde
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları
ahşap panjurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride

yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiç bir şey hiç bir şey
hiç bir şey
yalnızca üşüyorum şimdi

Murathan Mungan

_lain_
03-01-2009, 23:36
Aşkın bir yolu vardır
Her yaşta başka türlü geçilen
Aşkın bir yolu vardır
Her yaşta biraz gecikilen
Gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
Gözlerim
Aşkın kuzey yıldızıdır bu
Yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
İlerlerim
Zamanla anlarsın bu bir yanılsama
Ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
Yeniden yollara düşerler
Düşerim
Bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
Ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
Yaşamsa yerli yerinde
Yerli yerinde her şey
Şimdi her şey doludizgin ve çoğul
Şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
Şimdi her şey yeniden
Yüreğim, o eski aşk kalesi
Yepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücünden
Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey Sanat! Her şeyi hayata dönüştüren

Murathan Mungan

_lain_
03-01-2009, 23:39
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...

buse_p
04-01-2009, 12:30
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...



yazarı kim?çok güzelmiş

_lain_
04-01-2009, 13:26
yazarı kim?çok güzelmiş

Murathan Mungan

ozii37
05-01-2009, 00:51
ÖyLe senden çok uzakta değilim ,
Görmesini bilsin gözlerin bakışındayım..
Belki sana senden daha yakın,
Çarpan kalbinin her atışındayım..

sarapsisesindekiumut
05-01-2009, 19:54
Vasiyet

Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu`da bi köy mezarlığına gömün beni,

Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.

Traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar ortamalı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben,
daha onlar düzülmeden
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.

Komşulara gelince,
şehit Ayşe`yle ırgat Osman,
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki farkında bile olmadan.

Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öyle gibi de görünüyor
Anadolu`da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.




Nazım Hikmet

hayal07
08-01-2009, 17:57
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelime bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Canım ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.



__________

OğuZ68
08-01-2009, 19:45
Heey Hayat..! !



İstediğin kadar üstüme üstüme gel..! !
Direniyorum.
Israrlarına rağmen,
Yıkılmayacağım.
İstediğin kadar ez beni,
İstediğin kadar zulüm et..! !
Dimdik ayaktayım.! !



Çünkü..! ! !

Yaşama sevincimi,
Aşktan almaktayım..! !



Ne sen.....



Ne de içine aldığın insanların,
Aşktan,barıştan, dostluktan bir haber insanların..
Yıkamazlar beni,
Öldüremezler,
İçimdeki yaşam sevincimi..

Heeey Hayat..! ! ! !

Yolun yarısını geçmişken ben,
Halen yaşamaktayım.. ! !
Yaşama sevincimi,
Aşktan almaktayım..! !


Alıntı

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
09-01-2009, 14:01
"Gözlerin çukura mı düştü, mum gibi mi eridin
oğul, bana yedirseydin ölüm oruçlarını
kuru dikene mi döndün bahçemin gonca gülü
sen uyurken öpseydim boynunun damarını

evlatsız beyler ne bilir bir oğul nasıl kokar?
ana olmak ne zormuş, kime nasıl anlatsam
sarı yılanların korunağı vicdanlar
gözünüzde gözyaşı
tükürüğünüzde kan olsam

bu ne zehirli toprak, bu ne kalleş adalet
ıslak bir mendil bile süremiyorum dudaklarına
ömrümü uçan kuşun kanadına bağlasam
getirip asıverse ranzanın kenarına

ekmeğe uzanmaz oldu elim
sular ne kadar acı
günde üç öğün tattığım içeriden bir haber
yeter acıdan it gibi uluduğu kalbimin
bunca yükü kaldıramam, gel çekelim beraber"



Hamdi Özyurt

_HaZiRaNDa öLMeK ZoR_
09-01-2009, 14:01
[....]


Bu dünyayı seninle sevmişim ben
Benim sensiz bu dünya nemdir ey dost
Yüce dağ başında bir koca kartal
Açmış kanadını dünyayı örter
Bazı yiğit vardır ölümden korkar
Ben korkmam ölümden er geç yolumdur”

Enver Gökçe

KüL TaBLaSı
10-01-2009, 16:44
SIGINAK

Yedegimde hep bir siir olmali
Korusun diye beni,
Sarsin
Solusun diye...

Yedegimde hep bir siir olmali
Dilegimce degistirebildigim
Degistikçe beni de degistiren
Yüregimle sindigim,
Kimsenin bilmedigi,
Acisina baska aci
Sevincine baska sevinç degmemis,
Canim gibi
Yok etmek hakkini kendimde gizledigim
Ömrümce çilgin, gönlümce engin,
Yeni dogmus bebeklerin sesiyle
Yankisi ufkuma dokunurcasina yakin
Solugumda kivilcim, dudaginda gül
Yasamaya dügümlü,
Goncalar kadar körpe
Dalgalar kadar hirçin
Kavusmamiz olanaksiz birine sakladigim,
Mahrem, bagisiksiz,
Mazlum bir siir

Yedegimde hep bir siir olmali;
Çirpindigim geceler
Yetisip yatistiran
Esinlenip dindigim,
Duygusu sagilmamis,
Üsüse soluverecek,
Pürüzsüz, bir basina incecik,
Gülüsü gülüsüme denk, andikça parildayan
Andikça parildadigim,
Kanmayan, kandirmayan;
Öfkesi kirlenmemis,
Zehri gibi kendi hayatimin
Ayrilik yaralarini sarilir sanmis,
Sürgün, ürkütülmüs,
Üzgün bir siir.

Yedegimde hep bir siir olmali
Yuvasinda ilk kez uçan serçe gibi telasli,
Safakta kuzulamis karaca gibi baygin,
Ulasinca çilginliga kirilan dallarda ömrün
Yanarak uguldayan
Yanarak uguldadigim...

Yine daldim da kendi düsüme
Hasretin kanayisi bitermis sandim...
Beni siirler bagislasin!

Nihat Behram

OğuZ68
13-01-2009, 23:01
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin


Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine


Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile


Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de


Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..


Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı ? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi ?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..


Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyfe keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içeceğin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel

ozgurseven
15-01-2009, 02:16
Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme


Mevlana'nın şiiri Yılmaz erdoğan okumuş süpper dinlemelisiniz bence...

ekmek ve şarap
15-01-2009, 20:48
ŞEMSİYE

tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla

anımsar mısın bilmem
yağmurun bardaktan
boşanırcasına yağdığı o günü
hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza
dudaklarımla hesaplamıştım
yüz ölçümünü

nicedir sokağa çıkarmıyorum
şemsiyeyi
korkuyorum çünkü
kapısı açık kafaesinden
uçan bir kanarya gibi
beni ikinci kez terk etmenden

yanıt alamayacağımı bilsem bile
yanına gidip
sorarım hergün şemsiyeye
altında elele
nasıl görünürdük diye


SUNAY AKIN

mina-_-
17-01-2009, 19:17
Sen gelmeden önce diye başlayan binlerce cümle geçiyor aklımdan...
Sen gelmeden önce ben daha bir bendim.

Sen gelmeden kurallarım, yasaklarım vardı.
En güçlüsüydüm hayatımın.
Bir monitöre saatlerce boş boş bakamazdım mesela.
Şarkılarım vardı sensiz söylediğim, sesim sadece benimdi.
Daha bir umutluydum ya da daha bir boştu herşey.

Çözemedim.

Sonra sen geldin, ne oldum, neyim oldun çözemedim.
Ben çözmeye çalıştıkça sen daha çok geldin.
Ne sana sığınabildim ne kendime sığabildim.

Tek başıma taşırken bütün yüklemleri,
öznelerimi kaybetmişim sen gelince anladım,
Bütün roller benimdi, hayata oynuyordum,
sınırım, çekincem yoktu...
Ezberlemiştim ben aşkı senden önce...

Sen geldin ezberlerim karıştı...

Repliklerimi unuttum, susuyorum,
doğaçlama da yapamıyorum artık.

Tek kişilik dev bir oyununun son perdesi, söz bitti...

Yaralarım kanıyor, her kanayan yerden
bağıra bağıra umut doğuruyorum.
Daha çok acıyor yaralar umut doğarken.
Olsun diyorum umudum var artık...

Varsın acısın...

Aklından geçenleri sorguluyorum kendime...
Hak vermek istiyorum çünkü hayatıma rağmen
bana dönüşüne ve hak vermek istiyorum vazgeçemediklerine....

Belki de seni temize çıkarıyorum ruhumda, adın aşk olsun diye...

Yine de Hoşçakal Zamansız Aşkım..

mina-_-
17-01-2009, 23:51
Sen

Gönül sarayima bir yasaklisin
Hem giremez hem de kalamazsin sen
Gönül vatanimda bir yabancisin
Hem geçemez hem de duramazsin sen

Kuru bir pinarsin gönül dagimda
Hem akamaz hem de taşamazsin sen
Bir sönük yanginsin gönül bagimda
Hem yanamaz hem de yakamazsin sen

Kalmadi bendeki o eski yerin
Bitti sana olan sonsuz hevesim
Şimdi huzurumda bilmem ki nesin
Bir hiç bile bende olamazsin sen

Sedat Hünkar Kravzer

ozii37
17-01-2009, 23:57
Bu gunlerde yine seni dusunuyorum
yanlız ıssız caresiz gecelerde
seni düsünüyorum
sessiz cıglıkların arasında,
kalbim senin için carparken
içimden seni seviyorum diye
haykırmak geliyor !
ama olmuyor ben yinede seni seviyorum
haykıramasamda cıglık cıglıga
bir kagıt parcasına duvara haykırıyorum askımı
seni dusunuyorum hep gecelerde
belki hayalin yanlızlıgıma faydası olur
belki hayalinle gelirsin diye
belki seni HAYALİNLE unuturum diye
ama ne mumkun gözumden uzaksında
gonlumden olmuyorsun
cıkmıyorsun aklımdan ,hani istemiyorumda cıkmanı
bir umitle bekliyorum
hani gocup gitmeden
bir kez olsun sevgiyle
BEN hala yanlızım buralarda
hala yogun duygularım
hala karanlıktayım
dogmasını bekliyorum gunesin
uykusuz gecelere inat dusunuyorum
ve ben hala SENİ SEVİYORUM!!

misanthrope
17-01-2009, 23:57
Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

Mevlana

misanthrope
17-01-2009, 23:58
Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


Orhan Veli Kanık

ıssız ben
17-01-2009, 23:59
DESEM Kİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

CAHİT SITKI TARANCI

(en sevdiğim şiir..)

misanthrope
18-01-2009, 00:01
İKİ BIÇAK

İki bıçak seç kendine
Biri yaralamak için
Biri öldürmek
Pusu kur gözlerin
Karanlık gölgesine
Biri sevmek için
Biri ihanet
İki yürek seç kendine
Biri yaşamak için
Biri gizlenmek
Bir korkak, bir kaçak, bir firar
Kaç kişisin sen sevdiğim, çocuk
İçimdeki bıçak bir kere daha dönüyor
Olduğu yerde
Kalırsan sel basar yataklarımı
Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde
Kimi zamanlar olur sevgilim
İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme


Murathan Mungan

cibalili
18-01-2009, 00:01
ESKİ DENİZLERDEN KİM KALDI

yani sen de denizsen be Marmara
iki boğazın var diye göl demiyorlarsa sana
canına okurum ben böyle işin
haberin var mı ben altı boğaza birden bakarım
benden sorulur Elif'imin
benden sorulur dört şeytanımın karın tokluğu
senin İstanbul'un okula gider mi, kağıt kalem ister mi
Çanakkale'nin çocuk felci, yatak yorgan yatması var mıdır
adalarından birinin bile ah Marmara kara mıdır bahtı

yani sen de denizsen Marmara
otur hesapla bak, üç kere daha denizim senden
ama bana deniz diyen yok o başka dava
Sarıyer'in oralara mavi bir nokta koyan yok
atlaslara falan da yazılmaz tüh ki adım
ne dersen de dünya tersine dönüyor Marmara
seni Boğazlar besliyor iki ucundan
ben de altı boğazı ay ortası biten maaşla

kızıp köpürme ama
hiç deniz görmesek yutardık belki Marmara

Akgün Akova

misanthrope
18-01-2009, 00:04
ÖZLEM

Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben..
Uyuyorum,
Uykudayim,
Yanimda sen.

Uykunun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
aklimda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakiyorum,
Söylemeden,
Tek hece.

Seni yitiriyorum
Çok karanlik bir anda..
Birden uyaniyorum,
Bakiyorum aydinlik;
Uyuyorsun yanimda..
Güzelce.


Özdemir Asaf

misanthrope
18-01-2009, 00:05
HOŞÇAKAL

siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum

sesini duyuyorum rüyalarımda
gözlerimi kamaştırıyor ışığın
rüzgar sen gibi dokunuyor bana
ben doğuyorum

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
dokunmuyorsun bana
sen gibi bir şimşek çakıyor
tam kalbime düşüyor yıldırımı
ben gidiyorum


Özdemir Asaf

beklenen
18-01-2009, 00:12
ahhhhhhhhh ahhhhh

matraxrecep
18-01-2009, 11:34
DÖNEMEÇ


Bir gündü,hava ılık
ve cadde kalabalık...
Bir kadın sapıverdi önümden dönemece;
Yalnız bir endam gördüm,arkasından,ipince.
Ve görmeden sevdigim,işte bu kadın dedim,
Çarpıldım,sendeledim





Bir gündü mevsim bayat
Ve esnemekte hayat...
Dönemeçten bir tabut çıkt ve üç bes adam;
yalnız bir ahenksezdim,cercevede bir enlam.
Ve tabutta ,incecik,o kadın var,anladım;
bir kösede agladım...

Necip Fazıl Kısakürek (1940)

ozii37
18-01-2009, 18:16
M alesef veremem dünyaları belki sana..İ stersen veririm ama senin olan yüreğimi..
N edensiz sevgim,sana müebbet bedenim.A nlayabilirsen bu sözlerim ömürdür sana sevdiğim ...

misanthrope
20-01-2009, 00:01
Ömer Hayyam...

"Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!

..............


"Ey kör!Bu yer, bu gök, bu yıldızlar,boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!

.............


"Elimde olsa bu dünyayı küçümserdim
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim
Daha doğrusu bu aşağılık yere
Ne gelirdim ne yaşardım ne ölürdüm


.............


Vefasız dünya diye yakınıp durma
Dünya elinde iken tadını çıkarsana
Herkese vefalı olsaydı bu dünya
Sıra mı gelirdi senin yaşamana


Zekirdek Forum - misanthrope' Albümü: Ivırın Zıvırı... - Resim (http://www.zekirdek.com/forum/uye/216626/album/ivirin-ziviri-8335/omer-hayyam-quotdurmadan-kurulup-dagilan-yerde-59026/)

ZEKİ.YASEMİN
20-01-2009, 00:39
"Günler geçmez sen ne bilirsin
gözlerimden akan yaşı silemezsin
bu zalim gecelerde
yokluğunu dindiremezsin

özlemek nedir sen bilemezsin
sevdam alev alev söndüremezsin
bu yağmurlu gecelerde
içimdeki hasretini dindiremezsin

baktığım heryerde seni görmek nedir bilemezsin
gönlümdeki acıyı dindiremezsin
bu geçmeyen gecelerde
unutmayı bana öğretemezsin "

ERKUT_55
20-01-2009, 01:45
Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

suleyman1
20-01-2009, 02:02
Ah Ulan Rıza

Neden hala gelmedi... Yoksa
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama en azından
Birisine sorar...
Cebimde bir lira desen yok!
Madara olduk meyhaneye
Ah eşşek kafam benim..
Nasıl da güvendim bu hergeleye!..
Gelse balığa çıkacaktık,
Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık...
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp
Enteresan hayallere dalacaktık...
Bu sandalı geçen hafta denk getirdik
Çalıntıdan düşürdük...
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük...
Saat sekizde gelecekti,
Bana birkaç milyon borç verecekti..
Yoksa o nemrut karısı kaçtı da
Onun peşinden mi gitti?...
Eğer öyleyse yandık,
Gudubet gene yaptı yapacağını!..
Geçen sene de merdivenden itip
Kırmıştı Rıza’nın bacağını...
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya horlarken Rızayı boğacak..
Bak şimdi acıdım, aşk olsun adama...
Ben olsam vallahi başedemem!...
Hele beş tane velet ki boy boy,
Allah'tan düşmanıma dilemem!...
Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,
Herkesin suyuna gider...
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder!...
Bir keresinde, hiç unutmam
Üç-beş zibidi haraca dadandı;
Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneyi kadar kovaladı!.
Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,
aynı kafadaydık...
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır
geliyordu
Biz başka havalardaydık...
Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık...
Fener'in her maçına iddialaşıp
Millete az mı yemek ısmarladık!.
Bir tek askerde ayrıldık,
Bana Bornova düştü, Ona Gelibolu..
Döner dönmez evlendirdiler
En büyük salaklığı da bu oldu!.
Bense hiç düşünmedi, .zaten param yoktu.
Hep tek tabanca gezdim...
Benim beğendiğimi annem istemedi
Onun gösterdiğini ben sevmedim...
Neyse, bunlar derin mevzu..
Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek..
Ufaktan yol alayım
Anam evde yalnız, şimdi merakından ölecek!
Gittim, vurup kafayı yattım,
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini!..
Vay be Rıza!..
Sonunda sen de düşüp gittin azrailin peşine!
Dün, boşuna günahını almışım,
Ne olur kızma bu kardeşine...
Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler
Ne kolay söylediler!..
Sanki dev bir taş ocağını
Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!...
Ah dostum... O kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?.
O zalim tabutun tahtalarını
Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?
Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, yani
Bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek
Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?.
Peki, beni kim kızdıracak,
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?.
Ulan Rıza... Ne hayallerimiz vardı oysa,
Ne acayip şeyler yapacaktık..
Totoyu bulunca dükkan açacak,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık..
Talih yüzümüze gülecekti be,
Hafta sonu iki yavru kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık!.
Ah ulan Rıza...
Bu mahallenin nesini beğenmedin de öte
yere taşındın?
Arasıra gıcıklaşırdın ama inan ki,
Benim en kral arkadaşımdın!..
Ah ulan Rıza...
Ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?
Senden ayrılacağımı sanma,
Bir kaç güne kalmaz ben de gelirim!..


Yusuf Hayaloğlu

ZEKİ.YASEMİN
20-01-2009, 02:22
Gecelerime karlar yazdı
Fırtınalar beni sardı
Korkular benden uzak
Bu şehirde hapis kaldı

.....

Dağlarda adın yankılandı
Gönlüm yardan ayrı kaldı
Aşkın benden uzak
Kalbimde ateş gibi yandı

YASEMİN....

jilekk.girl
23-01-2009, 21:37
senin dudakların pembe
ellerin beyaz
al tut ellerimi bebek
tut biraz..!

benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz..!

benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu
dağıt saçlarını bebek
savur biraz..!

benim doğduğum köylerde
geceleri eşkiyalar basardı
ben bu yüzden yalnızlığı sevmem
konuş biraz..!

benim doğduğum köylerde
şimer rüzgarları eserdi
hep bu yüzden dudaklarım çatlak
öp biraz..!

sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
benim doğduğum köyler de güzeldi
sen de anlat doğduğun yerleri
anlat biraz..!

CAHİT KÜLEBİ

EN SEVDİĞİM ŞİİR ARKADAŞLAR

dünyammm
27-01-2009, 13:35
Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardi kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarim dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
"Önemli olan 'zamana birakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır.."
Simdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittigim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

**Nazım Hikmet Ran

arzucetinkaya
27-01-2009, 21:24
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

ATAOL BEHRAMOĞLU

solucanım
30-01-2009, 01:26
Bilmelisin ki... Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.

Bilmelisin ki ...
Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Bilmelisin ki ...
Tecübenin kaç yasgünü partisi yaşadığınızla ilgisi
yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil

Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da
ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.

Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz

Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına gelmez.

Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Bilmelisin ki ...
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.


Can Yücel

solucanım
30-01-2009, 01:27
Bunca zaman bana anlatmaya
çalıştığını,kendimi
bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını
anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacım var, gel ! ''
diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ''git'' dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,

Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş
CAN YÜCEL

solucanım
30-01-2009, 01:29
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Ölmek için toprağa girmek mi lazım?
Terkedilip unutulmak,bir başına bırakılmak ölmek sayılmaz mı?


VİKTOR HUGO

solucanım
30-01-2009, 01:35
Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...

solucanım
30-01-2009, 01:36
Benim Günahım Aşktır

Benim günahım aşktır, senin erdemin nefret:
Sevgi günahtır diye günahımdan nefret bu.
Gel, kendi durumunu benimkine kıyas et,
Görürsün siteminin ne haksız olduğunu.
Haklıysa da, o sözler kızıl süsünü bozan
Ve benimkiler kadar bol sahte aşk senedi
Düzüp başkalarının yataklarını talan
Eden dudaklarından işitilmemeliydi.
Seni sevmem yasaldır; bak, seviyorsun sen de:
Gözüm sırf sana düşkün, senin gözün onlara;
Merhamet yüreğinde kök salıp boy versin de
Acımanla hak kazan sana acınanlara.
Aramağa kalkarsan kendi gizlediğini
Senin kendi örneğin yoksun bırakır seni.

denis.kısı
30-01-2009, 01:37
BEN BİTTİM ARTIK


Dondurdugun yûregimi yeniden eritebilirmisin.
Yaktigin içimi tekrar sôndûrebilirmisin.
Kirdigin kalbimi tekrar tamir edebilirmisin.
Akittigin gôz yaslarimi durdurabilirmisin.
Bu kalpsizligini tasiyamaz oldum ben bittim artik.

Senin ugruna canimi verdim geri verebilirmisin.
Askima leke sûrdûn bu lekeyi yok edebilirmisin.
Beni yalniz biraktin bu yalnizligimi doldurabilirmisin.
Kimligime hakaretler ettin gûzel sôzler sôylemesini bilirmisin.
Bu kalpsizligini tasiyamaz oldum ben bittim artik.

Seni canima can olarak ekledim sen beni ekleyebildinmi.
Ben seni ôlûmû bile gôze alarak sevdim ya sen beni sevdinmi.
Ben senin ugruna herseyimi verdim ya sen verebildinmi.
Senin yoluna kurban ettim ben kendimi ya sen farkettinmi.
Bu kalpsizligini tasiyamaz oldum ben bittim artik.

Gônûl gûllerimi soldurdun tekrar canlandirabilirmisin.
Sen bana ihanet ederken ben yaslar tuttum ya sen yas nedir bilirmisin.
Beni benden aldin benligimi geri verebilirmisin.
Ben seni çok seviyorum dedim ya sen bir kez bile olsun sôyleyebildinmi.
Bu kalpsizligini tasiyamaz oldum ben bittim artik.

denis.kısı
30-01-2009, 01:38
bukadar yakınımdayken
bi okadarda uzaksın bana
kalbimde kocama yerin
bu küçücuk kalbime sığdırdım
kocaman seni..
gözlerine baktıkca sızlıyor içim
ben hiç bukadar güzel bakan
gözler görmedim sewgili
yanlız unutmaki
aşkından ölecek kadar gururlu
bu deli..


kankam bna yazmış :D

solucanım
30-01-2009, 01:41
Bir gece,
Gecede bir uyku.
Uykunun içinde bene.
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.

Uykunun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben.
Bir yere gidiyorum,
Delice.
aklımda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.

Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir andan.
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda..
Güzelce.