|
|||||||
Devlet Adamları & Siyasiler icinde Hz.Muhammed(sav) konusu , Hz. Muhammed (S.A.V), 571 yılında Mekke'de doğdu. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ...
KURALLARA UYMAYANLAR SİTEDEN UZAKLAŞTIRILIR! LÜTFEN SADECE BİLGİ NİTELİĞİNDEKİ SÖYLEM, ANI, ANEKTOT, MAKALE vb. BİLGİLER VERİNİZ. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Mod Seç |
|
|
#1 |
|
Üyelik Tarihi: Eyl 2007
Yaş: 68
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 126
|
Hz.Muhammed(sav)
Hz. Muhammed (S.A.V), 571 yılında Mekke'de doğdu. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz.Muhammed (S.A.V), büyükbabası Abdülmuttalip'ın himayesine girdi. Hz.Muhammed (S.A.V), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip'de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı. 10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı. Bu ağır koşullara rağmen Hz. Muhammed (S.A.V) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı. Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı.
Hz. Muhammed (S.A.V) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti. Daha sonra Hz. Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti. Hz. Muhammed (S.A.V) 595 yılında Hz. Hatice ile evlendiğinde 25, Hz. Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı. Hz. Muhammed (S.A.V) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı. 40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi. Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı. Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi. Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü. Hz. Muhammed (S.A.V) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahi geldi. Bu vahi, Allah tarafından Cebrail adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi. Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz. Muhammed (S.A.V) evine döndü ve eşi Hz. Hatice'den kendisini örtmesini istedi. Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu. Hz. Hatice hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu. Daha sonra Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı. Hepsi inanıp Müslüman oldular. Hz. Muhammed (S.A.V), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu. Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahi gelmedi. Yine Hira'da iken Hz. Muhammed (S.A.V)'e ikinci vahi geldi. Hz. Muhammed (S.A.V), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi. Kureyş kabilesinin şefleri Hz. Muhammed (S.A.V)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar. Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu. Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (S.A.V)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar. Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Hz. Muhammed (S.A.V) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu. Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz. Muhammed (S.A.V)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar. Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı. Hz. Muhammed (S.A.V) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı. Bu olay Kureyş liderlerinin Hz. Muhammed (S.A.V)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı. İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz. Muhammed (S.A.V), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı. Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz. Muhammed (S.A.V)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar. Hz. Muhammed (S.A.V); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi. Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (S.A.V)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler. Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz. Muhammed (S.A.V)'i öldüreceklerdi. Ancak Hz. Muhammed (S.A.V) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı. Hz. Muhammed (S.A.V) ve Hz. Ebu Bekir, Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar. Burada Medineliler tarafından karşılanan Hz.Muhammed (S.A.V), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı. 14 günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz. Muhammed (S.A.V), Kuba ile Medine arasındaki Benisalim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz. Ebu Eyyubi Ensari'ya misafir oldu. Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu. Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı. İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu. Hz. Muhammed (S.A.V), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı. Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı. Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı Müslümanlar kazandı. Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhut dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı. Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi. Bu savaşta Hz. Muhammed (S.A.V)'in amcası Hz. Hamza ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz. Muhammed (S.A.V) yaralandı. Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler. Hz. Muhammed (S.A.V) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti. 20 gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler. Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı. Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti. Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı. Hz. Muhammed (S.A.V)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz. Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı. Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı. Hz. Muhammed (S.A.V) 630 yılında 10.000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler. Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti. Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı. 632 yılında 100.000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz. Muhammed (S.A.V) ünlü veda hutbesini okudu. Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi. İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu. Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz. Muhammed (S.A.V) aniden rahatsızlandı. 8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe'nin kucağında vefat etti. Hz. Ayşe'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi. Hz. Muhammed'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Ali ile evlenen Fatma çocuk sahibi olmuştur. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Üyelik Tarihi: Eyl 2007
Yaş: 68
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 126
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
...VeDa HuTBeSi...
"Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. "İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise ,bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise ,bu şehriniz (Mekke)nasıl bir mübarek şehir ise ,canlarınız,mallarınız,namuslarınızda öyle mukaddestir,her türlü tecavüzden korunmuştur. "Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız.O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir.Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın.Olabilir ki burada bulunan kimse ,bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. "Ashabım! "Kimin yanında bir emanet varsa ,onu hemen sahibine versin.biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır.Allah böyle hükmetmiştir.İlk kaldırdığım faizde Abdulmuttalibin oğlu (amcam)abbasın faizidir.lakin ana paranız size aittir.ne zulmediniz nede zulme uğrayınız. "Ashabım! "Dikkat ediniz ,cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır ,ayağımın altındadır.cahiliye devrinde güdülen kan davalarda tamamen kaldırılmıştır.Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalibin torunu İlyas bin Rabianın kan davasıdır. "Ey insanlar! "Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir.Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir.Dinimizi korumak için bunlardan da sakınınız . "Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helal kıldınız .Sizin kadınlar üzerinde hakkınız ,kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır .Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır.Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir.kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları ,meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. "Ey müminler! "Size iki emanet bırakıyorum ,onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız .O emanetler Allah'ın kitabı Kur' an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir. "Müminler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz .Müslüman müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda ,malıda helal olmaz.Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır. "Ey insanlar! "Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir.Her insanın mirastan hissesi ayrılmıştır. mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur.Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir.Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın.Cenab-ı hakk bu gibi insanların ne tevbelerini nede adalet ve şehadetlerini kabul eder . "Ey insanlar! "Rabbiniz birdir .Babanızda birdir .Hepiniz Adem'in çocuklarısınız .Adem ise topraktandır.Arabın arab olmayana arab olmayanında arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır .Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. "Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. "Dikkat ediniz!şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani haksiz yere öldürmeyeceksiniz.Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar "la ilahe illallah" deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emr olundum.Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar .Hesapları ise Allah'a aittir. "İnsanlar! "Yarin beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz? Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; "Allahın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz,bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz,diye şehadet ederiz".Bunun üzerine Resul'i Ekrem Efendimiz şehadet parmağını kaldırdı ,sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu; "Şahid ol Yarab!Şahid ol yarab!Şahid ol yarab!" |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Hz.Muhammed;
Seçilmişliğini,görevini,üzerindeki zırhı bir kenara bıraktığımızda bile salt kişiliği ile kendisine karşı gelenlerin bile güvenini kazanmış ve onların emanetlerine sahiplik yapmış,çok çok çok büyük saygı duyduğum,Tanrı'nın en kıdemli elçisi... ''Şeref,edep iledir.Soy ile değildir.'' ''İlim,Çin'de bile olsa gidip alınız.'' ''Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.'' "Dinde aşırıya gitmeyiniz,sizden önce aşırıya gidenler helak oldular." |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Siteden Uzaklaştırıldı.
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 22
Şehir: Kayseri
Mesajlar: 1.690
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
'' Allahümme salli ala seyyidina muhammedin adede ma fi ilmillahi selaten daimeten bidevami mülkillah. ''
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Üyelik Tarihi: Mar 2007
Yaş: 18
Mesajlar: 846
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
O ki (s.a.v) Alemlerin Sultanı dil yetmez onu anlatmaya Rabbim cennette bizi komşu eylesin ki doyasıya çekelim o mis kokusunu içimize ve dinleyelim o hoş sohbetlerini (amin)
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Üyelik Tarihi: Nis 2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 992
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Ben seni oyle sevdim.Oyle iste bildigin gibi
Ben seni collerde mecnun, daglardaki ferhat gibi sevdim Efendim Ben seni veysel Karani gibi gormeden sevdim Karsiliksiz ama vustalata erecegimi umut ederek sevdim.. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Üyelik Tarihi: Mayıs 2008
Yaş: 19
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1.060
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Âdem aleyhisselam, Arşta gördüğü nurun mahiyetini sual etti. Hak teâlâ buyurdu ki:
(Bu nur, gökte Ahmed, yerde Muhammed denilen, zürriyetinden bir peygamberin nurudur. O olmasaydı, seni de, yer ve gökleri de yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye] salat ve selam olsun O'na Allahümme salli ala seyyidina muhammedin adede ma fi ilmillahi selaten daimeten bidevami mülkillah. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Üyelik Tarihi: Haz 2005
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 406
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
"...Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik,Haça tapmaktan(Hrıstiyanlık'tan)mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor.Eğer insan,seçme hakkına sahip olsaydı,aklı başında olan her insan,şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği;tek Allah'ı ve onun Peygamberini kabul ederdi."
Lev N.TOLSTOY(1828-1910) |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 537
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Ümmetçi olmayan birisi ve ümmetçiliği reddeden birisi olarak ben bile "Muhammed" adını duyunca içimde birden patlayan gösteren heyecanı anlatamam.
bkz: Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar müslüman olmak. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 131
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Allah razı olsun
Muhammed’in (a.s.m.) bu harikulâde adamın hayatını inceledim. O İsa aleyhtarı değil, bütün insanlığın kurtarıcısı olarak bilinmelidir. Onun gibi bir adam, bugün dünyanın idaresini eline alsa, eminimki dünyayı, hasretini çektiğimiz barış ve saadete kavuşturur. BERNARD SHAW |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 131
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Goethe'nin, "Hz. Muhammed'in Terennümü" adlı şiiri
"Sevinç sevinç berrak Ve yıldız yıldız parlak Bir dağ pınarı Üstünde beyaz bulutların Ve kuytusunda bir yeşil yamacın Aziz ruhlar sallamış beşiğini Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara Raks eder gibi iner mermer kayalara Haykırır sevincini semalara Dağ geçitlerinde Önüne katar renk renk çakılları Ve bağrına basar kardeş pınarları Çiçeklenir ayak bastığı yerler Ve nefesiyle yeşerir çimenler Yoldaşı olur şimdi ırmaklar Ovaları doldurur gümüş ışıklar Bir ses yükselir pınarlardan "Kardeş ayırma bizi koynundan, Bekliyor Yaratan. Yoksa bizi çölün kumları yutacak Güneş kanımızı kurutacak Kardeş, Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını Hepimizi alıp koynuna Eriştir bizi yüce Rabbına Ezelî Deryâ'nın yanına." Peki, der, dağ pınarı Kendinde toplar bütün pınarları Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları Ülkeler açılır uğradığı yerlerde Yeni şehirler doğar ayaklarının altında... Kulelerin alev zirvelerini Ve haşmetli mermer saraylarını Bırakıp arkasında Yürür mukadder yolunda Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak İhtişamının şahitleri Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak Karışır İlâhî ummana coşarak!" GOETHE |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Üyelik Tarihi: Tem 2007
Yaş: 21
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 281
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Allah razı olsun..O'na yakışır kullardan olmayı nasip eyler inşallah yarabbim...
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Üyelik Tarihi: Nis 2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 167
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
PEYGAMBERİMİZ (S.A.S) DEN İNSANLIĞA 10 NASİHAT
1-) Hergün okuyabildiğin kadar Kur'an oku, Peygamber (sav)'e de salatı çokca getir. 2-) Beş vakit namaz ile velevki iki rekat ta olsa gece ve kuşluk namazına devam et. 3-) Üzerine farz olan zekatı ver. Az da olsa hergün sadaka ver. Eğer verecek bulamaz isen bu vazifeyi güzel söylemekle yerine getir. Ramazan orucu ile beraber her ayda üçgün oruç tut. 4-) Allah'ın sevdiklerinden olmak istemez misin? Peygamber'in Muhammed (sav)'i, O'nun Ailesini sev, anne ve babaya iyilik yap. 5-) Sen:" Ya Rabbi, Ya Rabbi" deyipte, Allah'ın: "Evet Ey kulum, iste istediğin verilir" dediği kimselerden olmak istemez misin? Ohalde yiyeceğini temizle ki duan kabul olsun. İnsanlara kendinden daha insaflı ol. İnsanlara güzel ahlakla davran. 6-) Duası kabul edilenlerden ve Kıyamet günü sayfası nurla parlayanlardan olmayı istemez misin? Kalbini temizle, "La İlahe İllallah" zikrini çok yap, günahlarına, mü'min erkek ve mü'min kadınlar için tevbe ve istiğfar yap. Allah'ı hatırlamaktan habersiz olanlardan olma. 7-) Allah'a hamdeden, şükreden, O'na yakın olanlardan olmak istemez misin? Şu var ki kul: El-Hamdülillah, derse, Allah: " Kulum Bana hamdetti, Bana şükretti" der. Ohalde: el-Hamdülillahi ve Selamün ala İbadihillezinestafa" zikrini çokça yap. 8-) Allah'a şükredenlerden ve Allah'ın neslini islah ettiği kimselerden olmayı istemez misin? Ohalde şu iki ayetteki duaya devam etmelisin: A-) " Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin nimete şükretme, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy". (Neml:19). B-) " Rabbim beni, bana ve anama, babama verdiğin nimete şükretmeye razı olacağın yararlı işleri yapmaya sevkeyle, benim için neslimden de salahı devam ettir. Ben Sana yöneldim, Sana teslim oldum." (Akaf:15). 9-) Hem dünyanı hem ahiretini toplayan şeyi sana göstereyim mi? Ohalde Allah'ın emirlerini gücün yettiği kadar yerine getirmeye çalış: " Ey insanlar, ruku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. " (Hac:77). 10-) Bütün herşeyin özünü göstermemi ister misin? " Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru istikamet üzere ol. " |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Üyelik Tarihi: Eyl 2007
Yaş: 68
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 126
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
İlahlaştırılmamak adına heykelini resmi yaptırmayan dünyanın gelmiş geçmiş en büyük lideri...
Kendi heykelini diktirenler utansın.... |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Siteden Uzaklaştırıldı.
Üyelik Tarihi: Mayıs 2006
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 289
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Hz.Muhammed Mustafa(s.a.v) Efendimizi Daha yakından tanımak için Hz.Allah'ın Ayeti kerimelerine bakmak yeterlidir. “Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107) “(Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyıp saygı gösteresiniz.” (Fetih: 9) Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır: “Varlığım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Müslim: 153) Allah-u Teala: “Doğrusu siz O’nun yol göstermesinden önce sapıklardan idiniz.” (Bakara: 198) “Resulüm! Şüphesiz ki sen bizim hıfz-u himayemizde, gözetimimiz altındasın.” (Tur: 48) Bu da hiç şüphesiz ki şereflendirici ve ünsiyet verici hususi bir tabirdir. Onu kendi haline bırakmamış, gözetimi altında bulundurmuş, kudret elini ondan hiç çekmemiştir. “Resulüm! Sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların elleri üstündedir.” (Fetih: 10) Ashab-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazeratının, Resulullah Aleyhisselam’ın elini musafaha etmek suretiyle biat yapıldığından; ayet-i kerime’de Resulullah Aleyhisselam’ın elini Allah-u Tealanın eli makamında olduğu beyan buyurulmaktadır. Bu mertebe hiç bir beşerin ulaşamayacağı bir mertebedir. En Büyük Delil Allah-u Teala bütün insanlık alemine hitap ederek, onlara kendi katından hak bir peygamber, ilahi bir burhan, büyük bir delil gönderdiğini ayet-i kerime’lerinde haber vermektedir: “Ey insanlar! Rabb’inizden size HAK BİR PEYGAMBER gelmiştir. O halde kendi hayrınıza olarak hemen ona iman edin.” (Nisa: 170) Allah-u Tealanın nuru, alemlerin gurur ve süruru olan Hazret-i Muhammed Aleyhisselamın gerek yüksek şahsiyeti, gerekse tebliğ ettiği esaslar ve prensipler, onun hak bir peygamber olduğunu göstermektedir. Alemlerin Rabbi olan Allah-u Tealaya teslim olmak isteyenler için takip edilecek tek yol, onun getirdiği İslam dinidir. “Ey insanlar! Size Rabb’inizden KESİN BİR DELİL geldi.” (Nisa: 174) Öyle bir “Delil” ki, karşı tarafa herhangi bir mazeret bırakmayacak, her türlü şek ve şüpheyi ortadan kaldıracak kadar kesin bir “Delil”dir. “Nur Saçan Kandil”: Onun aslı nurdur. Allah-u Teala o nurda tecelli ettiği için: “Sirâc-ı münîr = Nur saçan kandil” olmuştur. Allah-u Teala kulu ve Resul’ü Muhammed Aleyhisselam’ın bizzat mübarek şahsını; mücessem bir hidayet, bir rehber ve bir önder kılmıştır. Mübarek vücudu serapa nurdur. Bu nur ile körler bile görür, duymayan kulaklar duyar, kapalı kalpler açılır, yolunu şaşıranlar yol bulur. Bu hususta Allah-u Teala, Zat-ı risaletpenahi’yi muhatap kılarak şöyle buyuruyor: “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzab: 45-46) Bunun içindir ki vücud-ı şerif’leri, ruhları, lisanları, kalpleri, ahlak ve amelleri, ilim ve fehimleri nur kaynağıdır. Muhtelif Ayet-i Kerimeler: “Biz hiç bir peygamberi, Allah’ın izni ile kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik.” buyuruyor. (Nisa: 64) “Resulullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının!” (Haşr: 7) “O Peygamber’e uyun ki, doğru yolu bulasınız.” (A’raf: 158) “Peygamber’e itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.” (Nur: 56) “Eğer siz gerçekten müminlerseniz, Allah’a ve Peygamberine itaat ediniz.” (Enfal: 1) “Peygamber’e itaat eden, muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa: 80) Buradan da anlaşılıyor ki, ona itaat etmeyip Sünnet-i seniyye’sine riayet etmeyen, Hadis-i şerif’lerini hafife alan kimseler gerçek imandan mahrumdurlar. Çünkü ona itaat Allah-u Tealaya itaattir. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Resulullah (sav) birgün sahabelerine:
“Ah keşke bana doğru, havuza gelen kardeşlerimi bir görsem de, içlerinde şerbetler olan kaselerle onları karşılasam. Cennet’e girmeden önce, onlara (Kevser) havuzumdan içirsem.” Bu sözleri üzerine ona denildi ki: “Ey Allah’ın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz?” O şöyle cevap verdi: “Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). Benim kardeşlerim de beni görmedikleri halde bana inananlardır. Mutlaka ben Rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim” |
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Üyelik Tarihi: Kas 2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 571
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya resulellah
elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya habiballah elfü elfi saltin ve elfü elfi selemin aleyke ya emine vahyillah..... |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 18
Şehir: Adana
Mesajlar: 424
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
abi siyasıler gıbı bır cok serefsız adamın yanına acmayın bu konuyu ya...
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
Üyelik Tarihi: Ağu 2006
Yaş: 20
Şehir: Yurt Dışı
Mesajlar: 198
|
Cvp: Hz.Muhammed(sav)
"Senin Asrında Yaşayamadığımdan Dolayı Çok Üzgünüm Ey Muhammed.(a.s.m)
Kur’an Allah'ın Kitabıdır. İnsanlık Senin Gibi Bir Kâbiliyeti Bir Defa Görmüş Bir Daha Göremeyecektir. Ben Senin Önünde Hürmet ve Saygı ile Eğilirim." Almanya'nın kurucusu Prens Bismarck |
|
|
|